Şirketiniz müşteri ilişkilerinde yapay zekayı benimsiyor mu?

Yapay Zeka

Kuruluşunuz yapay zeka teknolojilerini benimsemek için yeterince hızlı ilerliyor mu? Yoksa rakiplerinizin gerisinde mi kalıyorsunuz?

Aralık 2017’de Başkan Obama altındaki Beyaz Saray; yapay zeka, otomasyon ve Amerikan ekonomisi hakkında ayrıntılı bir rapor yayınladı. Raporda ilk olarak, kişi başına düşen gayri safi milli hasılanın büyümesinde birincil etken olan teknoloji ele alındı. Gayri safi milli hasılanın büyümesinde büyük bir etkisi olan teknolojinin, harcanılan emek ve sermayeden fazla olduğu vurgulandı. Bu yüzden yatırımların teknoloji üzerine yoğunlaştığı açıklandı. Yönetim bu durumu ‘’bilgi teknolojilerinin kazananı ve bilgi doğası’’ şeklinde yorumladı. Ancak, yapay zeka tarafından edilen ekonomik kazancın belirli bir kısma hitap edeceğinden endişe duyulmaktadır.

Üst teknolojiyi benimseyen kazançlar, kullandıkları gelişmemiş araçlar ile büyüme çizelgelerine sıkışan rakiplerinin kalıcı bir şekilde hasar görebilmesine neden olabilir. Fakat başarı için bir strateji belirlememenin tehlikeli olacağı tahmin edilmektedir. Yapay zekanın benimsenmesi, akıllı çözümlerin doğru şekilde uygulanması ve eğitimi kilit önem taşımaktadır.

Sektörün önde gelen pazar araştırma şirketi IDC, Salesforce ile iş birliği ile CRM faaliyetleri için yapay zeka kullanımın ekonomik etkisi hakkında bir rapor yayımladı. Bu raporda, satış ve pazarlamadan, müşteriye verilen desteğe kadar birçok konuya değinildi.

Bu raporda 1,028 şirketin analizi yapıldı. Bu şirketlerin %28’ i yapay zekayı kullanırken, %41’ i yapay zekayı iki sene sonra kullanmayı planladıklarını açıkladı. Şirketlerin, tam anlamıyla yapay zekayı benimsemeleri ise, 2018 yılı olarak ön görülmekte.

CRM aktivitelerinin %50’ sinden fazlası bulut tabanlı sistemlerden yönetilmektedir. Salesforce, Microsoft, IBM ve Google gibi büyük teknoloji firmaları, diğer firmalarında pazara katılmasıyla birlikte rekabeti iki katına çıkarttı. Salesforce ürün Pazarlama Direktörü Allison Witherspoon: ‘Kurumsal yapay zekanın gerçekten etkili olabilmesi için, yalnızca dil bilimcileri değil, insanların çalıştığı, iş akışının kesintisiz olarak devam ettiği yerlerde bulunması gerekir’’ dedi.

Yapay zeka, gelişmiş teknoloji çeşitliliği ve yaptığı birçok analitik yaklaşımlar olmak üzere geniş bir teknoloji yelpazesini içeren bir terimdir. Araştırılan şirketlere yapay zeka türleri sorulduğunda iki önemli noktaya değindikleri saptanmıştır. Bu iki nokta; Diyolog Yönetimi ve Soru – Cevap işleme gibi bilgi yönetim teknolojisidir.

Katılımcıların %43 ‘ü müşteri ilişkilerinde yapay zekanın fayda sağlayan önemli bir etken olduğuna inanmaktadır. Müşteri faturalandırması, lojistik ve iş ortağı yönetimi, ürün tasarımı ve ticaretini yakından takip ettiklerini belirtmiştir. Yapay zeka kullanan şirketler, daha fazla yeterlilik ve müşteri odaklılığı sağlamaktadır. Yapay zeka, müşteri destek faaliyetlerini düşürme, yüksek dönüşüm sağlayan reklam kampanyaları, uygun ürün ve ortaklık fiyatlandırması ve kayıp azaltma yetkinliğine sahiptir. Potansiyel etki alanı ile IDC, yazılım, donanım ve servisler dahil olmak üzere bilişsel yapay zeka sistemleri için dünya pazarının, 2026’da 46 milyar doları aşacağını öngörmektedir.

Salesforce, CRM işlevselliğinin yapay zeka ile güçlenmesinin, 2017 – 2021 yılları arasında 195 milyarlık gelir artışı ve 68 milyar dolarlık düşürülmüş faaliyet ile sonuçlandırılacağını beklemektedir. Ancak gerçek sonuçların piyasa rekabetine ve müşterinin benimsemesine, hızına ve uygulama farklılıklarına bağlı geniş çapta değişeceğine inanmaktadır. Salesforce ürün Pazarlama Direktörü Allison Witherspoon: ‘Yapay zekanın kazananı belirleyeceğini ama şirketlerin, yapay zekanın kendileri için ne anlam ifade ettiğini bilmediklerini, konuşmanın “yapay zeka iyi mi? -kötü mü? sorusundan, her şirketin yapay zekanın gücünü rekabetçi olarak kullanmasına dönüştürülmesi gerektiğini’ vurguladı.

Yapay zeka ’nın ilk kullanıcılarının farkı nedir?

Birincisi, yapay zekayı benimseyen işletmelerin, ortalama %28 daha fazla çalışanı vardır. Belki de yapay zeka destekli faaliyetler daha kolektif üretkenlik elde etmelerini sağlamaktadır. İkincisi ise, yapay zekayı kullanmayanlar daha az güce sahip olup geride kalırken, yapay zeka uyumunu benimseyen firmalar teknolojiyi benimseme açısından önemli kararlar alma yolunda ilerlemektedir. Son olarak, yapay zeka kullanıcıları, yapay zekanın işleri üzerindeki etkisinin yükselme yönünde olacağına inanmaktadır.

2018 yılının kurumsal yapay zekanın kabulü için önemli bir yıl olacağı ön görülmektedir. Önümüzdeki birkaç yıl içinde kazanan ve kaybedenler arasındaki boşluğun artacağı beklenmektedir.

Sonrası Şirketiniz müşteri ilişkilerinde yapay zekayı benimsiyor mu? ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

Endüstriyel Üreticiler Tedarik Zincirlerini ERP Yazılımıyla Nasıl Daha İyi Entegre Ediyorlar

Otomobil ve ev aletlerinden, uzay ve savunma sanayiine kadar her sektörde var olan bir imalat alanı olarak, endüstriyel imalat bugünün pazarında  aşılması güç zorluklarla karşı karşıyadır. Müşteriler, üreticileri sıkı termin tarihlerine ve düşük fiyatları karşılamaya zorlarken, kalite standartlarını da giderek yükseltiyorlar.

Bu pazar koşullarında da, endüstriyel üreticiler, uçtan uca operasyonlarını düzene sokmak, maliyetleri düşürmek ve ürün tekliflerini iyileştirmek için farklı yollar bulmalıdır. Bu doğrultuda, profesyonel bir ERP platformu, üreticilerin yukarıdakilerin hepsine ulaşmalarına ve geçici bir piyasada bile karlılıklarını korumalarına yardımcı olabilecek güçlü bir araçtır.

endüstriyel

Endüstriyel imalat sanayinde ölçüm odaklı tedarik zinciri entegrasyonu

Bir endüstri üreticisinin tedarik zincirini entegre etme ve rakiplerinden daha verimli olma kabiliyeti, bu pazardaki başarı ve başarısızlık arasındaki fark olabilir. Rekabetin önünde kalabilmek için endüstriyel üreticiler, müşteri ihtiyaçlarını daha iyi karşılayacak yeni ürünler yaratmak adına araştırma ve geliştirmeye önemli miktarda yatırım yaparlar. Üründeki yenilikler, süreçlerde de yenilikleri doğurur ve bu da hedeflenen kardan ödün vermeden daha iyi ürünler üretmenin daha etkili yollarındandır.

ERP platformu, verimliliği artırmak, masrafları düşürmek ve marjları artırmak için bir üreticinin dayanak noktasıdır, çünkü kritik veriler, başlangıçtaki tekliften ürün ağacına, son sevkiyata kadar merkezileşir. ERP platformları, operasyonun hem mali, hem de üretim tarafında yardımcı olur:

  • Finansal muhasebe ve ileriye yönelik maliyet kontrolü. Projeyle ilgili tüm finansal veriye erişebilirlik sayesinde yöneticiler maliyetleri takip edebilir ve bunları, üretim verimini, bütçe ve marjları güvence altına almak için kendi tahminleriyle karşılaştırabilirler. Ek olarak, tahmine dayanan analizler yapmak, yöneticilerin mevcut masraflarını nerede kısmaları gerektiğine dair ayarlamalar yapmalarına da imkan sağlar.
  • Tedarikçi ve üreticiler aynı sayfada. Endüstriyel üretimde her şey, tahminlere göre belirlenmiştir. Üretici kesinleşmiş bir projenin üretimine ne zaman başlayacağını öğrendiğinde, ERP sistemi gerekli olan tüm tedarikçileri haberdar eder çünkü önemli bir parçanın tedarikçisi kendi üretiminde geri düşerse, bu tüm üretimi aksatır ve işlerin zamanında yapılması mümkün olmaz. ERP’nin tedarik zinciri içerisinde bulunan herkesi etkileşim halinde bulundurması, doğru zamanda doğru kişiye doğru bilgiyi ileterek hazır olunmasını sağlar.

Endüstriyel üretimde ERP ve geribildirim döngüleri

Süreç ve ürün inovasyonu, tedarik zincirindeki bir müşteriden ya da başka ilgililerden sistematik bir geribildirim olmadan gerçekleşmez. İyi bir ERP sistemi projede farklı adımlarda yer alan satış ve pazarlamadan, mühendis ve operatörlere kadar herkesin, süreçlerin her açıdan ilerlemesi amacıyla birbiriyle aynı zeminde iletişim kurmasına imkan sağlar.

Örneğin; çok sayıda üreticide, satış döngüsü, müşteri satınalma işlemini gerçekleştirdikten sonra bile, oldukça uzun ve birebir temasla ilerler. Bu gereklilik, satış ekibinin müşteriyle olan her etkileşimini takip eden, iyi inşa edilmiş bir müşteri ilişkileri yönetimi aracıyla karşılanabilir. Bu araç, özellikle benzer endişeleri olan çok sayıda müşteriyi yönetmede etkin bir yardımcı olmasının yanı sıra, herhangi bir pürüz olması durumunda üretim, tasarım veya Ar-Ge’de uygun yöneticilere kolaylıkla iletilebilir ve sorun kontrol dışı kalmadan düzeltilebilir.

Dahili Wi-Fi bağlantısı olan ürünlerle Nesnelerin İnternetinin yükselişi – üreticilerin hizmet geliştirmek için kullanabilecekleri bir başka geri bildirim yolu oluşturuyor. Eğer ürünün belirli bir parçası standart altı performans seviyesine düşerse, sensör Wi-Fi üzerinden üreticinin ERP’sine doğrudan sinyal göndererek uyarabilir. Üretici, daha müşteri fark etmeden evvel o parçanın neye ihtiyacı olduğunu öğrenerek,  bakım onarım planı yapabilir. Keza, tüm tedarik zinciriyle ana üretim arasında açık bir iletişim hattının bulundurulması, herkesin yeni gelişmelerden ya da iyileştirme için gereken potansiyel yükümlülüklerden haberdar olmasını sağlar.

Endüstriyel üreticilerin pazarlarındaki artan talepleri takip edebilmelerinin ve geliştirebilmelerinin tek yolu, açık geribildirim döngüleri ve tedarik zincirinin iç işleyişine tam bir bakış açısı kazandıran güçlü bir ERP sistemi kullanmaktan geçer.

Sponsorlu içerik

abas-sponsored

29 ülkede, 65 iş ortağı ve 1.000’den fazla danışmanı ile 3.500′den fazla Küçük ve Orta Ölçekli (KOBİ) müşterisine 35 yıldır hizmet sunan abas, ürünü olan abas ERP ile müşterilerine standart ERP modüllerinin yanı sıra CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi), Mobil Çözümler, Business Apps, BI (İş Zekası), APS (İleri Planlama Çizelgeleme), DMS (Doküman Yönetim Sistemi), Proje Yönetimi, Konfigüratör, e-Fatura, e-Defter ve Webshop çözümlerini de sunmaktadır.

Sonrası Endüstriyel Üreticiler Tedarik Zincirlerini ERP Yazılımıyla Nasıl Daha İyi Entegre Ediyorlar ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri