Medyasoft SAP çözümleriyle üniversitelerin bilgi yönetimi artık daha güçlü

Bilişim pazarındaki dünya devlerinin yazılım ve donanım çözümlerini Türkiye’deki kişi ve kurumların hizmetine sunan Medyasoft, SAP alanında geliştirdiği projelere bir yenisini daha ekledi. Eğitim ve araştırmada endüstri standardı haline gelen SAP Yüksek Öğretim Çözümü’nü ERP ile entegre eden Medyasoft, Türkiye’de bir ilk olan bu çözümü İstanbul Şehir Üniversitesi’nde hayata geçirdi. Bilim ve Sanat Vakfı tarafından kurulan ve ilk öğrencilerini 2010-2011 akademik yılında alan İstanbul Şehir Üniversitesi, Medyasoft SAP Yüksek Öğretim Çözümü’nün sağladığı entegre teknoloji sayesinde bilgi paylaşımı, süreçlerde otomasyon ve kurumsal iletişimdeki farklı iş süreçlerini tek bir süreç içinde konsolide edebiliyor.

Eğitim kurumlarının yönetiminde güçlü ve yenilikçi bir bakış açısı getiren bu çözüm sayesinde üniversiteler şeffaf bilgi yönetimine kavuşarak, daha sağlıklı büyüyecek. Akademik deneyim kalitesini artıran Medyasoft SAP Yüksek Öğretim Çözümü, kadroların yönetim için harcaması gereken çabayı azaltarak, verilerin tek bir erişim noktasında toplanmasını sağlıyor. Süreçlerin standardizasyonunu ve esneklik gerektiren yasal düzenlemelere uyumu kolaylaştıran yenilikçi sistem sayesinde üniversiteler; personel yönetimi, öğrenci işleri yönetimi, mali işler, tedarikçilerle ve diğer kurumlarla olan iletişim gibi birçok iş sürecini entegre şekilde yürütebiliyor.

“EĞİTİM KURUMLARININ İHTİYAÇLARINI ÇOK İYİ BİLİYORUZ”

SAP Yüksek Öğretim Çözümü’nün içerdiği entegre teknolojiler ile üniversitelerde sadece iş süreçlerini hızlandırmakla kalmayıp, eğitimde rekabet gücünü de artıracağını belirten Medyasoft Genel Müdürü İhsan Taşer, “SAP alanındaki bilgi ve birikimimizle geliştirdiğimiz çözümlerle kurumların doğru teknolojiyi doğru yatırımlarla hayata geçirmelerini sağlıyoruz. SAP alanındaki açılımımıza eğitimi de ekleyerek üniversitelerin yönetimine, önemli bir katkı yaptığımıza inanıyorum. Üniversitelerin mevcut Bilgi Teknolojileri altyapısında önemli sorunlarla karşı karşıya kaldıklarını biliyoruz. Mevcut sorunlara etkin çözümler geliştirip, olası ihtiyaçları da ekleyerek ‘SAP Yüksek Öğrenim Çözümü’ne ERP’yi entegre edip Türkiye’de ilk kez İstanbul Şehir Üniversitesi’nde hayata geçirdik. Bilgi paylaşımını kağıt üzerinden sayısal ortama geçiren, web tabanlı arayüzüyle kullanımı ciddi oranda kolaylaştıran sistem, organizasyonel basamaklar arasındaki raporlamada yaşanan ağır işleyişi de tamamen ortadan kaldırıyor” dedi.

