Sağlıklı Bir ERP Süreci İçin Döngüsel Sayım Yöntemi

ERP yazılımlarının işletmeler için pek çok alanda değerli fonksiyonlar içerdiği ve doğru şekilde kurgulanabilirse büyük faydalar sağlayacağı inkâr edilemez. Ancak en gelişmiş ERP yazılımları dahi temelde bazı ön şartlar ihmal edilirse bekletileri karşılayamıyor. IAS Satış ve Pazarlama Genel Müdürü Ahmet Oturgan, ERP/MRP sistemlerini sağlıklı çalışabilmesinin ön şartlarından biri olan stok doğruluğu ve stok doğruluğunu sağlamanın etkili yöntemlerinden biri olan döngüsel sayım yöntemini anlattı.

İşletmeler süreçlerini daha iyi hale getirmek daha etkin ve verimli çalışabilmek için ERP/MRP yazılımlarına büyük yatırımlar yapıyor ve bu sistemlerden büyük beklentiler içine giriyorlar. ERP yazılımlarının işletmeler için pek çok alanda değerli fonksiyonlar içerdiği ve doğru şekilde kurgulanabilirse büyük faydalar sağlayacağı inkâr edilemez. Ancak en gelişmiş ERP yazılımını dahi satın alsanız eğer temelde çok önemli bazı ön şartları ihmal ederseniz ya da yeterince iyi hale getiremezseniz maalesef beklediğiniz faydayı sağlayamaz. IAS Satış ve Pazarlama Genel Müdürü Ahmet Oturgan, ERP/MRP sistemlerini sağlıklı çalışabilmesinin ön şartlarından biri olan stok doğruluğu ve stok doğruluğunu sağlamanın etkili yöntemlerinden biri olan döngüsel sayım yöntemini anlattı.

döngüsel sayım

Stok Doğruluğunun Önemi

Eğer fiziksel stoklarınız ile sistemde kayıtlı stoklarınız arasında farklar sıklıkla karşılaşılan bir durum ise devamında katlanarak pek çok problem oluşur. Sistem envanter kayıtlarında var olarak algılanan bir ürünün müşteri tarafından sipariş edilmesi ve karşılanamaması ya da tam tersine kayıtlarda yok olarak algılanan bir ürüne gelen talebin reddedilmesi gibi durumlar müşteri memnuniyetini doğrudan doğruya olumsuz etkiler.

Bunlarla birlikte hatalı stok kayıtları alınan bir sipariş için gerçekleştirilecek planlama aktivitelerini oldukça olumsuz bir şekilde etkiler. Gerçekte olmayan ama sistemde var görülen ürün, yarı mamul stokları sebebiyle ERP/MRP sistemi ihtiyaç duyulan üretim planlarını oluşturmayacağı için ilgili iş emirlerinin hiç ya da zamanında açılamamasına sebep olabilir. Yine aynı şekilde hammadde benzer durum yaşandığında ERP/MRP sistemi tarafında satın alma isteği oluşturulmaz dolayısıyla satın alma siparişlerinde hatalar ve gecikmeler oluşur. Tam tersine gerçekte var olan ama sistem kayıtlarında yok ya da gerçekte olduğundan az olan malzemeler için oluşan planlar ve istekler ise gereksiz üretim ve satın almalara sebep olur. Bu durumda stoklar hiç de istemeyen bir şekilde artar.

Dahası hatalı stok kayıtları hatalı maliyet kayıtları anlamına gelir. Gerçekte olmayan ama sistemde olan malzemeler, ilgili maliyet hesaplarında değer oluşturur. Gerçekte olan ama sistemde olmayan malzemelerin de sistemde maliyet değerleri olmaz. Sayımlarda yada herhangi bir zamanda hatalı stoklar tespit edildiğinde envanter ve muhasebe kayıtlarında uygun işlemlerle düzeltmeler gerekir. Hatalı maliyet kayıtları hatalı teklif maliyeti hesaplanması sebebiyle işlerin kaçırılması ya da tersine karlılığın çok azalmasına da sebep olabilir.

Tariflemeye çalıştıklarım ve benzeri tüm stok doğruluğu problemleri sonuçta işletmenin içerisinde ciddi bir karmaşa oluşmasına dolayısıyla bölümler/kişiler arası çatışmalara, strese ve güvensizliğe sebep olur. Çoğu zaman bu sosyal ve psikolojik etkiler problemin daha da kötüleşmesi ve kısır döngüye girmesine zemin hazırlar.

Kısaca stok doğruluğunun sağlanması işletmenin tüm satınalma, satış, planlama, üretim ve lojistik
süreçlerinin etkin, verimli işlemesi ve yönetilmesi için hayati öneme sahiptir. Stok doğruluğunun sağlanması için işletmelerin kullanabilecekleri pek çok yönetimsel, süreçsel, teknolojik ya da fiziksel araç ve yöntem mevcuttur. Yönetsel ve süreçsel anlamda envanter yönetimi ve süreçlerinin kalitesinin artırılması için ISO 9001, yalın metodolojiler, six sigma, kaizen gibi yönetim sistemlerinden yararlanmak mümkündür. Barkod ve etiketleme, RFID, depo yönetim sistemleri gibi teknolojilerin kullanımı da probleme teknolojik araçlar sağlar. Depolama alanlarının düzenlenmesi ise fiziksel tedbirlere örnek olabilir.

Stok doğruluğunu sağlamak için bir başka önemli araç ise sayımdır. Sayım stok hatalarının tespit edilmesi ve gerekli düzeltmelerin yapılması için belli periyotlarda gerçekleştirilir. Aralıkların uzun olması ve tüm envanterin sayılması şeklinde uygulanırsa buna dönemsel sayım denir. Eğer aralıklar kısa ise ve tüm stok yerine belli kriterlere göre belirlenmiş bir grup envanter sayılıyorsa buna döngüsel sayım denir. İki sayım yöntemini de biraz daha detaylı ele alalım.

Dönemsel Sayım 

Çoğu işletme stok doğruluğunu sağlayabilmek için belli dönemlerde (3/6 aylık, yıllık vs.) tüm stoklarını sayar ve hatalı stokları tespit ederek gerekli düzeltmeleri gerçekleştirmeye çalışır. Buna dönemsel ya da periyodik sayım diyoruz. Periyodik sayımın bazı zorlukları ve dezavantajları mevcuttur. Bu zorlukların başında operasyonun durdurulması gelir. Özellikle çok sayıda malzeme ve stok yeri içeren işletmelerde tüm stokların sayım işlemi uzun zaman alacağı için kısa aralıklarla sayım yapılması çok tercih edilmez. Uzun aralıklarda sayım yapmak ise proaktif bir önlem olmaktan uzaktır. Çoğu durumda tespit edilen hataların sebepleri araştırılmaz ya da araştırılmaya çalışılsa da, ya yeterli zaman yoktur ya da hataya sebep olayların üzerinden çok zaman geçtiği için kök sebeplerin tespiti çok zordur. Üstelik iyi bir planlama ve hazırlık yapılmaz ve sayım için yeterli zaman ve kaynak ayrılmaz ise periyodik sayımın hatalı yapılması dolayısıyla stok doğruluğuna daha zarar verecek sonuçlar üretmesi bile söz konusudur.

Döngüsel Sayım

Diğer bir sayım yöntemi ise döngüsel sayımdır. Döngüsel sayımda tüm stoklar sayılmaz belli kurallara belirlenmiş az ama bütünü temsil açısından yeter sayıda stok daha sık aralıklarla (günlük, haftalık) sayılır.

Döngüsel sayım için operasyonun durdurulması gerekmez. Tüm envanterin sayılmasına görece daha kolaydır ve daha az hazırlık gerektirir. Sık aralıklarla yapılacağı için sayım sırasında tespit edilen hataların kök sebeplerine ulaşmak çoğu zaman mümkündür. Döngüsel sayım günlük operasyonun bir parçasıdır dolayısıyla operasyondan sorumlu personel tarafından yerine getirilir ki bu durum aynı zamanda ilgili personelde farkındalığın artmasını ve hatalara karşı tedbirlerin yine operasyondaki personeller tarafında doğal bir şekilde üretilmesini sağlar. Döngüsel sayım reaktif bir önlem olmaktan çok proaktif bir kontroldür ve stok hatalarının sadece düzeltilmesindense, stok doğruluğunu artırma yönünde bir ilerleme sağlar. Artan stok doğruluğu ilgili süreçlere güveni artırır denetleme ihtiyacını azaltır.

