KANAT BOYA IFS ERP ile SEKTÖRDE FARK YARATACAK

Kanat Boya ifs erpGlobal kurumsal yazılım çözümleri sunan IFS, Anadolu’daki çalışmalarına devam ediyor. İzmir’de yer alan ve boya sektörünün önemli isimlerinden olan Kanat Boya süreç yönetiminde IFS ERP’yi tercih ederek ERP Projesi çalışmalarına başladı.

 

Kanat Boya’nın seçim sürecinin ardından geçtiğimiz ay başlayan ERP projesi IFS’in boya sektörüne özel çözümleri sayesinde hızlı bir şekilde ilerliyor. IFS’in çözüm ortaklarından EGERİA Yazılım’ın yürüttüğü proje ile özellikle Ar-Ge süreçlerinin takibi ve Satış-Pazarlama faaliyetleri gibi kritik süreçlerde tam kontrol sağlanması ve işletme genelinde tüm süreçlerin birbiriyle tam bir entegrasyon içinde yürütülmesini sağlayacak bir sistem yapısının kurulması hedefleniyor.

 

Boya sektöründe 1986 yılından bu yana faaliyet gösteren ve özellikle koruyucu boyalar ve kaplamalar konusunda uzmanlaşmış olan Kanat Boya, üretim verimliliğini arttırmak ve tam müşteri memnuniyeti için geçtiğimiz aylarda seçim sürecini tamamladığı ERP projesinde ERP yazılımı olarak IFS ERP Uygulamaları’na ve çözümü şirkete uyarlaması için de IFS Türkiye çözüm ortaklarından Egeria yazılım’a karar verdi. 

 

İzmir Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi’nde 30.000 m² lik alan üzerinde üretimine devam eden Kanat Boya özellikle genel sanayi boyaları, boru hatları ve depolama tankları için özel boyalar ile gemi ve çelik yapılarda kullanılan yapısal çelik boyalarında uzmanlaşarak sektöründe önemli bir yer kazanmış durumdadır.

 

Kanat Boya’nın ERP seçiminde yürüttüğü titiz çalışmayı ve IFS Uygulamalarını seçim nedenlerini Kanat Boya ERP Proje Yöneticiliğini yürüten Ata Turgay şu şekilde açıklıyor. Seçim aşamasından önce ERP’den beklentilerimizi ve ihtiyaçlarımızı mümkün olabildiğince net ortaya koymaya çalıştık. Bu amaçla hazırladığımız  talep listelerinde yer alan temel fonksiyonların hemen hemen hepsinin ERP yazılımları tarafından karşılanabildiğini gördük. Ancak IFS ERP boya sektörüne özel çözümleri ile diğer alternatifler arasında öne çıkmayı başardı. Öte yandan seçim aşamasında ihtiyaçlarımızı 100% karşılayacak hiç bir çözüm olmadığını da biliyorduk. IFS ERP’nin geliştirmeye ve özelleştirmeye açık yazılım mimarisi tercihimizi etkileyen diğer önemli unsur oldu. Son olarak ERP projelerinde Çözüm Ortağı ile Firmanın uyumu başarının anahtarıdır. Egeria’nın Kanat Boya’ya yaklaşımı ve projeyi ele alış şekli seçimimizde önemli bir etkendir.”

 

IFS’in dünya genelinde de kimya ve özellikle boya sanayinde önemli referansları bulunuyor. Dünyanın lider boya markalarından Jotun Boya uzun bir süredir dünya genelinde IFS ERP kullanıyor. Jotun Boya Türkiye çalışmalarına ise IFS Türkiye danışmanlık ekibinin de desteği ile önümüzdeki aylarda başlanacak. Çorlu’da yer alan ve matbaa boyaları üreten BMColor da geçtiğimiz sene IFS müşterileri arasına katılan firmalardandı.

Kristal’de iş süreçleri yağ gibi akıyor Kristal Yağları, raporlama süresini %86 kısalttı

Tadım aktiviteleri, mağaza talepleri, bayi stokları, sipariş raporları, merch elemanı izin takibi, evrak kayıt gibi günlük iş akışlarını Netsis’in NetFlow çözümü üzerinde yapılandırarak kağıt tüketimini ortadan kaldıran Kristal Yağları, rapor oluşturma süresini 70 dakikadan 10 dakikaya indirerek yüzde 86 kısalttı. Aksiyon talep formu oluşturmaya ayrılan ekipten yüzde 70, bayi stok formu oluşturmaya ayrılan ekipten yüzde 42 oranında iş gücü tasarrufu sağlayan Kristal Yağları, insan kaynaklarını kayıtçılık yerine inovatif alanlarda değerlendirmeye yöneldi.

 Türkiye’nin ilk riviera zeytinyağı üreticisi Kristal Yağları, 2007 yılından bu yana tüm iş süreçlerini üzerinde yönettiği Netsis çözümlerine bir yenisini ekledi. NetFlow ile günlük iş yaşamında yoğun mesai alan talep formu, seyahat masrafları, gelen-giden evrak takibi, araç teslim tutanakları, trafik cezası takip formu, haftalık bayi stok takibi gibi iş akışlarını otomatize etti. Böylelikle insan kaynaklarını kayıt tutma yerine daha fazla yaratıcı yönleri ile değerlendirmeye başlayan Kristal Yağları, insana dayalı hata oranını da en aza indirgedi.

Proje sayesinde şirketin rapor oluşturma süreci yüzde 86 oranında kısalarak 70 dakikadan 10 dakikaya inerken, bayi stok formlarının raporlama süreci de 30 kat hızlandı. Aynı zamanda kağıt kullanımının son bulduğu günlük iş akışlarında, yüzde 100 kağıt tasarrufuna gidildi.

İlk birkaç ayda belirgin kazanımlar elde edildi

Kristal Yağları Bilgi Teknolojileri Yöneticisi Ali Murat Bar, “Evrak karışıklığı ve zaman kayıplarının önüne geçmek için Netsis ile yıllardır sürdürdüğümüz başarılı projelere NetFlow İş Akış Yönetimi’ni de ekledik. Net rakamlarla ortaya konulan geri dönüşleri ilk birkaç ayda almaya başladık. İş gücümüzü daha nitelikli çalışmalarda değerlendirme fırsatına kavuştuk.” dedi.
 
Görsel için lütfen tıklayın: 
http://www.netsis.com.tr/Repository/photos/ali_murat_bar.jpg

Halı Sektöründeki Örnek ERP Uygulamaları Gaziantep’te Konuşuldu

Halı Sektörü İas BannerFarklı sektörlere yönelik çözümleri ile kurumsal kullanıcıları için rekabet avantajı sağlayan caniasERP ‘nin Halıcılık Sektörü Çözümü Gaziantep’de gerçekleştirilen toplantıda tanıtıldı.


Halı Sektöründe caniasERP” başlığı ile 20 Mart günü, sektörün önemli firmalarından yetkili kişilerin katılımı ile gerçekleşen etkinlikte, sektöre özel olarak geliştirilen pek çok uygulamadan (sipariş yönetimi ve sevkiyat uygulamaları, desen işlemleri, ERP-dokuma tezgahları entegrasyonları, iplik tüketim hesapları ve raporlamaları vb.) örnekler verildi.

Halıcılık sektörünün lokomotif ismi Festival Halı ERP Proje Sorumlusu Hakan Güller tarafından firmalarındaki caniasERP projesi ile ilgili olarak kendilerine özel süreçlerinin entegrasyonu başta olmak üzere, caniasERP’nin esnek yazılım dili TROIA ile elde ettikleri kazançlar ve genel olarak ERP projelerindeki başarı kriterleri üzerine deneyimlerini aktardı.

Etkinliğin açılış konuşmasını da yapan IAS CEO’su Behiç Ferhatoğlu etkinlikle ilgili şu bilgileri paylaştı:
25. yılımızı kutladığımız 2014 yılına, yoğun bir etkinlik programı ile başladık. Almanya’nın Hannover şehrinde düzenlenen dünyanın en büyük bilişim fuarına, Cebit 2014’e katıldık. Almanya ve Türkiye’deki ofislerimize yenilerini ekleyerek, Düsseldorf ve Ankara ofislerimizin açılışlarını yaptık ve ardından Gaziantep’de Halı Sektörüne özel etkinliğimizi gerçekleştirdik.

Sektörel çözümler uzun zamandır üzerine odaklandığımız bir konu. Halı sektörüne özel geliştirdiğimiz çözümleri Gaziantep’teki etkinliğimizin ana teması olarak belirledik. Etkinlik beklediğimizin üzerinde bir ilgi ve katılımla gerçekleşti. 3 yıldır üzerinde çalıştığımız Halı sektörü ile ilgili çözümümüzü davetlilerimiz ile paylaştığımızda bizi motive eden olumlu geri dönüşler aldık.

Hedefimiz, önümüzdeki dönemde bölgedeki Halı sektörüne özel kurumsal yazılım ihtiyacının tamamına cevap veriyor olmak. Bunu da Gaziantep’de faaliyet gösteren stratejik çözüm ortağımız Sektör Bilgi Teknolojileri firması ile başaracağımıza inanıyoruz.

Türkiye’de danışmanlık hizmetini çözüm ortaklarının yanı sıra, kendi danışmanlık kadroları ile veren az sayıda ERP sağlayıcısından biri olduklarını belirten Ferhatoğlu, 2014 yılı içerisinde yeni versiyon lansmanına ek olarak, sektörel çözümler ile ilgili farklı etkinlikler düzenleyeceklerini de ekledi.

IAS’nin Ankara Ofisi Açıldı

ias-ankara-ofis-ostim25.yılını dolduran IAS, Türkiye’deki ofislerine bir yenisini daha ekledi.

Uzun yıllardır Ankara ve civar şehirlerinde müşterileri bulunan IAS, müşterilerine daha etkin hizmet verebilmek üzere İç Anadolu Bölge Ofisini Ankara’da açtı.


Ankara’daki Ofisi ile büyümesine devam eden IAS, yeni açılan bu ofis ve bölgedeki çözüm ortakları ile birlikte Ankara ve yakın şehirlerdeki caniasERP müşterilerine artık daha yakından hizmet veriyor olacak.

Makine, elektronik, savunma sanayi, aydınlatma gibi birçok sektörden, aralarında Bilkent Üniversitesi, Makro Market, Panelsan, Som Cıvata ve Moonlight Aydınlatma gibi firmaların da bulunduğu 35’in üzerinde müşterisine de bu ofisi ile hizmet vermeye devam edecek.

Bölgedeki yeni projeler için görüşmelerin devam ettiğini belirten IAS CEO’su Behiç Ferhatoğlu, “25. yılımızı kutladığımız 2014 yılına Karlsruhe, İstanbul, İzmir, Dubai ofislerimizin ardından açılışlarını gerçekleştireceğimiz Düsseldorf ve Ankara ofislerimizin heyecanı ile girdik. Dünyanın en büyük bilişim fuarı CEBIT Hannover’de yer alarak, Avrupa pazarında büyümeyi hedefliyoruz. Yine bu yıl içerisinde yeni versiyonumuzun da lansmanını gerçekleştirmeyi planlıyor ve işlerini daha verimli yürütmeyi planlayan tüm firmaları, 25 ülkede 12 farklı dilde kullanılan caniasERP ile tanıştırmayı hedefliyoruz.” dedi.

IAS’nin alanında uzman, güçlü ve deneyimli danışman kadrosu ile sunduğu kaliteli proje yönetimi hizmeti, satış ve satış sonrasında müşteri memnuniyeti ve proje başarıları ile sektörün öncü kuruluşlarından biri olduklarını dile getiren Ferhatoğlu, yatırımlarını artırarak Türkiye ve Dünyada en yaygın kullanılan ERP yazılımı olmayı hedeflediklerini belirtti.


IAS Ankara Ofisi
OFİM Plaza – Ostim Finans Merkezi 100. Yıl Bulvarı No: 99/18 Ostim – ANKARA
T: 0 312 354 37 97
F: 0 312 354 37 98

Aile Şirketlerinde Kurumsallaşmaya İlk Adım: ERP

Ergin OzturkBugün, ülkemizde faaliyet gösteren işletmelerin büyük bir bölümünü, en az iki nesil tarafından yönetilen aile şirketleri oluşturmaktadır. Bu yapıda bir işletmenin en temel problemlerinden birini ise,  işletmenin kuruluşundan bu yana ilk nesil tarafından uygulanan ve başarılı olduğu kabul edilen metodların aynı şekilde ya da üzerinde çok az bir değişim ile devam ettirilmeye çalışılması oluşturmaktadır. Görüşmelerimiz sırasında, birçok  işletmenin patronları olan kurucularının, karar verme süreçlerinde hala yoğun etkileri olduğunu ve kemikleşmiş yapı ve alışkanlıkların sorgulanmadan düstur kabul edilip uygulanmaya devam edildiğini görmekteyiz. Çoğu işletmede, bu duruma bir de işletmede kritik rol oynayan aile üyeleri ve yakınlarının pozisyonlarından doğan haklar eklendiğinde işletmede durum daha karmaşık bir hal alabilmektedir.

Genel Problem:

Aile şirketlerine baktığımızda, pazarın ve beklentilerin düşük olduğu, serbest pazar ekonomisi ile yükselişe geçmiş ve kar marjlarının yüksek olduğu dönemlerde kurulmuş işletmeler olduğunu görürüz. İşletmenin kurucusu olan «baba» ve kimi zaman kardeşlerinden oluşan birinci nesil; işin teknik kısmını iyi bilen, pazardaki boşluğu farkedebilmiş ve kendi isimleri ile özdeşleşmiş, kaliteye önem veren işletmeler kurmuşlardır. İşletmeler zaman içerisinde artan rekabet şartlarına uyum sağlamakta zorlanmaya başlamış, mevcut finansal gücünü ve kemikleşmiş müşteri profilini yavaş yavaş kaybetmeye başlamışlardır. Bu noktada, işin başındaki birinci nesil üyeler işin operasyonundan çekilip daha çok işin yönetim ve raporlamasında yer almaya başlamış ya da işin yönetimini tamamen 2.nesile bırakmışlardır. Bu arada özellikle 2.nesil dışında, performansa bağlı olarak değil evlilikler yani aile bağları sebebiyle işletmeye doğrudan gelen damat ve gelinler işletme içerisinde kilit pozisyonlara yerleştirilmiştir. Bu durum pazar koşullarına uyum sağlamakta olan işletmenin iç düzenini ve işletme içerisindeki personeli  huzursuz etmeye başlamıştır. Böylece işletme dışarıdan büyüme ve marka imajını korumaya devam etmeye çalışırken, kurum içerisinde maliyetlerin ve verimsizliğin artması ile işletme karlılığını kaybetmeye başlamıştır. Buna ek olarak operasyonel verimsizlik (iş süreçlerindeki aksamalar, kalabalık ve verimsiz ekipler,  yanlış planlama, geç teslimatlar v.b.) gibi nedenlerden dolayı, yeni ve agresif rakiplere karşı farkında olmadan kan kaybetmeye devam etmektedirler. Bu durum işletmenin kurucusu baba (1.nesil) tarafından çok açıkça görülebilmekte ancak yaş ve yorgunluğun verdiği nedenler ile çoğu kez müdahale etmek yerine asıl sorumluluğu alan 2. nesilin bu konuyu çözmesini beklemektedir. Ancak bu problemlerin çözümü aşağıdaki nedenlerden dolayı eskisi kadar kolay değildir.

1. İşletme artık Baba’nın işletmeyi kurduğu dönemdeki kadar küçük değildir. İşletmeyi yönetmek daha zor ve karmaşık bir hal almıştır.
2. Pazar şartları eskiden olduğu gibi “Ne üretirsen satarsın” mantığından çok uzaktır. Kar marjları düşük, rekabet yoğundur.
3. İkinci nesil (belki de) baba kadar yetkin ve yetenekli değildir. Neticede müteşebbis olmak ya da işletme yönetmek de yetkinlik gerektiren bir konudur.
4.  Aile içi ilişkiler nedeniyle sisteme ve performansa dayalı bir yönetime geçilememektedir.

Buna ek olarak işletme içerisinde baba ile omuz omuza çalışmış ve kilit noktalara gelmiş kişiler biraz gönül borcundan biraz da işi en iyi bildiklerini (!) düşündüklerinden, işletme içerisinde değişimlere karşı kırılamaz bir direnç noktası olmaktadırlar. Netice oluşabilecek her türlü köklü değişim bu kişilerin pozisyonlarına da olumlu ya da olumsuz yansıyacaktır. Bu kişiler ayrıca işletme içerisindeki her türlü gelişmeyi «baba» ya anlatmaya devam etmekte ve böylece kredi kazanmaya devam etmektedirler.
Dolayısıyla 2. nesil, işletmenin bu durumuna karşı çözümler geliştirmek için uğraşsa da aşağıdaki 3 açmaz ile karşı karşıya kalmaktadır:

1. İşletmeyi bulunduğu durumdan tekrar dinamik bir hale nasıl sokacağını bilememektedir.
2. Çözümünü bilse dahi bunu hayata geçirebilecek tecrübeye sahip değildir.
3. Uygulama sırasında eskilerin direnci nedeniyle olay sürümcemeye girebilir,  sönümlenebilir ve daha da kötüsü üst yönetimde bulunan vazgeçilemez kişilerin desteği yitirilebilir.

İşte bu nedenle  genellikle, basit çözümler ve kısa vadeli değişiklikler ile çözülemeyecek kadar ciddi  olan bu  operasyonel ve yönetimsel problemler bir başka bahara ertelenip durur.  Birçok araştırma, bu tip işletmelerin eninde sonunda mevcut piyasa koşullarına ayak uyduramadıklarından kapatılmaya maruz kaldığını göstermektedir.
Yukarıda anlatılan problemler,  sadece ülkemize özgü olmamakla birlikte ülkemizdeki orta ölçekli  işletmelerin çoğunda yaşanmaktadır. Yurtdışındaki benzerlerinden farklı olarak ülkemizde ilişkiler, yönetim kademesinden ziyade işletme ve operasyon düzeyinde de yoğun olarak kullanılmaktadır. İşletme içerisinde departmanlar arası ilişkilerde yazılı kuralların dışında üst yönetimde bulunan aile bireyleri  ve bunların söz hakkı hala ön plandadır. Bir işin bitiriliş hızını, işin niteliğinden ziyade o işi kimin verdiği tayin etmektedir. Hepimizin çok iyi bildiği gibi devlet ile iş yapılacağı zaman hala, doğru ilişkiyi kuracak kişi ya da kişilerin bulunmaya çalışılması önemli olmaktadır. Yurtdışında işletmelerin, sistem anlayışına geçişleri büyük ölçüde tamamlanmış olup,  yönetim alanındaki ilişkiler daha çok işletmeler arası ticari ilişkilerde kullanılmaktadır.
Dolayısıyla kontrolsüz bir aile işletmesinde atılacak adımlardan ilki, sistem ve performans mantığının oturtulmasıdır. Bu iki sözcükten performans, gözlemlerimize göre bırakın büyümekte olan aile şirketlerini, büyük ölçekli ve çok uluslu şirketlerde dahi tam oturtulamamış bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla öncelikle birincil hedef olan sistem mantığı üzerinde duralım. Aile şirketlerinin, kişiye bağımlı şirket anlayışından kurtulup; iş akışlarını, rolleri, sorumlulukları, yetkileri net olarak belirleyebilecekleri ve daha da önemlisi tüm bunları her durumda her şartta uygulayabilecekleri bir sistem yapısına ihtiyaçları vardır. Böylelikle üretimin iyi mi yoksa kötü mü olduğu, üretim müdürünün ya da satış müdürünün yorumlarına göre değil, kurulmuş olan sistemden alınan ölçülebilir raporlara yani performasa göre alınabilmektedir.  Bu noktada şu gibi durumlar sorun teşkil etmektedir:

1.    Kurulacak yeni sistemi kim tasarlayacak?
2.    Bu sistemin kişi ya da kişileri kayırmayacak olması nasıl sağlanacak?
3.    İşletme içindeki adaptasyon nasıl sağlanacak?
4.    Sisteme olan direnç nasıl engellenecek?
5.    Her şeyden önce bizim işimizi bizden iyi kim bilecek ki anlayışının önüne nasıl geçilecek?

Bu noktada, aile şirketlerini 2′ye ayırmakta fayda var. Durumunun vahametinin farkında olanlar ve olmayanlar. Durumunun farkında olanlar, işletmenin varlığını sürdürmek için karşı karşıya olduğu tehlikenin farkında olup bunu çözmek için bir takım önlemler almaya başlamış olan işletmelerdir. Bu şirketler, ilk olarak bu alanda hizmet veren yönetim danışmanlık şirketlerinden eğitimler ve workshoplar almakta ve bu alınan eğitimler sonucunda sonuçların değişmesini beklemektedirler. Doğal olarak, eğitimler/workshoplar 2-3 hafta zarfında tamamlanıp etkileri hissedilmeye başlandığında ve bu eğitimlerde konuşulan problemlerin çözümüne ilişkin doğru adımlar atılmadığında, işletme eski alışkanlıklarına kolaylıkla geri dönebilir.

Bu noktada ben, işletmeyi genç yaşlarında (baba’nın zamanında) mahallenin bıçkın delikanlısı iken orta yaşlarda obezite sınırına dayanmış ve orta yaş krizine girmiş bir kişiye benzetiyorum. Bu noktada işletmenin kendisine iyi bakmaktan başka çaresi yoktur. Alınacak kararların ve uygulanacak çözümlerin adım-adım, sürekli ve kararlı alınmasından başka bir çare de yoktur. İşte bu noktada ERP (Kurumsal Kaynak Planlama Projeleri) devreye girer ve işletmenin bu noktadan sonraki haritası niteliğini taşır.

Doğru Çözüm:

ERP (Enterprise Resource Planning-Kurumsal Kaynak Planlama) yazılımları, 1960 yılllarının başında ortaya atılmış, bilgisayar sistemleri yardımıyla endüstriyel işletmelerin verimliliklerine katkı sağlamaya başlamıştır. İlk olarak üretimdeki malzeme ihtiyaçlarının planlaması amacıyla yazılmaya başlanan ve MRP adı verilen bu yazılımların zaman içerisinde yaygın olarak kullanılmaya başlanması ve çok etkin sonuçlar oluşturması,  günümüzün ERP ve ERP II sistemlerini doğurmuştur. ERP yazılımları, işletme içerisindeki tüm departmanların ve bu departmanlar arasındaki iş akışlarının daha önceden karar verilen bir akışta yürütülmesini sağlarken, bu sistemi kullanan kişilerin “rol” diye adlandırılan belirli işlemleri yaparak, işletmenin içerisindeki tüm süreçlerdeki verilerinin yönetime raporlanabilmesine imkan sağlar. ERP temelde bir bilgisayar yazılımıdır. Uzun süren tecrübe ve yüksek teknolojili ürünlerdir. Ancak çok daha önemli bir işlevi vardır.  Benzer işletmelerde, bir işin nasıl yapılması gerektiği ile ilgili derin bir bilginin aktarıldığı ortamlardır. Diğer bir deyiş ile, ERP yazılımları farklı endüstri tipleri için binlerce işletmenin iş akışlarının «know-how» ını içerisinde barındırır. İşte bu bilgi, aile şirketleri için hayati bir önem taşımaktadır. Çünkü bir işletmenin nasıl çalışması gerektiği bilgisi burada yatar ve biz bunu endüstri standardı ya da « best practise » olarak adlandırıyoruz.

Peki bir ERP projesi, aile şirketlerinin bu kanıtlanmış problemlerini çözmeye nasıl yardımcı olur?
Herşeyden önce, bu konuda yurtiçinde ve yurtdışında son derece başarılı örneklere sahip ve Türkiye’de aile şirketi durumunda en az 20′ye yakın işletmede bu konuda çalışmalar yapmış bir firma olarak sonuçların çok etkileyici olduğunu söylemek isteriz.

Bu noktada, işin yüklenicisi ve risk alan kişinin, 2.nesili temsil eden kişiler olduğunu söyleyebiliriz. Zaten çözmek için uzun süredir düşündükleri konuları, teknolojiye olan yatkınlıkları ile de hayata geçirebilme fırsatını ERP projesi vasıtasıyla yakalamış bulunmaktadırlar. İşletme içerisinde kronikleşmiş ve kırılması gereken direnç noktalarının mümkünse kırmadan, sistem mantığı içerisine alınarak performanslarının sorgulanması; ve hatta  performansı düşmeye başlamış bir işletmeden yeni ve dinamik bir işletme yaratılması fikri zaten 2. nesilin temel görevi olmalıdır.

Ergin Öztürk 

IFS Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

TÜRKİYE’NİN KİREMİT MARKASI KILIÇOĞLU’NA BAYİ VE KAMPANYA YÖNETİMİ DAHİL HER SÜREÇTE IFS ERP İMZASI

kilicoglu-ifs-erp.pngGlobal kurumsal yazılım pazarının lider isimlerinden IFS’in uzun soluklu müşterilerinden olan ENDEL Şirketler Grubu 2003 yılında başladığı IFS ERP projesine yeni versiyon çalışmaları ile devam ediyor. Bünyesinde 1924’den beri Türk Yapı sektörüne hizmet veren kiremit ve çatı sistemlerinin usta ismi Kılıçoğlu markasının da bulunduğu Kırmızı (Pişmiş Kil) grubu ve Arçelik, Bosh, Vestel gibi büyük markalara hizmet veren beyaz eşya yan sanayi grubu da dahil olmak üzere 8 firmada IFS ERP sisteminin kullanıldığı Endel Şirketler Grubu, 2011 yılında geçiş yaptığı IFS Uygulamaları 7.5 versiyonu sayesinde tam entegre ve konsolide bir sistem ile büyüyüşünü sürdürüyor.

Endel Şirketler Grubu bünyesinde bulunan şirketlere IFS ERP ve Bilgi Yönetim Sistemleri ile ilgili konularda destek olan Endel Bilgi Yönetim Sistemleri Müdürü İbrahim Kaygın ve ekibi, Endel bünyesindeki sürdürülen çalışmalar hakkında bilgi verdi. 

Türkiye’nin kiremit, tuğla ve çatı sistemleri konularında en eski ve en büyük markası Kılıçoğlu’nu da bünyesinde bulunduran Endel Şirketler Grubu IFS ERP ile maliyet muhasebesinden, dahilide işleme belgesinin sistemden takibi dahil tüm dış ticaret süreçlerine, grup firmaları arasında otomatik mal alış-verişi sağlayan intersite yapısının kurulmasından fason işlemlerine kadar tüm süreçlerini IFS ERP sistemi üzerinden yürütüyor.

Ambar yönetimi tarafında Koatik Depo Yönetimi yapısını benimseyen şirket, ürünlerin depoda hangi lokasyonda olduğunu tarifleyerek stok yönetimi süreçlerinin hızlanmasını sağlıyor, FİFO mantığı ile kontrol edilen depoda anlık sayım bilgilerine ulaşılabiliyor.

IFS E-Fatura uygulamasının Nisan ayını beklemeye gerek kalmadan başlandığını belirten İbrahim Kaygın, e-devlet uygulaması için de çalışmaların sürdüğünü aktarıyor.

Planlama departmanındaki çalışmaların devam ettiği IFS ERP Projesinde, ileri derecede planlama aracı olan IFS’in kısıt bazlı kapasite planlama modüllerinden Advance Planning Board uygulaması için çalışmaları başlattıklarını anlatan Kaygın, “bununla birlikte RRP (Resource Requirements Planning – Kaynak İhtiyaç Planlama) ve CRP (Capacity Requirements Planning – Kapasite İhtiyaç Planlama) çalışmalarını bitirdik, grup içinde bu yapıyı yayma çalışmalarımız devam ediyor. Bu çalışmalar Endel için büyük fark yaratacak” dedi.

IFS Bayi ve Kampanya Yönetimi büyük kolaylık sağlıyor

25 ana distribütör firma ve 500 satış noktası dağıtım ağı ile çalışan Kılıçoğlu bünyesinde uygulamaya alınan IFS ERP Bayi ve Kampanya Yönetimi ile satış süreçlerinde hız ve kolaylık sağlanıyor. Daha öncesinde satış siparişleri ile ayrılmaya çalışılan kampanya siparişleri artık anlık raporlar ile IFS ERP’den alınabiliyor. Birebir IFS ERP’deki Bayi ve Kampanya Yönetimi yapısının kullanıldığı Kılıçoğlu’nda kişiye, belirli müşterilere özel ya da fiyat listelerine göre kampanya oluşturulabiliyor. Oluşan kampanyada satış sipariş aşamasında ürünleri seçerek otomatik olarak fiyat alınıyor ve bakiyeler otomatik olarak izleniyor. Kampanyada bayinin ya da distribütörün ne kadar açık bakiyesinin olduğu görülebiliyor. Ödemeler kampanya ile eşleştiriliyor. İlgili kampanyaya yönelik ne kadar ödeme yapılmış,  ne kadar açık bakiye var gibi detaylar görülebiliyor. Bayi ve alt bayiler takip edilebiliyor. Bayi ve Kampanya Yönetimi çalışmalarına ilişkin olarak “Fiyat yönetimi, müşteriye özel kampanya ve özel fiyat listesi oluşturma, kampanya sonuç raporlarının ve analizlerinin alınması gibi özellikler bu alandaki çalışmaları oldukça kolaylaştırdığını belirten Kaygın, “ VPN ler aracılığı ile merkeze bağlanan distribütörlerimiz kendi siparişlerini IFS’e bağlanarak girebiliyor ve sipariş durumlarını takip edebiliyor. Siparişleri nerede? Hangi aşamada? Yüklendi mi? Hangi kamyona yüklenmiş? Cari durumları ne? Gibi pek çok sorunun cevaplarını kendileri alabiliyorlar” dedi.

Üretim bölümünde” veri toplama sistemi” ile yapılan entegrasyonun başarılı olması ile veriye otomatik olarak ulaştıklarını kaydeden Kaygın, fason kurgularının yapıldığını, giriş kalite kontrol sistemi ile gelen ürünün kontrollerinin yapılarak raporlanmasının sağlandığını, en yakın zamanda da CRM, Doküman Yönetimi ve B2B uygulamalarının da siteme dahil edileceğini belirtti.

Endel Grup’un yazılımın standardına müdahale etmeden IFS’in standart süreçlerini kullanarak, şirket içinde yaygınlaştırmak konusunda belirlenmiş bir uygulama anlayışı bulunuyor. Bu çalışma tarzının özellikle sürüm güncellemelerinde büyük bir avantaj sağladığını belirten Kaygın “Bilgi sistemleri Bölümünde yer alan Bilgi Yönetim Sistemleri Uzmanı Özlem Yılmaz ve Mürsel Bingöl ile tüm grup şirketlerine hizmet veriyoruz. Bölüme gelen talepler toplanıp, değerlendirilip, uygunsa plana dahil ediliyor, bu şekilde önceliklere bağlı kalınarak ilerliyoruz” dedi.

IFS’in destek ekipleri ve danışmanlarından tam destek alıyoruz.

ERP almanın knowhow almak olduğunu, ürünü standart olarak kullanmanın bu faydayı en iyi şekilde sunduğunu ifade eden Kaygın, bunun yönetsel açıdan da rahat olduğunu çünkü şirketlerde  çalışanlar ve kurumun yapısı değişse bile standart bir yapı ile sürdürülebilir olma şansı elde edildiğini belirtiyor.

8 firmada 6 ayda ERP süreçlerinin tamamlandığını vurgulayan Kaygın, IFS’in danışmanlık ekipleri ile yürüttükleri uyumlu çalışma ve IFS’in destek konusunda gösterdiği titizliğin bu hızda büyük etken olduğunu belirtiyor. “Şu anda da ekipten çok memnunuz. Güvenebileceğimiz ve bilgili bir ekibin olması bizim versiyon geçişi projemizde de büyük kolaylık oldu. Gebze Manisa Ankara, Eskişehir gibi pek çok lokasyonda bize bu desteği sundular. “ dedi.

Fotoğraf soldan sağa: Mürsel Bingöl ( Bilgi Yönetim Sistemleri Uzmanı-Endel) ,  İbrahim Kaygın (Bilgi Yönetim Sistemleri Müdürü-Endel ) , Özlem Yılmaz (Bilgi Yönetim Sistemleri Uzmanı-Endel) , Ahmet Gültekin  (Proje Yöneticisi – IFS Türkiye)

KPA , GELECEĞİNİ IFS İLE ŞEKİLLENDİRİYOR

Ürettiği yüksek teknolojili ürünler, TAI’nin yanı sıra dünyanın iki havacılık devi Airbus ve Boeing’in uçaklarında da kullanılan KPA, ileriye yönelik planlarında IFS’in desteği ile birlikte hareket ediyor. Şirketin hızlı gelişimine uygun çözümler sunan IFS, uzun yıllar sürecek bu işbirliğinde, deneyimiyle KPA’nın büyümesine katkıda bulunuyor.

KPA Genel Müdürü Sefa Küçükpazarlı, bu aşamaları ve neden bir ERP çözümüne ihtiyaç duyduklarını şu sözleriyle özetliyor: “Şirketi kurduğumuz günden bu yana hep daha iyiyi hedefledik. Bu kapsamda yapmamız gereken, daha kurumsal bir yapıya kavuşmak ve buna paralel olarak bir ERP sistemine sahip olmaktı. Bu hem bizim ileriye doğru daha sağlam adımlar atmamızı sağlayacak hem de verimliliğimizi artıracaktı.”

 

 

 

IFS ERP ÇÖZÜMLERİ, KPA’YA DEĞER KATIYOR

 

ERP konusunda yaptıkları araştırma sonucu IFS ile birlikte çalışma kararı aldıklarını belirten KPA Planlama Müdürü Ozan Hacıbekiroğlu, geçiş konusunda temel amaçlarını, “Kendi proseslerimizi kontrol altında tutmamız, maliyetlerimizi denetleyebilmemiz, daha önce manuel olarak yürüttüğümüz çalışmaları daha kolay ve denetlenebilir bir hale getirmemiz gerekiyordu,” sözleriyle açıklıyor. IFS’in modüler yapısı ile birlikte, belirlemiş oldukları hedefler doğrultusunda gelecekte de aynı kalitede hizmet alabilme olanağının tercihlerinde etkili olduğunu belirten Hacıbekiroğlu, IFS’in sürdürülebilir yapısının Avrupa’da büyük ölçekli uçak gövde parçaları üretiminde ilk 5’e girme hedeflerini gerçekleştirmede kolaylık sağlayacağına inandıklarını açıklıyor.

YENİ BİRİMLER IFS’İN YAPISINA GÖRE KURULUYOR

KPA, şirket içinde yeni birimlerin açılması gibi süreçleri de IFS’in sistemine göre oluşturuyor. Satın Alma Bölümü’nün bu şekilde yeniden şekillendirildiğini belirten Güner Koçak, IFS ekibiyle oluşturdukları sinerjinin bu şekillenmedeki önemine dikkat çekiyor.

IFS, büyüyen işletmelerin verimlilik sorunlarını çözmeye yardımcı ERP sistemleri geliştiren global yazılım firmasıdır. Sunduğumuz ürün ve hizmetler işletmelerin kaynaklarını daha verimli kullanarak daha iyi bir işletme performansı, büyüme ve rekabet avantajı yakalamasını sağlar.

IFS, 1983 yılında İsveç’te kurulmuştur ve dünya genelinde 60 ülkede 80 ofiste faaliyet göstermektedir.

IFS’in yeni nesil ürünü “IFS Applications 8” benzersiz kolay kullanım özellikleri, işletmenin uçtan uca tüm ihtiyaçlarını kapsayabilen fonksiyonalitesi ve esnek mimari altyapısı ile her ölçekteki işletmelerin ihtiyacını karşılayacak şekilde tasarlanmıştır. IFS ERP Uygulamaları’nın bileşen tabanlı yapısı işletmelere adım-adım kurulup devreye alınma imkanı vermektedir.

Günümüzde aralarında BMW, Volvo, Saab, Emirates, Lockheed Martin, Amerikan Hava Kuvvetleri, Jotun gibi firmaların bulunduğu 3000’den fazla şirket 800.000’den fazla kullanıcı işlerini IFS Uygulamaları ile yönetmektedir. IFS ERP Uygulamaları Türkçe dahil 23 dilde kullanılabilmekte ve çoklu şirket, çoklu döviz ve uluslararası muhasebe sistemlerine tam destek sağlamaktadır.

IFS Türkiye ofisi 2004 yılında kurulmuştur ve bu tarihten itibaren hızlı bir büyüme göstererek aralarında Durmazlar Makina, KVK Teknoloji, Hakan Plastik, Aytaç Gıda, AGT, Samet Kalıp, Makel Elektrik, Bursa Beton & Çimento, Çemtaş, Noki, Teknorot Otomotiv, FNSS Savunma, SKT Otomotiv, Sinpaş İnşaat, Seranit, Müzekart, Dearsan Tersanesi gibi farklı sektörlerde 150’nin üzerinde müşteri, 300’ün üzerinde kurulum ve 10.000’in üzerinde kullanıcıya ulaşmıştır.