“ÜNİVERSİTEMİZİ BİLGİ TEKNOLOJİLERİNDE ÜST SEVİYEYE TAŞIDIK”

Hayata geçen projeyle ilgili olarak İstanbul Şehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya ise “Medyasoft ile birlikte gerçekleştirdiğimiz ‘SAP Yüksek Öğretim Çözümü’, bilgi paylaşımını kolaylaştırırken, kurum içi iletişimi de hızlandırdı. Bu sistem hem akademik hem de idari birimlerimizde eşgüdümlü çalışmayı sağladı. Öğrenci bilgilerine artık tek tıkla ulaşmak mümkün. Mali işlerden öğrenci işlerine kadar normal şartlarda birbirleriyle azami iletişim kuran birimler birbirlerinin bilgilerine kolayca ulaşabiliyor. Öğrenci bilgilerinden kurumsal iletişim adreslerine ve faturalara kadar pek çok bilgi ve belgeyi aynı havuzdan yönetebiliyoruz. Bu bilgi teknolojilerinde bir devrim niteliğinde. Medyasoft SAP Yüksek Öğretim Çözümünün getirdiği esnek yapı ile üniversitemizi bilgi teknolojilerinde çok üst bir seviyeye taşıdık” açıklamasını yaptı.

Bu programla ERP uzmanları yetişecek

Bu programla ERP uzmanları yetişecek

İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi, SAP ile işbirliği yaptığı ‘Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP)’ alanında açtığı İngilizce İşletme Yüksek Lisans Programı’nda teoriyle pratiği birleştiren bir eğitim yaklaşımı benimseyecek

Günümüzde kurumsal kaynak planlaması (ERP) uygulamalarının ön plana çıkması ve özellikle büyük şirketlerin yanı sıra diğer şirket ve kurumların da bu alanda yatırım yapıyor olması uzman ihtiyacını da ortaya çıkardı. Bu ihtiyaçtan yola çıkan Kemerburgaz Üniversitesi, ERP alanında açtığı işletme yüksek lisans programı da MBA programına entegre edilmiş SAP sertifika eğitimlerinden oluşuyor. İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doç Dr. Güner Gürsoy, böylece sektörel ihtiyaca cevap verebilecek nitelikte, hem ERP yöneticilik yetkinliklerine hem de SAP uygulamalarına hâkim uzmanlar yetiştirilmesinin mümkün olacağını söylüyor. Programa İngilizce işletme yüksek lisans programı olması nedeniyle lisans diploması sahibi olan herkes başvurabiliyor. “Bu program, özellikle kurumsal kaynak planlaması (ERP) konusunda çalışmakta olan veya bu alanda kariyer edinmek isteyen kişilere ayrıcalıklı bir imkân sunuyor” diyen Gürsoy, halen bu alanda çalışanların programa katılarak ERP uygulamalarını öğrenme ve geliştirme imkanı bulacaklarını vurguluyor. Üniversiteden yeni mezun olan veya kariyer değişikliği yaparak ERP alanında yetkinlik kazanmak isteyen kişiler için de programın avantajlı olduğunu söyleyen Gürsoy, “Programa katılan kişinin ERP konusunda bir bilgisi olmasa dahi yönetim dersleri, ERP dersleri ve SAP tabanlı ERP uygulamalı eğitimleri ile bu alanda uzman olabilecek, hatta bir üst seviyeye çıkararak, bireysel SAP danışmanlığı yapabilecek düzeye de çıkarabilecek” diyor. Program, MBA derslerini ve SAP sertifikasyon eğitimlerini tek bir çatıda toplayarak, teori ile pratiği aynı potada eriten yapısıyla ayrıcalıklı bir program olma özelliği taşıyor.
 