Her döngüde sayılacak stokları belirlemede ana olarak üç yöntem kullanılır.
·   Kontrol grubu
·   Rastgele örnekleme
·   ABC örnekleme

Kontrol Grubu

Kontrol Grubu yönteminde sayılacak stoklar toplam stokları temsil edecek bir küçük grup olarak seçilir ve sürekli aynı malzemeler sık aralıklarla sayılır. Daha çok döngüsel sayım sürecine yeni başlayan işletmelerde döngüsel sayım sürecinin şekillendirilmesi ve kontrolü amaçlı olarak kullanılır. Sayım sürecinde aksaklıkların tespiti ve düzeltilmesi için kullanılır.

Rastgele örnekleme

Sayılacak stokların rastgele seçildiği yöntemdir. Çok sayıda stok türü olan işletmeler için rastgele sayımla ve çok sık aralıklarla sayım yapıldığında makul bir süre içerisinde hemen hemen tüm stokun sayılması sağlanmış olur. Rastgele yönteminde iki farklı yol izlenebilir. Sayılacak stokları tamamen rastgele olarak her sayımda yeniden belirlemek şeklinde bir yol izlenebileceği gibi belli bir dönem boyunca (6 ay, 1 yıl) önceki döngüsel sayımlarda sayılan stoklar hariç tutularak yeni sayımlar için örnekler rastgele seçilmeye devam edilebilir.

ABC örnekleme

ABC örnekleme Pareto Prensibini temel alan örnekleme yöntemidir. Bilindiği üzere Pareto Prensibi der ki, çoğu olay için, etkilerin kabaca % 80’i etkenlerin % 20’sinden kaynaklanır. Döngüsel sayımda ABC örnekleme metodunda da stok doğrulunun %80’i stokların %20’sinden gelir varsayımından hareket edilir. Bu %20’lik stoklar A sınıfını oluşturur. %30’luk kısım B %50’lik kısım ise C sınıfı stoklardır.

Döngüsel sayıma başlamadan önce stokların ABC sınıflandırmalarının yapılması gerekir. Faklı ihtiyaçlara göre farklı kriterler kullanılabilir. Stokların hareket sıklıkları, mali değerleri, satış hacimleri yada hybrid kriterlere göre sınıflandırma yapılabilir. Sınıflandırmanın ardında sınıflandırma sonuçlarına göre A sınıfı stoklar en sık, C sınıfı stoklar daha nadir olarak şekilde bir döngüsel sayım takvimi oluşturulur ve döngüsel sayımlar gerçekleştirilir.
Literatürde sıklıkla adı geçen bu örnekleme yöntemlerinden başka işletme ihtiyaçları ve özellikleri doğrultusunda daha farklı yöntemlerde kurgulanabilir. “Bugün hareket görmüş yarın hareket görmesi beklenmeyen stokların sayılması”, “x günden beri hareket görmeyen stokların sayılması” veya “x adet ve altında stokların sayılması” gibi yöntemlerde hedefe yönelik daha etkili örneklemeler oluşmasını sağlayabilir.

Döngüsel sayımın etkin olması için bazı konulara dikkat edilmesi gerekir. Öncelikle stok doğruluğu ölçme göstergeleri belirlenmelidir. Döngüsel sayımların sıklığı belirlenmeli ve planlanmalıdır. Stokları kimin sayacağı, kime rapor edeceği, gözden geçirmeleri ve önlem üretme işini kimin yapacağı gibi sorumluluklar belirlenmelidir. Sorumlulara döngüsel sayımın temellerini anlamalarını sağlayacak eğitimler verilmelidir. Döngüsel sayımı operasyonun bir parçası haline getirecek şekilde süreçler revize edilmelidir. Stok sahalarının düzeni en az döngüsel sayıma izin verecek ölçüde iyileştirilmelidir. Son olarak sürekli gözden geçirmelerle kazanımlar ve aksayan noktalar değerlendirilmeli ve gerekli değişiklikler gerçekleştirilmelidir.

En başa döner ve özetlemek istersek oldukça büyük maliyetlere katlanarak yatırım yaptığınız ERP/MRP sistemlerinin sağlıklı ve etkin bir şekilde çalışması için stok doğruluğu hayati öneme sahiptir. Stok doğruluğu hedefine ulaşmak içinse sürekli sayım fikri ilk bakışta zor ve yıldırıcı görünse de iyi kurgulanmış ve iyi yönetilen bir döngüsel sayım programı en güçlü araçlardan biridir.

