Konuk Yazar : M. Doğan Soykan

DoganSoykan

Konuk Yazar : Doğan SoykanDoganSoykan

To do or not to do ! 

Sessiz geçen bir kış döneminden sonra, sessizliğimizi bir konuk yazarla bozuyoruz. Neden sessiz geçti derseniz IT sektöründe olanlar bilir: Yılbaşından 2-3 ay öncesi başlayan proje yoğunluğu ancak yılbaşından 2-3 ay sonra biter. Bu sene de benim yılbaşı dönemim bir hayli yoğun geçti.

Konuk yazarımız benim birçok projede birlikte çalıştığım, ERP konusnuda da bir hayli deneyimli bir arkadaşım. Kendisinin yüksek lisans bitirme çalışması “Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP) Yazılımlarının Seçimi”. Doğan bu çalışmasında ERP yazılımı seçim sürecinin bilimsel olarak nasıl yapılması gerektiğini güzel bir şekilde anlatmış.

Bu değerli çalışmayı buradan indirebilirsiniz. Kendisi ile ilgili bilgiler için web sitesi : www.soykan.org

Bu işin To Do kısmı. Bu madalyonun bir de “Not To Do” yüzü var. Ben bu yazıda bir ERP yazılım seçiminin nasıl yapılmaması gerektiğini anlatacağım. Neden derseniz, eskiden “Yengeç Kitap” isimli bir kitap okumuştum. Çocuk eğitimi hakkındaki bu kitapta yazar, yapılması gerekenleri değil de yapılmaması gerekenleri anlatıyordu. Kitap yıllardır da popülaritesini yitirmedi. Halen kitapçı raflarında görürüm. Yanlışları bilmek, doğruları bilmek kadar etkilidir.

Bilinçsiz Satınalma 

Psikolojide şu an ismi aklıma gelmeyen bir hastalık vardır: Herşeyi tek bir sebebe bağlama hastalığı. Eskiden böyle bir fobiye sahip olduğumu tahmin ettiğim tarihlerde iş hayatındaki birçok problemin dayandığı temel sorunu kendimce keşfetmiştim: Bilinçsiz satınalma. Türkiye’deki yerli bilişim ürünlerinin gelişmişlik seviyesi önemli ölçüde bilinçsiz satınalmaya bağlıdır. Nihai olarak ürünü satınalacak olan müşteri, ürün konusunda fazla bilinçli değilse, neden daha kaliteli bir ürün yapasınız ki? Yapsanız bile klasik olarak daha kalitesiz ve ucuz ürünlerle karşılaştırılacak, belki de bilinçli olarak! bilinçsizlik sadece bir pazarlık unsuru olarak bu kullanılacak, sonuçta verilen emek ederini bulmama ihtiimali ile karşı karşıya kalacaktır. Ya da bu durumun tam tersi olarak, fazla donanımlı bir ürün bilinçsizce tercih edilecek ve kaynak israfına yol açacaktır. Neyse ki son zamanlarda bilinç seviyesi bir hayli yol aldı.

ERP yazılım ürünleri de maalesef bu senaryoya dahildir.  Bu yazıda yazacağım yanlışlar ERP satınalma sürecinde yapılan en bariz ve en yaygın hatalardır. Bu hataların sonucu maalesef, milyonlarca dolar para ve kaynak israfına yol açmaktadır. 

NEC (en iyisini) alın !

Yıllar önce bir tanıdığım bana komik bir hatırasını anlatmıştı. Zaman, yurt dışında  video oynatıcılarının çıktığı ancak henüz Türkiye’ye gelmediği bir dönem. Bizim tanıdık, ABD de yaşayan bir dostuna kendisi için video oynatıcı siparişi veriyor.  ABD deki tanıdık soruyor: Hangisinden istiyorsunuz? Buradaki cevap veriyor: En iyisi olsun! Derken ABD den NEC marka bir video oynatıcı geliyor. Ama o tarihte Türkiye’de kimse bu markayı tanımıyor bilmiyor. Türkiyedeki, getiren dostuna soruyor: Abi nerden buldun bu markayı? Cevap: En ı Si (ingilizce NEC in okunuşu) istediniz ya. 🙂

En sık rastlanan bilinçsiz satınalma cümlesi budur. Özellikle patronlar bunu söylemeye bayılır. “En iyisi neyse onu alın.” veya “Rakibimiz ne almışsa biz de onu alalım.”  

ERP satınalması önce firmanın kendisini, sonra ERP sistemlerini ölçüp biçip, en iyisini değil, kendine en uyanını alma işidir. Ben bunu şöyle örneklendiriyorum. Eğer firmanıza her işte kullanılmak üzere bir araç satınalmanız gerekirse nasıl ve ne alırdınız? O zaman da en iyisi olsun deyip bir Mercedes mi alırdınız, yoksa her işe sürülebilecek farklı bir marka mı olurdu tercihiniz?  

Yaşasın Re-engineering !

“Biz önce bir kendi süreçlerimizi analiz edelim.”  “Zaten bir değişim gerekiyordu, hazır sistem değişirken bunu da halledelim” gibi cümleler en sık rastlanan ve ipin ucunun kaçtığını belli eden ifadelerdir. şunu söylemek lazım. ERP sistemi implementasyonu zaten kendi başına yorucu ve zahmetli bir iştir. Bu hengameye bir de yeniden yapılanmayı (re-engineering) sokmak projenin ölüm fermanıdır. Her hangi bir IT sistemi projesi ile eşzamanlı olarak yapılacak süreç değişikliği sayısı bir elin parmağını geçmemelidir. Mutlak ihtiyaç daha fazla ise önce süreç çalışmasını yapıp oturtmak, sonra ERP ye başlamak daha akıllıca olacaktır. 

Benim projelerde en dayanamadığım ( maalesef bazen de kara mizaha vurup eğlendiğim) şey, masa başındaki beyaz yakalıların, yuvarlak bir masa etrafında oturup, dünyayı değiştirdiğine inanır bir ruh hali ile süreç çalışması yapmasıdır.  

 

Bu ERP CV ye yakışır !

Yaygın rastlanılan hatalardan birisi de ERP seçim sürecini yürüten çalışanların, edinecekleri tecrübeyi ileride yeni iş fırsatlar için kullanma fırsatını gizli ajanda olarak taşımalarıdır. Buna benzer olarak eski tecrübelerin de bazen etkisi olabilir. “Biz daha önceden falanca paketi kullanıyorduk, çok iyiydi.” gibi düşünceler de işin kolayına kaçmadır ve uzun vadede zarar getirir.

 

(… devam edecek)