“İnsan kaynakları profili zenginleşiyor”
Şirket ve kurumlar program tasarımının önemli bir parçasını oluşturmuş. Kurumsal eğitim işbirlikleriyle şirketlerde ERP alanında çalışan bireylerin ERP uzmanı ve sertifikalı SAP danışmanı olmaları sağlanarak, şirketlerin kariyer planlarına uygun nitelikte insan kaynakları profilinin zenginleştirdiğini söyleyen Güner Gürsoy, “Şirket ve kurumsal ERP uygulamalarının geliştirilebilmesine yönelik veya bu alanda karşılaşılan problemlerin giderilebilmesine yönelik çalışmalar program kapsamında proje olarak yapılabilecek ve yapılan çalışmanın sonuçlarından şirket ve kurumlar da kazançlı çıkacak” diyor. Ayrıca, uluslararası ve ulusal başka şirket ve kurumlardaki ERP uygulamaları hakkında edinilecek bilgiler kıyaslama yapılabileceklerini de söylüyor Gürsoy. Programın EMEA (Avrupa, Afrika ve Orta Doğu) bölgesinde altıncı üniversite olarak Kemerburgaz Üniversitesi’nde uygulanmasından büyük mutluluk duyduklarını söyleyen Gürsoy, mezun olanların ERP dalında MBA diplamasının yanı sıra SAP Danışmanlık sertifikasını da alabilecekleri bilgisini veriyor. Kayıtların başladığı program 13 Şubat 2012’de başlayacak. Ayrıntılı bilgi sbe@kemerburgaz.edu.tr adresinden alınabilir.

IAS 2011 yılını 55 proje ile kapadı

2011 Yılını 55 Yeni Projeyle kapatan IAS,  Türkiye’de en çok tercih edilen ERP yazılımlarından biri olduğunu kanıtladı.

2010 yılının son çeyreğinde lansmanını yaptığı CANIAS ERP 6.03 versiyonuyla atağa kalkan IAS,  2011 yılı içerisinde, kendi sektörlerinin lideri konumundaki 55 yeni firmayı CANIAS ERP ile buluşturarak Türkiye’deki müşteri sayısını 300’ün üzerine çıkarmış oldu.

 

Ambalajdan Makineye, Tekstilden Otomotive, Madencilikten Gıdaya kadar pek çok farklı sektörde yeni müşteriyi bünyesine katan IAS, müşteri portföyünü her geçen gün artan bir ivmeyle genişletiyor ve çeşitlendiriyor. Türkiye’deki müşteri sayısını 300’ün üzerine çıkaran IAS, Türkiye’de en çok tercih edilen ERP yazılımlarından biri olduğunu kanıtladı.

 

IAS’nin müşteri sayısı ve çeşitliliğinin artmasında  22 yıllık tecrübesinin yanı sıra son 5 yıldır yürütmekte olduğu Çözüm Ortaklığı, Sektörel Çözümler, KOBİ ERP, ERP Kiralama gibi yenilikçi projelerin de önemli katkıları bulunuyor.

 

Platform bağımsız olması, %100 web tabanlı yapısı ve hizmet ekibinin profesyonelliği gibi özellikleri ile öne çıkan ve Dünyada 21 ülkede, 11 farklı dilde kullanılan CANIAS ERP, 2011 yılında olduğu gibi 2012 yılında da mevcut müşterilerine yenilerini ekleyerek pazar payını daha da büyütmeyi hedefliyor.

 

IAS-Industrial Application Software, 1989’da Almanya’da kurulmuş ve 1994 yılında yazılım geliştirme ve AR-GE faaliyetlerine Türkiye’de de devam etmiştir. Almanya ve Dubai’de ofisleri bulunmaktadır. IAS, kurumsal kaynak planlama yazılımı CANIAS ERP’nin üreticisidir. CANIAS ERP, Almanya, Avusturya, Fransa başta olmak üzere Dünyada 21 ülke ve 11 dilde kullanılan kurumsal kaynak planlama yazılımıdır.

ÜRETİM YÖNTEMLERİNİN KARŞILAŞTIRMALI ANALİZİ

Önceki yazımızda üretim yöntemlerini ve işletme bakış açısından bahsettik. Bu yazıda ise bu yöntemlerin genel özelliklerine karşılaştırmalı olarak bakacağız. Yöntemleri sınıflandırırken baz aldığımız kriterler müşteri beklentilerinin karşılanması ve ürün çeşitliliği idi. Sınıflandırmamızın temel kategorileri;

*Sürekli Üretim Modelleri

*Kesikli Üretim Modelleri

*Proje Tipi Üretim Modelleri

Bu modelleri ve karşılaştırma kriterlerini aşağıdaki gibi gösterebiliriz;

Grafikte görüldüğü gibi belirlediğimiz kriterler ile bakıldığında Sürekli Üretim ve Proje Tipi üretim modelleri birbirleriyle ters karakterlere sahiptir. Bu yöntemleri siyah ve beyaz olarak ele alırsak geriye kalan tüm gri noktalar ise kesikli üretim yöntemlerine aittir. Sürekli üretim yöntemleri üretim miktarlarının çok olduğu ve üretim standartlarından en çok bahsedebildiğimiz yöntem olarak karşımıza çıkarken, proje tipi üretim ürün çeşitliliğinin en fazla olduğu ve müşterinin en fazla inisiyatif kullandığı model olduğunu söyleyebiliriz.

Sürekli Üretim Yöntemleri

Çoğu zaman seri üretim olarak da algılanır. Bu modelde ürünler “standart” olarak nitelendirebileceğimiz özelliklere sahiptirler. Üretimde kullanılacak ürün ağaçları ve üretim rotaları belirlidir. Üretim süreleri nispeten düşük ve üretim hacimleri yüksektir. Diğer üretim modellerine göre daha düzenli bir talep eğrisi vardır.

Avantajları;

-Makine ve ekipman yatırımları ürüne özel olarak yapılabilir ve ekipmandan daha verimli faydalanılabilinir. Ekipman kullanım oranları yüksektir.
-Teknolojik yeniliklere ve otomasyon sistemlerine açıktır.
-Kalifiye iş gücü ihtiyacı nispeten azdır.
-Tesis yerleşimi ve iş akışları daha net olarak düzenlenebilir.
-İleri planlama araçlarının kullanımına olanak sağlar, daha tutarlı planlar ve daha kolay geri dönüşler sağlar.
-Performans ölçümlemeleri gerekli parametreler daha nettir.
-Ürünlerin standart yapısı nedeni ile stoka üretim opsiyonu bulunur ve kapasite kullanım oranları arttırılabilir.

Dezavantajları;

-Rekabet koşulları düşünüldüğünde hızlı ve kaliteli üretim için makine, ekipman ve teknolojiye ciddi bir yatırım yapılması gereklidir.
-Makinelerin ürünler bazında özelleşmesi, üretim hatlarının ürünlere göre dizayn edilmesi, yeni ürün taleplerinde esneklik konusun da sıkıntılar yaratabilmektedir.
-Genellikle toleranslar düşüktür, bu da beraberinde daha sıkı bir kalite kontrol getirir.
-Makineleşme oranı ve otomasyon teknolojilerinin yoğun kullanımı beraberinde daha sıkı bir bakım yönetimini getirmektedir.
-Paralel hatlar haricinde genellikle bir akış sistemi oluşturduğu için akışta meydana gelebilecek bir arıza yada aksaklık tüm üretim sürecini aksatabilir.
-Müşteri isteklerine ve ürün değişiklerine cevap vermede daha rijittir.
-Stoka yapılan üretimde talep dalgalanmaları olması durumunda stok maliyetleri oluşur.

Kesikli Üretim Yöntemleri

Parti üretimleri ve siparişe özel üretimler olmak üzere iki alt başlıkta inceleyebiliriz.

Parti üretimi aslında seri üretim özelliklerini gösterir ancak talep dengesiz veya kesiklidir. Bu nedenle sürekli bir akış yerine kesikli bir akış vardır. Parti tipi ve siparişe göre üretim arasındaki en temel fark parti tipi üretimin çok daha standart bir yapısı olmasıdır.