Sonrası Sağlıklı Bir ERP Süreci İçin Döngüsel Sayım Yöntemi ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

CFO’ların Cloud ERP Seçerken Sorması Gereken 6 Soru

Gartner’ın 2018 Magic Quadrant raporuna göre, CFO’lar ve ekipleri için geçtiğimiz yılın gündem maddesi, finansal sistemlerini buluta taşımaktır. Eğer sizlerin de gündemini uzun zamandır Cloud ERP meşgul ediyorsa, ERP seçimi  yapmadan önce bu 6 soruyu sormanızı tavsiye ediyoruz;

Cloud ERP

1- Gerçek bir Bulut Çözümü mü?

Bugünün iş süreçleri on-premise sistemlerle yönetilemeyecek kadar değişti. İşinizin bir parçasını ya da tamamını buluta taşırken, bulutun sunduğu tüm avantajlardan faydalanabileceğinize emin olmalısınız.

Oracle’da Cross-SaaS Ürün Pazarlaması Başkan Yardımcısı olan Juergen Linder; ‘Eski ERP sağlayıcıları buluta geçiş yaparken çoğunlukla sistemi bulut için tamamen yeniden yazmak yerine, bulutta çalışabilecek hale getiriyorlar.  Bu durum onları birer Cloud ERP satıcısı yapıyor olabilir fakat sundukları ürün gelecekte şirketlerin ihtiyacını karşılayamayacak çünkü değişime ayak uyduramayacak’ diyor.

2- Cloud ERP Sağlayıcısı Finansal Olarak Stabil mi?

Cloud ERP sağlayıcınız iflas ederse, sizin için kritik olan finansal verinize ne olur? Ve ERP sağlayıcınızın ürünü üçüncü parti bileşenleri içeriyorsa, bu bileşenler karıştığında ne olur? Kuşkusuz bu soruları düşünmek bile birçok firma için kabustur.

Bu kâbusu yaşamamak adına, Cloud ERP seçim sürecindeyseniz sormanız gereken ikinci soru sağlayıcınızın finansal stabilliğine yönelik olmalıdır.

3- Ürün Haritası Nedir?

Yine 2. Sorudan hareketle, sağlayıcınızın Ar-Ge yatırımlarına dikkat etmelisiniz. Çünkü eğer sağlayıcınız, Ar-Ge’sine yeterince yatırım yapmazsa, sizi zaman geçtikçe daha da geriye götürecektir ve teknoloji açığı katlanarak artacaktır.

Bu ürün hattını güçlendirmek yerine, Pazar paylarını artırmak amacıyla başka şirketleri satın alan sağlayıcılar konusunda endişe edebilirsiniz. Peki, ne yapmanız gerek?

Halka açık şirketler, müşterilerin vizyonu ve stratejileri ile şirketinkilerin uyuşup uyuşmadığını görebilmeleri için bir yol haritasına sahip olurlar. Yine kamu şirketlerinin de Ar-Ge yatırımları hakkında raporlarına ulaşmanız mümkündür. Ancak özel şirketler söz konusu olduğunda bu şeffaflık mümkün değildir. Dolayısıyla seçiminizi yaparken, bu duruma özen göstermelisiniz.

4- Sağlayıcınızın ERP’si ve Diğer Bileşenler Entegre mi?

Olası sorunlardan biri de satın aldığınız Cloud ERP içerisindeki bileşenlerin entegre olmamasıdır. Kurumsal performans yönetimi (EPM), Tedarik Zinciri Yönetimi ve Müşteri Deneymi (CX) gibi önemli bağlantı noktaları entegre biçimde çalışabilmelidir.

5- Üçüncü Parti Uygulamaları Entegre Etme Gerekliliğiniz Olacak mı?

Cloud ERP’lerini EPM finansal planlama ile tamamlamak istiyorsanız, bir tuzak daha var; üçüncü parti uygulamaları ile desteklemeniz gereken yetersiz EPM çözümlerine dikkat etmelisiniz.

Oracle Ürün Yönetimi Başkan Yardımcısı Hari Sankar; ‘Finansal konsolidasyon, Finansal Raporlama, Karlılık Yönetimi ve EPM’nin diğer kritik alanlarını içermeyen bir planlama çözümü, tüm bunları ayrı ayrı eklemenizi ve entegre olarak çalışmalarını sağlamanızı gerektirir’

6- Cloud ERP Ürünü Yeterince Ölçeklendirilebilir mi?

‘Birçok işletme için finansal planlama, şirket genelinde iş açısından değerlendirildiğinde küçük ve merkezi bir finans ekibinin oldukça ötesindedir.’ diyen Sankar aynı zamanda finansal planlama servisinin ölçeklenebilirliğinin önemini de vurguluyor.

Bu dönemde, işletmenizin bugünü ve geleceğini güvence altına alabilmenin tek yolu; doğru teknoloji kullanımıdır.  Cloud ERP’ye geçiş süreci gibi zorlu ve işletmeniz için kritik bir dönemdeyseniz, bu 6 soruya verdiğiniz yanıt sizi doğru Cloud ERP sağlayıcısına götürecektir.

Sonrası CFO’ların Cloud ERP Seçerken Sorması Gereken 6 Soru ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

abas Connect – Orta Ölçekli İşletmeler İçin Entegrasyon Platformu

ENTEGRASYON GEREKSİNİMLERİNİZ İÇİN TEK BİR PLATFORM

İşlemlerin eksiksiz bir şekilde dijitalleştirilmesi ve süreçler arasındaki iletişim ağı orta ölçekli firmalara kadar ulaştı. Firmalar, parçalanmış iş süreçlerini hız, kalite ve fiyat bakımından uluslararası düzeyde rekabetçi kalmak için tüm süreçlerin entegre olduğu yöntemlerle değiştirmeye odaklanıyor. Örneğin satınalmada, üretimde, depoda veya lojistikte kullanılan birbirinden ayrı sistemler, artık bütünleşik bir ERP platformuna bağlanmaktadır. Aynı zamanda, müşteri ve tedarikçi tarafında üçüncü taraf çözümlerle iletişim de yoğunlaşmıştır. Hedeflenen ise, şirket bünyesinde yüksek seviyede bir süreç yönetimi ve otomasyonudur.

Entegrasyon

Orta ölçekli işletmelerin bu bağlamda karşılaştığı zorluklardan biri, çeşitli bağlantılar kurmak için gereken BT uzmanlığıdır. Bu genellikle sadece uzman BT servis sağlayıcılarının yoğun desteği ile sağlanabilir: Hem bir arayüz uygulaması, hem de daha sonraki aşamada yer alan modifikasyon ve bakım çalışmaları, şirket içinde inşa edilmesi ve sürdürülebilirliği zor olan belirli bir uzmanlık alanı gerektirir.

Şirketler, kalite, istikrar ve müşteri odaklılık gibi unsurlarda, süreçlerindeki önemli iyileştirmelerden yararlansalar da, özel, uçtan uca bir süreç yönetimi mimarisini sürdürmenin maliyeti nispeten yüksektir.

SİSTEM BAĞLANTILARININ ÇALIŞMA MALİYETLERİNİ AZALTIN

abas Connect ile abas, makine kontrol sistemleri, yardım-destek sistemleri, depo yönetim yazılımları, kendiliğinden çalışan sistemler, web servisleri, vb. sistemler arasında oldukça esnek, standartlaştırılmış iletişimi sağlayan, orta ölçekli işletmeler için, hiçbir program/programlama gerektirmeyen, entegrasyon platformu sunar.

abas Connect hakkında daha detaylı bilgi almak ve avantajlarını incelemek için tıklayın.

Sonrası abas Connect – Orta Ölçekli İşletmeler İçin Entegrasyon Platformu ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

Rekabet Avantajı Sağlayan 5 Güncel Teknoloji Eğilimi

Başarılı işletmeler üretkenliği artırmak ve rekabet gücünü yükseltmek amacıyla teknolojiden yararlanırken bu dönemde rakiplerinizin önüne geçmenizi sağlayacak 5 güncel teknoloji eğilimini derledik.

teknoloji

Kararlarınızı doğru verilere dayandırın

Belli gibi görünse de kolay değildir! Girişimciler birçok iyi karar verseler de bunlar içgüdüsel kararlar. Ancak işletmeniz büyüdükçe, karar verme sürecini somut verilere dayandırma gereği artar.