Siparişe Özel üretim modellerini kendi içerisinde sınıflandırmak gerekir;
Siparişe Özel Tasarım: Müşteriden alınan siparişin bazı bölümlerinde yeni tasarım veya tasarımsal değişiklik gereklidir. Tamamen tasarım gerektiren durumda genellikle proje tipi üretim modeli daha uygundur.
Siparişe Özel Üretim: Ürünün bazı bölümleri standarttır. Ancak müşteriye bazı opsiyonlar sunulur ve üretim bu opsiyonlara göre şekillenir. Genellikle standart olan yarı mamül seviyesine kadar seri veya parti tipi üretim özelliği gösterir. Özel bölümler ise sipariş geldikçe müşteriye göre üretilir.
Siparişe Özel Montaj: Sipariş alınmadan öncesinde ürün tüm parçaları ile hazırdır ama nihai montaj yapılmamıştır. Müşteriye sunulan opsiyonlar ürünün montajının hangi komponentler ile yapılacağını belirler nihai montaj yapılır.

Proje Tipi Üretim Modelleri

Bu modelde her ürün yeni bir projedir ve tüm süreç proje bazlı planlama, izleme ve takip gerektirir. Sürekli üretim modellerinin standartlaşma ile sağladığı avantajlara genel olarak sahip değildir. Buna karşılık müşteri için özelleştirilebilen ürünler sunar.

Modelin Genel Avantajları;

-Müşteri beklentilerine göre şekillendiği için müşteri isteklerinin en rahat karşılandığı modeldir.
-Her şey tamamen üretilen ürüne göre şekillenmektedir ve değişiklikler karşısında en esnek modeldir.
-Çok daha az sayıda ürün olduğundan ürüne odaklanmak daha kolaydır.
-Bu modele bağlı üretimleri gerçekleştirmek süreçsel ve finansal açıdan nispeten karmaşıktır; bunun avantajlı sonuçları arasında rakip firmaların sayısal olarak daha az olduğunu söyleyebiliriz.
-Bu modellerde ciddi bir bilgi birikimi sürekli olarak üretilir ve geliştirilir. Belirli standartlar üzerine oturtulamadığından bu birikimin belirli kalıplara oturtularak kopyalanması çok daha zordur. Bu da firmanın benzersiz yanlarını ön plana çıkarmasını sağlar.

Dezavantajları;

-Standartların az olması ve birçok şeyin ilk kez deneyimlenmesi hem süreçsel sapmaların hem de ürün hatalarının oluşma riskini yükseltmektedir.
-Ürün üretim süreleri uzundur ve yüksek yatırımlar gerektirebilir, bu da finansman zorluklarını beraberinde getirir.
-Ürünlerin benzersiz özelliklerinin fazla olması nedeni önceki üretimlerden faydalanma oranı düşüktür. Öğrenilmiş değerler oranı daha düşüktür.
-Bu model stratejileri; planlama, takip ve kontrolleri farklı disiplinler altında değerlendirilir. Bu alışılagelmiş üretim modellerinde farklıdır.
-Yüksek yatırım ve geri dönüşün uzun zamana yayılması finansman zorlukları doğurabilir.
-Ölçmesi ve yönetmesi alışıla gelinen yöntemler ile zordur, bu nedenle özel yaklaşımları ve teknikleri geliştirilmiştir.

Bir sonraki yazımızda yöntemlerin detaylarına ve bu detaylar bazında ERP sistemlerinin seçiminde dikkat edilmesi gereken konulara değiniyor olacağız.

 

IFS HAKKINDA

IFS, büyüyen işletmelerin verimlilik sorunlarını çözmeye yardımcı ERP çözümleri geliştiren bir yazılım firmasıdır. 1983 yılında İsveç’de kurulmuş ve şu anda 54 ülkede 80 ofiste faaliyet göstermektedir. IFS Türkiye 2004 yılında kurulmuş ve hızlı bir büyüme ile aralarında KVK, Aytaç Gıda, Hakan Plastik, Sinpaş İnşaat, FNSS, Dearsan Tersanesi gibi sektörünün lider firmalarının da bulunduğu müşteri portföyüne ulaşmıştır. www.ifs.com.tr