Neyse ki teknoloji ve bulut hizmetleri filtrelenmemiş verileri kullanışlı bilgiye dönüştürmenize yardımcı olabilmektedir. Microsoft Power BI gibi ücretsiz sunulan araçlar, ham verileri dönüştürerek eğilimleri görmenize yardımcı olabilen zengin görseller sağlamakta ve günümüzün birçok popüler bulut uygulamasından doğrudan veri çekebilmektedir. Bu, pazarınızı doğru anlamanıza ve genişleme ya da çeşitlendirme söz konusu olduğunda yaptığınız varsayımlardan pişman olmamanıza yardımcı olabilir.

Fatura edebileceğiniz çalışma sürelerinizi artırın

Giderek gelişen sesli ve görüntülü konferans araçları, yüz yüze toplantı için yol kat etme gereği olmadan müşterilerle iletişimi sürdürmek için Skype for Business gibi uygulamaların kullanımını daha yaygınlaştırıyor. Yolda geçen zaman, müşterilerinize ve onlara sağladığınız müşteri deneyimine daha faydalı olacak üretken çalışmalara dönüştürülebilir.

Masadan kalkın

Üretkenliği masada olmadığınızda da sürdürebilmek, günümüzün işletmeleri açısından önemli bir yetenek. Her yerden ve her zaman e-postalara hızlı yanıt verme, belgeleri her yerden güncelleme ve paylaşma, takvimleri yönetme gibi yetenekler, günümüzde birçok küçük işletme için oyunun kurallarını değiştiriyor.

Office 365 gibi teknolojiler işletmelere kendileri için en doğru olan yöntemle çalışma özgürlüğünü verirken, hızlı ve dijital etkileşim beklentisi yüksek olan müşterilerine bağlı kalmalarını da sağlıyor. Bu arada şirket genelindeki konuşmaların bir parçası olmayı da kolaylaştırıyor. Microsoft Teams gibi ekip sohbet araçları, tek bir ekip çalışma alanı üzerinden sahadaki satış personelinden karar vericilere herkesin güncel bilgileri edinmesini sağlıyor. Sanal çalışma alanları kullanmak fiziksel masa alanınızı ve genel ofis giderlerinizi rahatlatmanıza da yardımcı olabilir, ki bu ikisi de bir işletmenin kuruluş aşamasının erken evrelerinde büyüme açısından yük olabilir.

Sorunsuz dönüşüm

Dönüşümün mutlaka işin kesintiye uğraması ve yönetimin önündeki zorlukların yerine yenilerinin konması anlamına gelmesi gerekmez. Geçmişte ancak büyük şirket bütçelerinin harcı olan BT, bulut sayesinde bugün KOBİ’ler için erişilebilir hale geldi.

Buluta geçmek kendi sunucularınıza bağımlı olma zorunluluğunu da ortadan kaldırmakta, veri yedekleme ve olağanüstü durum kurtarma açısından size daha iyi bir pozisyon sağlamaktadır. Konumlarınızdan birinde elektrik kesintisi olması veya dizüstü bilgisayarlarınızdan birinin çalınması artık iş veya güvenlik açısından büyük kayıplar anlamına gelmiyor. Uzun dönemde bu, para tasarrufu getirdiği gibi güvenilirliği de artırır.

Başkalarının keşke bilseydim dediklerinden öğrenin

Ölçeğiniz ya da olgunluğunuz ne olursa olsun, teknoloji büyük olanaklar sağlar. Teknolojideki güncel yeniliklerden yararlanıyor musunuz? Siz de müşterilerinizle rakipleriniz kadar bağlı mısınız?

What I Wish I Knew e-kitabımızda beş küçük işletme sahibinin verimlilik artışında ve başarıya ulaşmada eğilimlerin ilerisinde gitmeyi nasıl başardığını okuyun.

Öykü Topal | Microsoft Türkiye Pazarlama İletişimi Yöneticisi, Microsoft Türkiye

Sonrası Rekabet Avantajı Sağlayan 5 Güncel Teknoloji Eğilimi ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

abas Flex Editions – Yazılım Kiralamada Esneklik

Dijital değişimin, orta ölçekli işletmelerin karşılaştıkları zorlukları ciddi bir şekilde artırması hiç de şaşırtıcı değil. Teknolojik ilerleme ve küreselleşme, yeni fırsatlar ile satış potansiyeli yaratıyor. Bununla birlikte, artan sayıda rakibin belirlenmiş değer zincirlerine girmesiyle, tüm piyasaların kuralları yıkıcı iş modelleriyle yeniden tanımlanıyor. Kullanımdaki dalgalanmalar, değiştirilmiş portföyler, süreçler veya ek lokasyonlar sebebiyle hız, esneklik ve verimlilik başarı için kritik faktörler haline geliyor. Sadece bu tür dinamikleri yönetebilecek bir ERP ortamına sahip olan şirketler dijital piyasalarda rekabetçi kalabiliyor. abas Flex Editions ile orta ölçekli şirketlere, hızlı büyüme, yenilikçi fikirler ve artan yatırım getirisi için gerekli kapsam ile, dijital dönüşüm potansiyelinden tam olarak yararlanmalarına yardımcı olacak yazılımı kullanma konusunda geleceğe yönelik bir yol sunuyoruz.

abas-flex-editions-600

YAZILIM KULLANMAK İÇİN ALTERNATİF BİR YOL: SATINALMA YERİNE YAZILIMI KİRALAMA

Sahip olduğunuz geleneksel ERP lisansı, başlangıçta yüksek bir yatırım maliyeti, uzun vadeli sözleşmeler ve bunlardan geri dönüş imkanının olmaması sebebiyle, gelecekte daha esnek modeller ile yer değiştirme gereksinimi doğurabilir. Bu durum, şirketlerin neden lisansları satın almak istemediğinin bir göstergesidir. Özellikle dijital pazarlar ve dinamik şirketler için, sahip oldukları lisanslar genellikle yeterince esnek değildir.

ERP alanındaki bu akılcı alternatif, halen nispeten yeni olan kiralama modelidir. abas Flex Editions ile, seçtiğiniz işlev aralığı için aylık ücret ödersiniz. Kullanım hakkının yanı sıra, bu sabit ücret düzeltme paketlerini ve sürüm yükseltmelerini de içerir, böylece yazılımınızı her zaman güncel tutabilirsiniz.

abas ERP’yi zaten hali hazırda kullanıyor musunuz?

Sahip olduğunuz tüm lisansları daha önce olduğu gibi kullanmaya devam edebilir, bakım-destek sözleşmenizi sürdürebilir ve güncel sözleşme koşulları altında ek lisanslar satın alabilirsiniz. Yeni işletmeleriniz için – örneğin bir yan kuruluşunuz için – satınalma veya kiralama arasında seçim yapabilirsiniz.

abas Flex Editions – Yazılım Kiralamada Esneklik hakkında daha detaylı bilgi edinmek için tıklayın

Sonrası abas Flex Editions – Yazılım Kiralamada Esneklik ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

Cloud ERP’ye Geçmek için 5 Neden

Dünya öylesine hızlı bir biçimde değişti ki, on yıl öncesiyle bugünü kıyasladığımızda bu hızlı değişim hepimizi şaşırtıyor. İnternet odaklı bu yeni dünyada, her geçen gün organizasyonlar IT servislerini, buluta taşımayı düşünüyor. Cloud ERP’nin sağladığı birçok avantajla rekabet ortamının yeniden şekillenmesi, birçok firma için endişe yaratıyor. Yeni yılda aldığınız kararların arasında on-premise ERP’den Cloud ERP’ye geçmek varsa, bu yazımız tam size göre!

Cloud

Cloud ERP organizasyonlar için adete bir yatırım aracına dönüşüyor. Neden mi? Çünkü; gereksiz harcamaları azaltabiliyor, faturaları konsolide ediyor ve otomatik güncelleme sunuyor. İşte sadece bu özellikleri ile 2019 ERP trendleri listesinin en başlarında yerini alan Cloud ERP’ye geçmeniz için 5 neden;

1- Gereksiz Harcamalara Son Verebilirsiniz

Rakipleriniz pazarın en trend ürünü ile harcamalarını en aza indirirken, siz neden bu teknolojiyi kullanmıyorsunuz? Biliyoruz… ERP, geçmişten bugüne hep oldukça pahalı bir yatırım olarak biliniyor. Eğer On-premise ERP’ye sahipseniz, daha önce yüksek rakamlarla karşılaştınız demektir. Fakat söz konusu Cloud ERP olduğunda bu kadar korkmanıza gerek yok. Cloud ERP, On -Premise ERP’ye oranla daha ucuzdur. Nasıl mı? Açıklayalım;

  • Birden fazla ve birbirine bağlı olmayan, aynı yerde bile bulunmayan sistemler yerine, istediğiniz her an, her yerden ulaşabileceğiniz bir sistem istemez misiniz? Üstelik bir IT ekibine ya da sistem için gereken diğer araçlara da ihtiyacınız olmayacak.
  • Bir off-premise veri merkezi ile çözümün bakımını gerçekleştirebilirsiniz. Ayrıca kurulum ve güncelleştirmeler ya da sunucular için ekstra harcama yapmanıza gerek kalmaz.
  • Monoton işleri yaparak, bir süre sonra verimsizleşen çalışanlar yerine tam olarak istediğiniz insanı işe alabilir ve kendini adayarak çalışmasını sağlayabilirsiniz.
  • Forrester’a göre global bulut pazarı 2017’de $146B iken 2018 için beklenen rakam $178B civarındaydı. Bu bir yılda büyümenin %22 oranında gösteriyor ve 2019 için öngörüde bulunmak çok zor olmuyor.
  • Kuşkusuz on-premise ERP’den bulut ERP’ye geçmek büyük bir karar ve beraberinde zorluklar getireceğini tahmin edebiliyoruz. Dolayısıyla bu kararı neden aldığınızı sık sık kendinize hatırlatmanız, bu zorlukları aşmanıza yardımcı olacaktır.
  • Daha önce de söylediğimiz gibi maliyetler her firma için önemlidir. Cloud ERP’nin maliyetlerinizi azaltacağını unutmayın.

2- Cloud ERP ile Esnek ve Çevik Bir Çözüme Sahip Olabilirsiniz.

Başlangıçtan itibaren söylediğimiz üzere, her gün dünya değişiyor, rekabet ortamı daha da zorlu hale geliyor. Her yeni gün, yeni bir teknoloji ile tanışıyoruz. Başarılı olmanın yolu ise bu teknolojileri işinize doğru şekilde uyarlamaktan geçiyor. 2019 için öngörülen trendlerin başında gelen; yapay zekâ, big data, blockchain ya da nesnelerin interneti için ERP’niz hazır mı? Cloud ERP’nin sağladığı avantajlardan belki de en değerlisi, değişime ayak uydurmanıza yardımcı olacak kadar esnek ve çevik olmasıdır.

3- Uzaktan Erişim İle Engelleri Aşabilirsiniz.

Bulut çalışanlara durum güncellemesi ya da veri erişimi gibi noktalarda büyük avantaj sağlar.  Çalışanlar istedikleri noktadan veri girişi yapabilir. Gerçek zamanlı veri erişimi ile anlaşmaların ne kadar verimli olacağını düşünün.  Özellikle satış personeliniz üzerinde etkili olacak bu avantaj ile satışlarınız artacak ve verimliliğiniz katlanacaktır.

4-Veriniz Daha Güvenli Olur.

 Modern dünyanın esansı diyebileceğimiz veri olmadan başarının hayalini bile kuramazsınız. Cloud ERP, daha fazla veri güvenliği sunar ve verdiğiniz parayı gerçekten hak eder. Neden mi?

Cloud ERP sağlayıcıları, dünyanın dört bir yanında bulunan veri merkezlerinde görünmeyen saldırılara karşı daime tetiktedir. Dolayısıyla veri ne kadar büyük olursa olsun kolaylıkla yönetebilirler.

Ayrıca Cloud ERP ile IT çalışanlarınızın güncelleme yüklemesine de bir son verebilirsiniz. Cloud ERP, güncellemeleri otomatik gerçekleşir.

5-Verimliliğiniz Artar.

Modern dünyada verimliliği kısaca tanımlayacak olsak, sınırlı kaynakla en fazlasını yapmak diyebiliriz. Bu birden fazla araca ya da fazlasıyla büyük bir ekibe ihtiyacınız olmadığı anlamına geliyor. Tek bir yazılım birden fazla görevi tamamlayabiliyorsa, neden buna yatırım yapmayasınız ki?

Cloud ERP ile modern dünyanın kurallarına uyum sağlayarak, daha verimi bir yapı kazanabilirsiniz. Cloud ERP konusunda alternatiflerin her geçen gün arttığı bugünlerde, Cloud ERP partnerinizi seçerken, kapasite ve ihtiyaçlarınızı karşılamasına özen göstermeniz ve başarılı bir seçim süreci geçirmeniz dileğiyle…

 

Sonrası Cloud ERP’ye Geçmek için 5 Neden ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri