GDPR Ve KVKK Nedir?

Her geçen gün teknolojinin merkezinde şekillenen hayatlarımıza yeni birer kavram giriyor. Bizim dışımızda fakat öznesinin yine biz olduğumuz bu yeni evrenin kurallarına uyum sağlamamız özellikle iş dünyası açısından hayati önem taşıyor.  25 Mayıs 2018 tarihi itibariyle yürürlüğe giren ve Avrupa Birliği ülkeleri ve vatandaşlarını kapsıyor gibi görünse de aslında tüm dünyayı ilgilendiren GDPR (General Data Protection Regulation), son dönemin en önemli yasalarından biri olarak karşımıza çıkıyor.  GDPR’ye uyumlu bir işletmeye sahip olmak için yapmanız gerekenler ile ilgili hala endişeleriniz ve soru işaretleriniz var ise hızlı bir şekilde gidermenizi öneririz. Çünkü yasa ile ilgili sorunlar yaşayarak, bu sorundan etkilenen işletmelerin sayısı her geçen gün artmaya devam ediyor.

GDPR

Avrupa Birliğine uyum süreci kapsamında 7 Nisan 2018’de Türkiye’de yürürlüğe giren KVKK   ( Kişisel Verileri Koruma Kanunu) ile GDPR arasında birçok benzerlik olsa da KVKK’ya uyum sağlıyor olmanız GDPR’ye uyum sağladığınız anlamına gelmiyor.

GDPR, özellikle ithalat yapan firmalar için oldukça önemli bir konu iken, aynı zamanda Avrupa birliği vatandaşları ile Türkiye sınırları içerisinde çalışan herkesi ilgilendiriyor. Durum böylesine ciddi olunca bilmeniz gereken özellikleri sizler için sıralıyoruz;

 

  • Şirketin konumundan bağımsız olarak, Avrupa Birliği sınırları içerisinde yaşayan herhangi birinin kişisel verilerini işleyen her şirket için GDPR geçerlidir.

 

  • GDPR ile uyumlu olmayan veri işleyicileri ve denetleyicileri dahil tüm kurumlar ve kuruluşlar, yıllık cirolarının %4’ü ile 20 milyon arasında bir miktarda ceza alabilirler.

 

  • Veri konusunda kullanıcının onayı ve reddi net bir şekilde istenmeli ve şeffaf olunmalıdır. Ayrıca onayın geri alınabilmesi kolay olmalıdır.

 

  • GDPR ihlal bildirimleri zorunlu hale gelecek ve işletmenin ihlalinin farkına varılmasının ardından gelen 72 saat içinde bu ihlalden etkilenen kullanıcılara şeffaf bir biçimde bilgilendirme yapılmalı ya da çözüm üretilmelidir.

 

  • GDPR, sistemlerin en başından veriyi dahil etmesini de şart koşuyor. Yani şirketlerin sistemlerini en baştan GDPR’ye uygun biçimde düzenlemeleri ve sonradan ekleme yolunu kullanmamaları gerekiyor.

Sonrası GDPR Ve KVKK Nedir? ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

IIoT (Nesnelerin Endüstriyel İnterneti) Çevikliği Nasıl Etkiler?

Üretimin IIoT Verilerine Dayalı Geleceği

Nesnelerin Endüstriyel İnterneti, ya da IIoT, önümüzdeki yıllarda akıllı üretimin temeli olacaktır. Geleceğin üretim ve dağıtım merkezlerinin neye benzeyeceğini zaten biliyoruz.

Veriye göre otomatikleştirilmiş ve yüksek düzeyde bağlanmış, insan kaynağı ve robotlar/AI (Yapay Zekâ) ile harmanlanmış yollarla birlikte çalışarak, teknoloji en iyi yaptığı işi yapıyor; Rutin, tekrarlanabilir görevler ve sürekli veri toplama. İnsanlar da en iyi yaptıkları işleri yapıyorlar; iş stratejileri geliştirmek, planlama yapmak, yeni fikirlerle gelmek, ekosistemi koordine etmek ve verilerle ilgili kararlar almak.

Endüstriyel ekipman ve robotların, sadece insanların depo ve üretim tesisleri gibi faaliyet gösterdiği ortamlarda güvenlik sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda karar vericilerin temel performans göstergelerini (KPI) izlemelerine ve süreç düzenlemelerini/değişikliklerini anında yapmalarına olanak tanıyan ilgili performans verilerini sürekli olarak iletecek sensörleri olacak.

Tüm bunların kelime olarak karşılığı çevikliktir. Çeviklik, teknoloji, veri ve gerçek zamanlı olarak birlikte çalışan insanlar tarafından sağlanır ve her an verimliliği artıran endüstriyel bir ekosistem yaratır. IIoT, piyasa ortamının nasıl değişebileceği fark etmeksizin gelişebilen ve tepki veren, yaşayan, uyarlanabilir bir organizma olarak görülebilir.

data-analytics-is-part-of-IIoT-

IIoT Ekosisteminin 3 Büyük Faydası

1-İlgili verinin gerçek zamanlı görünürlüğü süreçlerin iyileştirilmesini sağlar

Ekipman ve robotlar üzerindeki çoklu sensörler, performans verilerini gerçek zamanlı olarak paylaşabilir. Bu da, ister liderlik ekibinin, ister işletme ekbinin bir parçası olsunlar, karar vericilerin operasyonları izleyebilmeleri, düzenleyebilmeleri ve devam ederken süreçleri iyileştirebilmeleri anlamına gelir. Örneğin, bir üretim hattı kabul edilemez derecede yüksek sayıda kusurlu ürün üretiyorsa, karar vericiler bu sorunu hızlı bir şekilde belirleyebilir, sorunun nereden geldiğini tam olarak bulmak için analiz yaparak teşhis koyabilir ve akabinde de üretimi kalite açısından yoluna koymak için sorunu çözebilirler. Sistem problemleri öğrenip çözdüğü için, öğrendiklerini bütünleştirebilir ve süreçleri sürekli iyileştirmek için gerçek zamanlı olarak uyarlayabilir. Tüm bu zekâ, algılayıcılar tarafından toplanan ve aktarılan performans verileriyle yönlendirilir, ardından karar vericilerle aksiyon almaları için paylaşılır.

Üretim veya depo performansı ile ilgili raporları görmek için günün, haftanın ya da ayın sonuna kadar bekleyip, sorunların nerede ortaya çıktığını ve bunların nasıl çözüleceğini analiz etmeye başlamak yerine, bir IIoT ekosistemi karar vericilere, yeni ortaya çıkan sorunları anında düzeltebilmelerini ve öğrenilen dersleri yeni, dinamik ve uyarlanabilir operasyonel süreçlere entegre etmelerini sağlayan anahtar veriyi verir. Bu, gerçek zamanlı olarak süreç iyileştirme ve ölçeklenebilir çevikliktir ve IIoT’nin vaadi tam da budur.

2. Tüm seviyelerde karar vermeyi kolaylaştırmak için analitikler sunar

Tüm veriler eş değer bir şekilde oluşturulmaz. Her bir endüstri ve imalat şirketi faaliyetlerinin farklı alanlarında farklı KPI’lara sahiptirler. IIoT, karar vericilere verileri nasıl ilettiği ve raporladığı açısından özelleştirilebilir. Dolayısıyla, şirketiniz farklı üreticiler için ekipman sağlıyorsa, başarısız veya sorunlu bir ekipmanın bir müşterinin üretim işlemini nasıl bozabileceğinin de çok iyi farkındasınızdır ve müşteri, yaşanan bu aksaklık nedeniyle oluşan zararını size yansıtabilir veya sizi cezalandırabilir. Bu nedenle, bu üretim ekipmanının üreticisi ve müşteri / kullanıcı, bu ekipmanın bakımı ve bakımı hakkındaki verilere aşırı derecede duyarlı olacaktır.

Örneğin bir uçak motorunu düşünün. KPI’ları özelleştirme ve analizleri izleme yeteneği, herkesin bakım verilerini izlemesini ve bu kritik ekipmanların çalışır halde tutulmasını sağlar. Sektörünüzün ve şirketinizin özel ihtiyaçlarını karşılamak için KPI’ları ve veri aktarımını özelleştirme yeteneği, sizin için en uygun olan verileri izlemek adına ezber bozan bir özelliktir.

3. Çevikliği desteklemek için tahmine dayalı analitiği kullanır

Makine öğreniminin ve AI’nın bir araya gelmesi ile, IIoT başka bir seviyeye ulaşır. Veri bilimciler, tarihsel modelleri tanımlayan algoritmalar yazabilirler ve bu tarihsel veri modellerine dayanarak, gelecekle ilgili tahminlerde bulunabilirler. AI (yapay zekâ) teknolojisi, örneğin, verilerdeki pazar fırsatlarını bulabilir ve bunlardan yararlanmak için tüm IIoT sistemini yeniden düzenleyebilir. X üreticisinin Kasım ve Aralık aylarında kuzeybatı bölgesinde ürünleri %25 daha fazla satılıyorsa, tahmine dayalı analitik, bu eğilimi belirleyebilir ve artan mevsimsel ve bölgesel talebi karşılayacak şekilde tüm üretim ve dağıtım sistemini bir araya getirerek yeniden yapılandırır.

Birden fazla noktadan toplanan verilerle tam entegre edilen ve koordineli olarak işleyen sistem “akıllı” hale gelir. Üretilecek ürünler belirlenir, bu ürünleri yapmak için gereken parçalar ve malzemeler tedarikçiden sipariş edilir, depo hazırlanır ve duruma göre nakliye/taşıma kapasitesini arttırılır, vs. ve tüm bunlar otomatik olarak sorunsuz bir şekilde gerçekleşir.

IIoT’nin Temeli Nedir?

Nesnelerin Endüstriyel İnterneti’nin inanılmaz avantajlarından tam olarak yararlanmak için, ilk olarak sistemlerinizi ve verilerinizi entegre ederek işe başlamalısınız. IoT, paylaşılan verilerin temelini oluşturan veri odaklı bir ekosistemdir. Eğer sistemleriniz ve verileriniz arasında bariyerler varsa ve sağ el sol elin ne yaptığını bilmiyorsa, sistemlerinizi bütünleştirene ve verileri bir iş olarak etkin duruma getirene kadar IIoT’yi “yapamazsınız”.

İşe sistemleri bütünleştirerek ve kişilere gereksinim duydukları tüm ilgili verilerde görünürlük sağlayarak başlayabilirsiniz. Bir ERP sistemi, IIoT’ye doğru yolculuğunuza başlamak için harika bir yoldur. Elbette ekipmanınıza sensörler eklemeniz ve kokpitleri özelleştirmeniz gerekecek. Lakin bu sayede üretim alanındaki çalışanlarınız, ekipmanlarınızın KPI’ları ve performansları hakkında bilgiye sahip olabilecekler. Bir ERP sistemi, dijital etkinleştirme ve nihayetinde, IIoT’nin vaat ettiği operasyonel çevikliği destekler.

Sonunda, her şey bağlantı ile ilgilidir. IIoT ile ileride, bugün bulunduğunuz yerden farklı bir konuma gelebilirsiniz, ancak bunun için çalışanlarınıza ve sistemlerinize veriye erişmek ve bu verileri kullanmak, toplanan verilere dayanarak sürekli süreç iyileştirmesini sağlamak, taleplere önceden uyum sağlamak için tahmine dayalı analitiği uygulamak adına gereken altyapıyı sağlamanız gerekir. Ama ilk adım, veri ambarınızı bir düzene sokmaktır. ERP, gelecekte her ne olursa olsun, ileriye yönelik bir çeviklik temeli sağlamanıza yardımcı olur. Muhtemelen, üretimin geleceği veri, teknoloji ve kurumların hızlı bir şekilde değişme kabiliyeti tarafından yönlendirilecektir. ERP tüm bunlar için bir temel ve daha fazlasıdır.

29 ülkede, 65 iş ortağı ve 1.000’den fazla danışmanı ile 3.600′den fazla Küçük ve Orta Ölçekli (KOBİ) müşterisine 38 yıldır hizmet sunan abas, ürünü olan abas ERP ile müşterilerine standart ERP modüllerinin yanı sıra CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi), Mobil Çözümler, Business Apps, BI (İş Zekası), BPM (İş Süreçleri Yönetimi), APS (İleri Planlama Çizelgeleme), DMS (Doküman Yönetim Sistemi), Proje Yönetimi, Konfigüratör, e-Dönüşüm (e-Fatura, e-Defter Entegrasyonu, e-Arşiv, e-İrsaliye) ve B2B Portal/Webshop çözümlerini de sunmaktadır.

Sonrası IIoT (Nesnelerin Endüstriyel İnterneti) Çevikliği Nasıl Etkiler? ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

Bir ERP Uygulamasına İhtiyaç Duyduğunuzu Gösteren 3 Şey

Bir işi büyütmek kolay değildir.  Süreç boyunca zaman, özveri ve odaklanmaya ihtiyaç duyarsınız. Zaten zorlu olan bu süreci daha da zor ve kimi zaman imkânsız hale getiren ise modası geçmiş ya da yönetilmesi güç yazılım sistemleridir.  Tüm çalışanların işlerini en doğru şekilde yapabilmeleri için ihtiyaç duydukları bilgilere anında erişebildikleri bir sistemin beraberinde verimliliği, yüksek performansı ve haliyle kârlılığı getirmesi kaçınılmazdır.

ERP-İhtiyaç

Böylesi bir durumla karşı karşıyaysanız, bir ERP sistemi ile tüm engelleri aşabilirsiniz. Bir ERP Uygulamasına ihtiyaç duyduğunuzu gösteren en yaygın 3 gösterge ise şöyle;

Eksik Mobil Yetenekler

Günümüz dünyası her gün değişiyor ve bu değişim bizleri eskisi kadar şaşırtmadan uyum sağlama kabiliyetini de beraberinde getiriyor. Hareket özgürlüğü sağlayan ERP sistemleri kurumlara rekabet avantajı getirdiğini ve üretkenliği artıran önemli bir özelliktir. Son zamanlarda Amerika’da gerçekleştirilen bir anket 5 işçiden birinin sözleşmeli olduğunu gösteriyor. Bu durumda bugün iş gücünün önemli bir kısmını serbest bir kitlenin oluşturduğunu söylememiz mümkün hale geliyor.  Bu nedenle, başarılı bir işletmenin farklı cihazlar aracılığıyla tüm çalışanlarına kolayca erişebilen bir sisteme ihtiyacı vardır.

Mobil yeteneklere sahip bir ERP sistemi ile seyahat eden ya da sözleşmeli çalışanlarınızın bildirimlerle, güncellemelere ve gerçek zamanlı olarak önemli bilgilere kolay erişimini sağlayabilirsiniz.

Kötü Muhasebe ve Satış

Muhasebe ekibiniz daha güncel rakamlar istiyorsa, bu bir ERP sistemine ihtiyaç duyduğunuzun en önemli göstergelerinden biridir. Yine aynı departman içinde kâğıt tabanlı faturaların ve satış siparişlerinin manuel olrak girildiği bir satış departmanının var olması da bir ERP sistemine ihtiyaç duyduğunuzun bir diğer göstergesidir.

“Günümüz dünyasında kâğıt ve kalem vintage birer aksesuar olarak var olurken, işinizin kalbi muhasebe departmanını bu eski moda sistem ile yönetmek sizi sadece başarısızlığa götürür”

Bilgiye hızlıca ulaşabileceğiniz bir ERP sistemi ile değerli zamanınızdan tasarruf edebilirsiniz.  Gerçek zamanlı bilgi akışı ile satışlarınızın ve eldeki stoklarınızın kontrolünü de sağlayabilirsiniz. 

Sorunlu Sistem Entegrasyonu

Sistem entegrasyonu, verimli çalışmak için gereken tüm önemli bilgileri içeren tek bir iş istasyonuna sahip olmak demektir. Sistemler veya elektronik tablolar arasında bilgileri birleştirme noktasında sorun yaşıyorsanız bu entegrasyon eksiliğinin bir göstergesidir.

İşletmeniz gerçekten büyümeye başladığında, birden fazla uygulamaya sahip olmanın getirdiği birçok zorlukla karşılaşabilir ve bu sebeple verimliliğiniz azalabilir. Bir ERP sistemi ile bu zorlukların üstesinden gelerek, tüm iş operasyonlarınızı merkezileştirebilirsiniz.

Ayrıca entegrasyon tüm sistemlerin iletişim kurmasını sağlayarak, verinin serbestçe akmasına ve şirketteki herkes tarafından erişilmesine olanak sağlar.

Sonrası Bir ERP Uygulamasına İhtiyaç Duyduğunuzu Gösteren 3 Şey ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

Dijital İkiz Nedir?

Dijital İkiz kavramı ilk olarak 2002’de Dr. Michael Grieves tarafından NASA’nın eşleme teknolojisi sonucunda ortaya atılmıştır. Dijital ikiz kavramı 2002’den bu yana var olsa da IoT ile birlikte daha etkili hale gelmiştir. Bugün bu etki öylesine önemlidir ki, Gartner’ın 2017’de 10 stratejik teknoloji trendi listesinde yer almaktadır.

dijital ikiz

Basit bir anlatımla, bir dijital ikiz, sürecin, ürünün ya da servisin sanal bir modelidir.  Sanal ve fiziki dünyaların birleştirilmesi demek, verinin analizi ile birlikte bir problemi oluşmadan önce görmeye olanak sağlar. Bununla birlikte dijital ikiz ile yeni fırsatlar geliştirerek simülasyonlar aracılığıyla geleceği bugünden inşa edebilirsiniz.

SAP’de IoT Başkan Yardımcısı Thomas Kaiser’in konu ile ilgili görüşleri şöyle;

“Dijital İkizler, bir işin varlığını ve iş sürecinin döngüsü açısından bir zorunluluk haline geliyor. Bu zorunluluğu yerine getirmeyen şirketlerin rekabet yarışında geride kalacağını söyleyebiliriz”

Dijital İkiz Nasıl Çalışır?

Dijital ikiz kavramı için fiziksel ve sanal dünya arasında bir köprü diyebiliriz. Dijital ikizin çalışma biçim ile şu sırayla ilerler; ilk olarak, çalışma koşulları, gerçek zamanlı durumlar ve konum gibi akıllı bileşenler sensörler aracılığıyla fiziksel bir öğeye entegre edilir.  Bileşenler veriyi alan ve işleyen bulut tabanlı bir sisteme bağlı olmalıdır. Ardından bu girdi, diğer bağlamsal veriye karşı analiz edilir.

Her ne kadar yeni bir kavram gibi görünse de bulut teknolojisi ve IoT ile birlikte her geçen gün daha fazla avantaj sağlayan dijital ikizler, gelecek için çok daha önemli olacağının sinyallerini bugünden vermeye devam etmektedir. Dijital ikiz sayesinde iş süreciniz ile ilgili olarak gerçek dünyada uygulayabileceğiniz dersler alabilirsiniz ve bu derslerin bir sonucu olarak sürecinizdeki fırsatları öğrenerek, işinizde verimi maksimum seviyeye çıkarabilirsiniz.

Dijital İkizin Öncüsü NASA

NASA uzay araştırmalarında eşleme teknolojisini kullanarak bugün Dijital İkiz kavramının öncüsü olmuştur.

Fiziksel olarak yakın olmadığınız sistemleri nasıl yönetecek, çalıştıracak ya da tamir edeceksiniz?

NASA’nın araştırma departmanının en başından beri yanıtını aradığı bu soru, onları önce eşleme teknolojisine ardından da dijital ikiz kavramının bugününe dek getirdi.  Bugün NASA, yeni sistemler geliştirirken Dijital ikizleri kullanmaya devam ediyor.

“Dijital İkizin en büyük avantajı, ekipmanlarımızı sanal ortamda oluşturarak, test edebilmemizdir. Bu sayede ekipmanlar gereksinimlerimizi tam olarak karşıladığında üretim aşamasına geçiyoruz” NASA Üretim Uzmanı ve Uluslararası Üretim Merkezi Yöneticisi John Vickers

Dijital İkiz Teknolojisi Neden Önemlidir?

Dijital ikizler günümüzde inovasyon ve performansı yönlendirebilen güçlü yöneticiler haline gelmişlerdir. Dijital ikizi, yetenekli, en güçlü ve gelişmiş izleme kabiliyetine sahip, öngörü yetenekleri en üst seviyede olan bir ürün teknisyeni olarak düşünebilirsiniz.

IDC’ye göre; 2018’de dijital ikiz teknolojisine yatırım yapan şirketler, kritik süreçlerde %30 gelişmeyi göreceklerinden emin olabilirler.

Gelecek beş yıl içerisinde uzmanlar dijital ikizler ile birlikte milyonlarca yeniliğin sunulacağını düşünüyorlar.  Son yıllarda dijital ikiz teknolojisini kullanarak başarı hikayelerini paylaşan firmaların sayısının her geçen gün artması bu düşüncenin ne kadar haklı olduğunu ortaya koyuyor.

Sonrası Dijital İkiz Nedir? ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

Dijital Dünyada Değişim Yönetiminin 7 Başarı Faktörü

Değişim yönetimi ilerlemeyi artırmaya yardımcı olur. Teknoloji, işletmelere büyümeleri ve gelişmeleri açısından pek çok fırsat sunar. Bu fırsatlardan yararlanmamak ise tam anlamıyla bir israf olur. Eğer teknolojik fırsatlardan yararlanmak için işinizde değişiklik yapmazsanız, rakipleriniz kesinlikle sizi yarışın gerisinde bırakacaktır. Bununla birlikte, bir de kapasiteniz yokken beklentiler arttığında, müşterileriniz bile sizi geride bırakabilir.

Bir şeyler yapmanın eski yollarından yeni yollara geçiş, yani dijital olarak etkin çalışma yolları benimsemek – bir şirket olarak daha çevik olmak – her zaman kolay değildir. Ama bu üstlenebileceğiniz en önemli stratejik girişimdir. Dijital dönüşüm ile değişimi takip ettikçe göz önünde bulundurmanız gereken 7 başarı faktörü şunlardır:

değişim-abas

1.Başarıya Ulaşmak İçin Bir Yol Haritası Belirleyin

Oraya ulaşmak için öncelikle tam olarak nereye gittiğiniz hakkında net bir fikre sahip olmanız gerektiğini bariz bir şekilde söyleyebiliriz, keza doğru olan da budur. Değişime, değişim öncesinde nerede olduğunuzu bilerek başlayın, böylece değişim yolculuğunda sonraki adımları net olarak görebilirsiniz. Çoğu şirket, herkesin takip edebileceği net bir yol haritası oluşturmaya zaman ve kaynak ayırmayı unutur. Eğer başarının her adımının nasıl göründüğüne dair net bir başlangıç vizyonu geliştirmezseniz, oraya asla varamazsınız.

Evet, büyük bir değişim yönetimi sürecini duyurmak harika ve belki de konferans salonunda büyük bir toplantıya katılan herkes bu adımınızı takdir edecek, ancak bu coşku çalışanlarınızı değişime dahil etmek için yeterli olmayacaktır. Çalışanlarınız süreç başlangıcından tamamlanana kadar adım adım yapmaları gereken somut şeyler hakkında net bir fikre sahip değillerse, işte o zaman oraya ulaşmak için hepiniz mücadele edeceksiniz, bu sırada ivme kaybedeceksiniz, özellikle de ortadaki o çamur yığınına gelindiğinde ve kimse bir sonraki adımda ne yapacağını bilemezken. Bu gerçekten oluyor mu?  Evet, her zaman.

2. Destekleyici İletişimi Uygulayın ve Bir Kültür Oluşturun

Yalnızca yönetim kadrosu yol haritasına sahipse ve sonraki adımları biliyorsa, değişikliği gerçekleştirmesi beklenen insanlar sürecin sahipliğini ele geçiremez ve işler zorlaşınca parmakla gösterilip suçlanmaya başlanabilirler ( ve değişim yönetimi süreçlerinde işler her zaman zorlaşır).  Yukarıdan aşağıya doğru bir yaklaşım sorun yaratır: Herkesin değişmesi bekleniyorsa, herkes başlangıçtan itibaren bu süreçte yer almalı ve elini taşın altına koymalıdır.

Liderlik ekibinin, örgütün benimsemesini istediği yeni davranışları ve çalışma biçimlerini modellemesi gerekir, ancak değişimin arkasındaki tüm çalışanları aynı hizada tutmanın başarı için kritik öneme sahip olduğu aşikardır. Bu yüzden sürekli olarak neden, nasıl ve sonuç olarak – ne yaptığınızı – herkesle, başlangıçtan bitişe kadar paylaşmanız gerekir. Sınırlı iletişimden ziyade, açık iletişim her zaman daha faydalıdır. Sonuç ise, aradığınız değişimi destekleyen ve herhangi bir değişim yönetimi süreci için altın değeri taşıyan bir kültür olacaktır.

3.Pilot Projeler Oluşturun, Ölçekleyin ve Diğer Bölümlerde Bunu Tekrarlayın

Herhangi bir değişim yönetimi süreci, “başarı öyküleri” ve değişimin ardında bir ivme yaratacak iş durumlarına ihtiyaç duyar. Pilot projeler, tüm organizasyonda büyük değişiklikler yapmaktan daha iyidir. Örneğin, şirketinizde daha fazla veri analizi kullanmaya çalışıyorsanız, ilk olarak işe veri analizinden en çok fayda görmeyi beklediğiniz bir departman veya iş alanıyla başlayın. Örneğiniz açık sonuçlar gösterdiğinde, bu sonuçları paylaşın ve veri analizinin kendilerine nasıl yardımcı olabileceği konusunda diğer departmanları ikna etmek için bunları kullanın.

Diğer bir deyişle, değişikliğin benimsenmesini hızlandırmak, kamuoyu oluşturmak için örnekleri kullanın ve daha fazla insanın faydaları görüp “değişim trenine binmesi” ile momentumu artırarak daha geniş ölçekler inşa edin.

4. Öğrenme Kültürü Oluşturun

Örgütsel çeviklik, insanların belirsizlikte rahat hissetmelerini ve hatalardan hızlıca ders çıkarmalarını gerektirir. Bir yanlışlık, eğer ki ondan ders çıkarırsanız, bir başarısızlık olmayacaktır, işte bu “yalın girişimler” hareketidir. Şirket içerisinde yalın olun. Başarısız olmaktan korkmayın, başarısız oldukça hızla öğrenin ve öğrenmeyi kurum kültürünüze dahil edin.

Bunu yapmak için başarısızlık konusunda kültürel bir kaymaya ihtiyaç duyabilirsiniz. Bu yüzden, başarısızlığı cezalandırmak ya da başarısızlıktan kaçınmak yerine bunu; ürünlerinizi, süreçlerinizi ve sistemlerinizi öğrenme ve geliştirme sürecinin bir parçası olarak görün. Liderler, her zaman öğrenmeye çalışarak, hem mücadelelerini/hatalarını, hem de elde ettiklerini paylaşarak bir öğrenme kültürünü modellemelidir. Öğrenmeyi ve uyarlamayı reddeden insanlar (yani değişime karşı olanlar) ele alınmalıdır, çünkü onlar ve benzerleri aradığınız değişim için geliştirdiğiniz her türlü ivmenin önünde engel oluşturabilir.

5. Değişim Yönetimi Üçgeni Oluşturun

Çalışanlarınızdaki değişimi eğitim ve kültür yoluyla artırabilirsiniz, ancak süreçleriniz ve sistemleriniz de bu değişikliğe uyum sağlamazsa, her seferinde başarısız olursunuz. Süreçlerinizi ve sistemlerinizi de yükseltebilirsiniz, ancak çalışanlarınız uyum sağlamıyorsa, yine her seferinde başarısız olursunuz. Değişim yönetimi büyük ölçüde değişim üçgenini koordine etmekle ilgilidir – değişim yönetimi sürecinin ardında insanlara, süreçlere ve sistemlere uyum sağlamak yatar. Çevikliği destekleyen ERP gibi sistemlere sahip olmak büyük bir yardımcıdır ve ayrıca iş süreçlerinizde de örneğin BPM gibi araçlarla daha atik olmanızı sağlar. Ancak üçgeni tamamlamak için odak noktanızı en değerli varlıklarınız olan çalışanlarınızda yoğunlaştırmanız gerekmektedir.

6. Dijital Olgunluk ve Veriye Dayalı Çalışma Prensibi Belirleyin

Dijital dönüşüm bir gecede gerçekleşmeyecektir. Örneğin, tüm operasyonel verilerinizi yakalamak için iyi geliştirilmiş bir kapasiteye sahip olabilirsiniz. Ama yakalanan tüm bu verileri nasıl filtreliyor ve analiz ediyorsunuz? Analitik kapasiteniz olsa bile, stratejik karar vermeyi beslemek için analiz edilen bu verileri nasıl kullanıyorsunuz? Ve bazı veri odaklı kararlar algoritmalarla verilebilirken, diğerleri liderlik ekibiniz tarafından daha iyi hale getirilebilir mi? İnsanlar hangi kararları vermeli ve bunlarda hangileri yapılmalı? Piyasa talepleri ve bozulabilecek, bakıma gereksinim duyan makineler gibi değişkenleri öngörmek için, en son tahmine dayalı analitiği kullanıyor musunuz?

Tüm bu sorular ve daha fazlası, dijital olgunlukla ilgilidir. Bu dijital olgunluk spektrumunda nerede olduğunuzu bilmelisiniz. Bugün nerede olursanız olun, dijital teknoloji – ve erişebilirliği – gelişmeye devam ederken ilerlemeye devam etmeniz gerekecektir. Verilerin potansiyelini tam olarak kullanmak için, verilerinizin ve ölçeklendirilebilir mimarinin yönetimi de dahil olmak üzere tam bir dijital çerçeveye ihtiyacınız olacaktır.

7. Yardım Alın

Kurum içi yeteneklerinizin ne olduğunu bilin ve gerekli yeteneklere sahip değilseniz dışarıdan yardım isteyin. Çevik olmanın bir parçası da, temel yetkinliklerinizi ve rekabetçi bir pazar avantajı elde etmek için bunları nasıl kullanacağınızı anlamaktır. Örneğin, birden çok işlev için bulut tabanlı hizmetlere erişmek giderek daha da kolaylaşmaktadır. Bu yetenekleri bünyenizde geliştirmek çok pahalı ve zaman alıcı (ve hatta dikkat dağıtıcı) ise, dışarıdan profesyonel yardım alın ve en iyi yaptığınız işe daha iyi odaklanın. ERP gibi platformlar için tecrübeli iş ortaklarına sahip olmak, genel iş çevikliğinizi destekleyecek ve gerektiğinde değişim yönetimi girişimlerini başarılı bir şekilde takip edebilmenizi sağlayacaktır.

İşletmenizin dijital dönüşümünü yönetmek için yardıma mı ihtiyacınız var? 7 adımda doğru ERP sisteminin seçimi başlıklı çalışmamızı indirerek abas’ın bu konuda sizlere nasıl yardımcı olabileceği hakkında daha fazla bilgi edinin.

29 ülkede, 65 iş ortağı ve 1.000’den fazla danışmanı ile 3.600′den fazla Küçük ve Orta Ölçekli (KOBİ) müşterisine 38 yıldır hizmet sunan abas, ürünü olan abas ERP ile müşterilerine standart ERP modüllerinin yanı sıra CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi), Mobil Çözümler, Business Apps, BI (İş Zekası), BPM (İş Süreçleri Yönetimi), APS (İleri Planlama Çizelgeleme), DMS (Doküman Yönetim Sistemi), Proje Yönetimi, Konfigüratör, e-Dönüşüm (e-Fatura, e-Defter Entegrasyonu, e-Arşiv, e-İrsaliye) ve B2B Portal/Webshop çözümlerini de sunmaktadır.

Sonrası Dijital Dünyada Değişim Yönetiminin 7 Başarı Faktörü ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

Bir Dövme Yaptırmak ile ERP Uygulaması Arasındaki Benzerlikler

Bu içerik dikkatinizi çektiyse ya bir ERP uygulaması ile dövmenin hiçbir ortak noktası olmadığını ve sadece sizin dikkatinizi çekmek için böyle bir başlık kullandığımı düşündünüz ya da hem bir dövme yaptırdınız hem de ERP uygulama süreci yaşadınız!

Kısaca bu başlığın arka planından bahsetmem gerekirse; bir süre ERP sektöründe yer aldım ve aynı zamanda ERP uygulama sürecine birçok defa tanık oldum . Bununla birlikte bir dövme tutkunu olarak birçok kez dövme yaptırdım ve zaman zaman süreci zevkle izledim. Dolayısıyla her iki duruma da teorik anlamda oldukça hâkim olduğumu söyleyebiliriz. Bu teorik anlamda hakimiyet sağladığım iki konuyu birleştirdiğimde ise gerçekten oldukça önemli ortak noktaları olduğunu düşünüyorum.

Dövme-ERP-uygulaması

Şimdi başlığa dönecek olursak; bir dövme yaptırmak ile ERP uygulaması arasındaki benzerlikler nelerdir?

Acıyacak!

Dövme acıtır ve ERP uygulamaları da acıtır! Size acımadığını söyleyenler varsa yalan söylediklerinden ya da bu iki süreci de hiç yaşamadıklarından emin olabilirsiniz. Bununla birlikte acının da birçok seviyesi ve bu seviyeyi önceden belirleyen faktörler olduğu gibi hafifletmek için de birçok yöntem vardır.

Örneğin, boyut, kapsam ve konumlandırma, bu göreceli acının miktarını belirleyen faktörlerdir. Üst kolunuza yaptıracağınız küçük bir dövme, kaburgalarınıza yaptıracağınız devasa bir dövme kadar kötü bir şekilde acıtmaz. Tıpkı yeni yazılımları küçük, hedefe yönelik bir alana yaymak gibi, herkesin kullandığı bir sistemi değiştirmek kadar “acıtmıyor”. Bu durumda kaburgalarınıza büyük ve detaylı bir dövme yaptırmanın sizi korkutması mı gerekiyor? Ya da işinizin tüm yönlerini etkileyen yeni bir sistemi uygulamanın? Kesinlikle hayır! Sadece buna göre hazırlamanız gerektiği anlamına geliyor.

Her iki durumda da acıyı daha az hissedilir hale getirmek mümkün! Bol su içerek ve iyice dinlenerek dövmenizin acısını daha az hissedilir hale getirebilirsiniz. Bir ERP uygulamasını daha az sancılı hale getirmek için ise uygun proje yönetimi, kapsam ve beklentilerin belirlenmesi, tanımlanmış ve gerçekleştirilebilir hedeflere sahip olmalısınız.

Değişim zor olsa da bu değişimin vücudunuza ya da işinize getireceklerini düşünerek, zorlu sürece hazırlıklı olmak tüm acıyı katlanılabilir hale getirecektir.

Bittikten Sonra Geri Dönüşü Çok Zor

Dövmelerin ne kadar kalıcı olduğunu söylemeye gerek yok. Tabii ki lazer ile sildirme işlemi uygulayabilirsiniz fakat bu genellikle size daha fazla maliyet ve acı getirir. Bir diğer seçenek ise var olan dövme üzerinde değişiklikler yaparak istediğiniz şekli vermeyi bir kez daha denemektir.

ERP uygulamaları için de aynı şey geçerlidir. Sistem kurulduktan sonra kaldırmak ya da yeni bir çözüm getirmek hem maliyetli hem de oldukça zordur. En iyi durum senaryosu ise genellikle ERP sisteminin nasıl uygulanacağını yeniden değerlendirmek ve daha sonra istekleriniz doğrultusunda eğer esnek bir sistem tercih ettiyseniz yeni modüller eklemektir. Bu durum biraz oldun hayatınızı kolaylaştırsa da günün sonunda en uygun çözüm olmadığının farkına varırsınız.

İşte bu nedenle doğru ERP çözümünü (veya dövme tasarımını) ve doğru uygulama ekibini (veya dövme sanatçısını) seçerken dikkatli olmanız gerekmektedir.

İyi Olanlar Ucuz Değil, Ucuz Olanlar İyi Değil

Dövme tutkunları arasında “İyi dövmeler ucuz değildir ve ucuz dövmeler iyi değildir” şeklinde bir söz vardır. Aynı söz ERP uygulamaları için de %100 geçerlidir.

Kuşkusuz bu ERP uygulamalarının pahalı olması gerektiği anlamına gelmiyor. Bir ERP uygulamasının işinizle tam anlamıyla uyumlu olması gerekir. Bazı yazılım sağlayıcılar sadece yazılım satarlar ve bu yazılımlar işinize tam anlamıyla çözüm getirmeyebilir. Dolayısıyla bu noktada işinizin ihtiyaçlarını doğru belirlemeniz kritik bir önem taşımaktadır.

Bir dövme dükkanına girdiğinizi ve dövme sanatçısının tasarladığı herhangi bir dövmeyi seçtiğinizi düşünün. Daha sonrasında da dövme sanatçısının size dövme makinası ve mürekkebi uzatarak, dövmeyi kendiniz yapmanız gerektiğini söylediğini düşündüğünüzde bu yazılım sağlayıcıların size vadettikleri yazılımın kalitesini çok daha iyi anlayabilirsiniz. İyi bir ERP uygulaması bilinçle ve aynı zamanda bütçeyi de düşünerek seçilmelidir.

Kısacası bir dövme yaptırırken de işiniz için bir ERP uygulaması yaparken de bazı riskler ve gereklilikler her zaman olacaktır. Bu riskleri ve ihtiyaçlarınızı doğru belirlediğiniz sürece süreci başarıyla tamamlayarak, istediğiniz sonuca ulaşabilirsiniz.

Sonrası Bir Dövme Yaptırmak ile ERP Uygulaması Arasındaki Benzerlikler ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

ERP-EDI Entegrasyonu Maliyetleri Düşürür, Verimliliği Artırır

ERP-EDI Entegrasyonu bugün üretim şirketlerinin başarısı için neden hayati önem taşır? Saat 18:00 ve montaj hattından son paket kutulandı, paketlendi ve nakliye alanına taşındı. Bu paket, ulusal bir eczane perakende zincirinin raflarına yönelik olarak hazırlandı ve yola çıktı. Peki, bu müşteri paketlerinin yolda olduğunu nasıl bilecek? Aldığı mallar için nasıl ödeme yapacak?

ERP-Entegrasyonu

Sorunsuz bir tedarik zinciri, ortaklar arasında mükemmel ve hızlı iletişim gerektirir. Onlarca yıldır, bu sevkiyatların ve ödemelerin karşılıklı etkileşimini yöneten en popüler teknolojik sistem, Elektronik Veri Değişimi yani EDI olmuştur. ERP-EDI entegrasyonu, iletişimi otomatikleştirerek satıcılar ve müşteriler arasındaki veri alışverişini sağlayan endüstriyel bir standarttır. EDI; otomotiv, imalat, ilaç depoları, büyük mağazacılık gibi yüksek hacimlerde çalışan sektörlerde yaygındır.

Neden ERP-EDI Entegrasyonu?

EDI otomasyonu, sayısız telefon görüşmelerini, kâğıt faturaları, faksları ve e-postaları içeren kusurlu manuel insan süreçlerine olan gereksinimi azaltır. Sonuç ise; daha hızlı geri dönüş süreleri, daha az hata ve personelin daha yüksek verimliliği şeklindedir. EDI, verilerin elektronik ortamda saklanması ve işlenmesiyle, kâğıt belgelerin düzenlenmesi, sınıflandırılması ve dağıtılması gibi işlem maliyetlerini azaltır. Elektronik iletişimin faydaları arasında manuel veri girişini ortadan kaldırmak, gönderim ve faturalama hatalarını azaltmak gibi unsurların yanı sıra, tarafların kendi kurumsal yönetim sistemlerine veri alıp vermelerini hızlandırmak da bulunmaktadır.

EDI’nin daha önceki sürümleri basit ve diğer kurumsal yazılımlardan kopuktu. Modern çağın ERP-EDI entegrasyonlarında, protokoller en iyi uygulamaları desteklemekte ve veriler ERP gibi modern teknolojilere bütünleşmekte. Dahası, veri yapı ve formatlarının karmaşıklıkları, şirketler arasında EDI uygulamalarını standartlaştıran veri değişimi aracıları tarafından maskelenebilir.

Yıllar önce bir EDI uygulamasında farklı veri alanlarının birbirleriyle eşleştirilmesi yüzlerce veya binlerce saat çalışma gerektirebilirken, bugün bu süreci hatasız ve kolay hale getiren araçlar ve işlemler bulunmakta. Elde edilen EDI sistemleri, dünyanın en büyük şirketlerinin çoğunun tedarik zincirleri için paha biçilemez bir veri iletişimi sağlar.

ERP-Entegrasyonu

ERP platformunuzun bir parçası olarak EDI, maliyetleri düşürmenize ve görevleri otomatikleştirmenize yardımcı olabilir

EDI’nin API’den farkı nedir?

EDI’yi bir API ile karşılaştıranlar için önemli olan, EDI’nin tasarım tarafından özelleştirilen bir veri değişim sistemi olmasıdır. Her şirketin kendi varyasyonlarını uygulaması beklenir. Bu, JSON / REST gibi bir insan tarafından okunabilir veri formatının uygulanması biraz daha kolay olacakken, sistem kurulumu sırasında iş ortağının veri formatına benzer bir haritalandırma sürecinin gerçekleştirilmesi gerektiği anlamına gelir. Ve deneyimli EDI entegrasyonu uygulayıcıları için, sistem alındı onayları gibi iki yönlü protokoller için açık bir dokümantasyon ve destek olduğu sürece, zarif bir JSON arayüzü ile ilkel bir ODETTE belgesi arasındaki uygulama zamanlarında büyük bir fark yoktur.

EDI, tedarik zinciri iletişimlerini manuel olarak yöneten şirketler için, genellikle en büyük maliyet tasarrufunu elinde bulundurur. Daha küçük işletmeler için diğer faydalar arasında, e-posta, posta veya telefon yoluyla insanlar üzerinden yapılan iletişim yerine belirli bir EDI uygulamasını zorunlu kılan büyük ulusal ortaklarla çalışma fırsatını yakalamak da bulunmaktadır.

ERP teknolojisi, imalat, nakliye ve perakende şirketleri arasında kritik bir bağlantı haline geldiğinden, EDI ile sorunsuz veri iletişimi ihtiyacı da artmıştır. abas ERP gibi profesyonel yazılım çözümleri, önyüzdeki işletme ve yönetim araçlarıyla birlikte arka planda sağlam EDI arayüzleri uygulayarak bu boşluğu doldurdular. Modern bir ERP yazılımı ile, EDI’yi uygulamak hiç bu kadar kolay olmamıştı.

abas EDI neler sunar?

abas EDI, EDI dosyaları ile abas sisteminde gerçekleşen işlemler arasında veri haritalamasını sağlayan bir ERP modülüdür. Arka plandaki EDI teknolojileri ve dosya formatları ne olursa olsun, abas EDI yazılımı karmaşıklıkları özetler. Böylece çeşitli şirketlerin EDI implementasyonları birleştirilebilir. EDI dosyasındaki veri alanları, ERP konsolundaki veri alanları ile ilişkilendirilir.

abas ERP ile çalışmaya başlayan şirketler için, EDI sisteminin kurulumu diğer bütünleşik faaliyetlerle birlikte gerçekleştirilebilir. İlk kurulum uzmanlardan destek almayı gerektirebilirken, sistemin devam eden yönetimi ise, self servis modelinde olan abas EDI Yapılandırması adlı bir araç kullanılarak herkes tarafından yapılabilir.

abas EDI Yapılandırması, verilerin karmaşık EDI haritalamalarını hayata geçirir. Farklı şirketler EDI için farklı formatlar kullandığından dolayı, verilerin ERP tarafından anlaşılabildiğinden emin olmak için genellikle bir kurulum süreci gereklidir. Hem EDIFact, ODETTE ve VDA gibi geleneksel EDI formatları, hem de ANSI ve XML gibi evrensel veri formatları desteklenir. abas EDI Yapılandırması ile bu veri haritalama işlemi, ERP sistemi ile EDI veri dosyalarının bölüm numaraları ve sütunları arasındaki alan eşlemelerini gösteren grafiksel bir masaüstü aracı ile gerçekleştirilir. Bu araç, yazılım geliştiricisinin veri alanlarına hangi eylemlerin gerçekleşmesi gerektiğini belirlemek için binlerce satır kod yazmasını gerektiren eski ERP sistemleri göz önünde bulundurulduğunda büyük bir gelişme olabilir.

EDI ile veri senkronizasyonu

EDI, ERP ile entegre edildiğinde, iki farklı şirkette bulunan kişiler, şirket genelinde senkronize edilmiş veriyi görüntüleyebilir. İlgili ERP sistemleri, daha önceki bir dönemin kâğıt belgelerinde yer alan bilgileri görüntüleyebilir. Örneğin; depoyu bir perakendeciye ürün göndermesi için bilgilendirecek olan kâğıda yazılmış sevk emirleri gibi. Fakat günümüzde her bir ERP sisteminde, çalışanlar artık fatura adresini, sevkiyat adresini ve hatta miktarlarla birlikte ürün numaralarının listesini görüntüleyebilmekte.

İster yüzlerce, ister milyonlarca sipariş işlensin, EDI kullanımı şirketler için maliyet tasarrufu sağlar. Faturalar ve gönderiler hakkında manuel olarak yapılan iletişim, genellikle çalışanın önemli miktarda zaman ve emek harcamasını gerektirir. Ticari iş ortaklarıyla kurulan iletişimin otomasyonu daha hızlı geri dönüş sürelerinin yanı sıra, hataları azaltır ve daha iyi raporlama yapılmasını sağlar.

Kritik Trendler ile ilgili güncel broşürümüzü indirerek, imalat endüstrisini etkileyen eğilimler hakkında daha fazla bilgi edinin veya hemen bize ulaşın.

29 ülkede, 65 iş ortağı ve 1.000’den fazla danışmanı ile 3.600′den fazla Küçük ve Orta Ölçekli (KOBİ) müşterisine 38 yıldır hizmet sunan abas, ürünü olan abas ERP ile müşterilerine standart ERP modüllerinin yanı sıra CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi), Mobil Çözümler, Business Apps, BI (İş Zekası), BPM (İş Süreçleri Yönetimi), APS (İleri Planlama Çizelgeleme), DMS (Doküman Yönetim Sistemi), Proje Yönetimi, Konfigüratör, e-Dönüşüm (e-Fatura, e-Defter Entegrasyonu, e-Arşiv, e-İrsaliye) ve B2B Portal/Webshop çözümlerini de sunmaktadır.

Sonrası ERP-EDI Entegrasyonu Maliyetleri Düşürür, Verimliliği Artırır ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

Daha İyi Bir Müşteri Deneyimi

Daha iyi bir müşteri deneyimi mi istiyorsunuz? CRM ve Müşteri Geri Bildirimini birleştirmeye ne dersiniz?

Müşteri geri bildirimini göz ardı ediyorsanız, aynı zamanda harika bir büyüme aracını gözden kaçırıyorsunuz demektir. Müşteri söz konusu olduğunda kat ettiğiniz yol boyunca müşteri geri bildirimleri, müşteri deneyimi açısından oldukça önemli bir noktada durmaktadır. Odağınızı bu noktaya çevirdiğinizde, tüm akışın nasıl değiştiğini göreceksiniz.

Daha İyi bir Müşteri deneyimi

Yakın tarihli bir araştırma, alıcıların %86’sının daha iyi bir müşteri deneyimi için daha fazla ödeme yapmak durumunda kalacağını gösteriyor. 2020 yılına dek müşteri deneyiminin markalar açısından fiyat ve ürün bazında anahtar rolü oynayacağını söylemek mümkünken, “En iyi deneyimi nasıl elde ederiz”  sorusunun yanıtı oldukça basit; Müşteriyi dinleyerek!

Söz konusu olan müşteri deneyimi ise, yeni bir müşteri kazanmak mevcut bir müşteriyi elde tutmaktan altı yedi kat daha maliyetli olmaktadır. Birçok müşterinizi kaybetmektense küçük değişiklikler yapmak kulağa daha hoş gelmiyor mu? Hesabı kolaylıkla yapabilirsiniz. Aldığınız geri bildirimleri kullanarak, rakibinizin satışlarını izlemek yerine müşterinizi elinizde tutma olasılığınızı artırabilirsiniz.

Geri bildirimin bu kadar değerli olduğunu söylememizin ardından, yanlış yerdeki geri bildirimin bir faydasının bulunmayacağına da değinmemiz gerekiyor. Departmanlar arasındaki silolar,  geri bildirimlerin efektif kullanımını etkileyecektir. Dolayısıyla bu durumdan kaçınmak adına geri bildirimi CRM’e entegre etmek en doğru yol olacaktır. CRM’e entegre olan geri bildirimler ile birlikte her çalışan, kendi departmanı ile ilgili olanları gözden geçirerek, iyileştirmek adına gerekenleri yapabilir.

Tüm bunların ardından, neden CRM’in içerisinde müşteri geri bildirimlerinin olması gerektiğini üç nedenle açıklamaya çalışalım;

Organize ve Bulması Kolay

CRM’iniz organizasyonunuzun verimliliği için oluşturuldu. Dolayısıyla aynı hedefe hizmet eden geri bildirimleriniz için daha iyi bir yer düşünülemezdi. Bir CRM’in yetenekleri sayesinde, geri bildirimler müşteriler tarafından düzenlenebilir ve bu sayede gözden hiçbir şey kaçmaz. Bazı CRM’ler tüm geri bildirimlerinizi tek bir yerde toplamanıza yardımcı olacak diğer araçlara ve uygulamalara izin vererek bu deneyimi bir adım öteye de taşımaktadır.

CRM’ler ayrıca geri bildirim iletişiminin daha verimli olmasını sağlar. Müşteri hizmetleri sorunları, pazarlama yorumları veya web sitesi sorunları gibi gelen her tür geri bildirim, bir geri bildirim havuzunun etrafında dolaşmak yerine doğrudan ilgili departmana yönlendirilebilir.

Yapay Zekâ Yardımcı Olabilir

Yapay Zekâ ile birlikte tüm geri bildirim verisinin toplanmasının mümkün olduğunu söyleyebiliyoruz. Yapay zekânın CRM entegrasyonu, işletmelerin trendleri ve yeni modelleri belirleyebilmesi için gerekli olan müşteri geri bildirim verilerini analiz etmelerine ciddi oranda yardımcı olmaktadır.  Yapay Zekanın verilerinizi sizin için sıralamasıyla birlikte müşterilerinizin geri bildirimlerine yönelik ürün yapılandırması ve fiyatlandırmayı gerçekleştirebilirsiniz.

Yapay zekâ aynı zamanda elinizdeki tüm verileri kullanmanıza yardımcı olacaktır. Bir analiz şirketi olan Luminoso konu ile ilgili olarak şunları söylüyor: “Sahip olduğunuz her bir veriyi kullandığınızdan emin olun! Metin veri müşteri trendlerinin ardındaki “Neden” sorusunun yanıtını bulmanız için oldukça değerlidir. Aynı zamanda müşteri memnuniyeti ve sadakati açısından değerlendirdiğimizde paha biçilmezdir”

Bir departmanın çöp kutusu diğer departmanın hazinesi olabilir

Bütün geri bildirimler önemlidir. Bununla birlikte, bir müşteri hizmetleri çağrısı ile ilgili geri bildirim alan bir pazarlama departmanı bu geri bildirimi tamamen reddedebilir. Müşteri geri bildirimlerinizin doğru yere ilerlediğinden emin olmak için CRM’i kullanmak en doğru ve güvenilir yöntemdir.

Mevcut bir departman içerisinde uygun olmayan geri bildirimler, yeni projeler ve gelecekteki büyüme için de önemli ve yararlı olabilir. Geri bildirimler sayesinde müşterilerinizin gelecekte sizden beklediği yenilikleri bugünden görme şansına sahip olabilirsiniz.

CRM’iniz müşteri geri bildirimlerini organize bir biçimde analiz etmek için en mükemmel yerdir. İşletmenizin en değerli varlıkları olan Müşterilerinizin ne düşündüğünü daha fazla önemsemeniz gereken bu yeni dönemde, geri bildirimleri CRM’nize bağlayarak en iyi müşteri deneyimini sunabilirsiniz!

Sonrası Daha İyi Bir Müşteri Deneyimi ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

2030 Yılında Dijital İşletme Olmanın Önündeki 5 Engel

Dünya çapında gerçekleştirilen bir araştırma sonucunda, 2030 yılı ve sonrasında dijital bir işletme olmanın önündeki engellerin neler olduğu ortaya çıktı.

Araştırmaya göre, geleceğe dair fikir ayrılıklarıyla insan-makine iş ortaklığında yeni bir çağa adım atıyoruz. Çoğu işletme, başarılı bir dijital işletme olarak çalışmanın önündeki yaygın engellerin üstesinden gelmek için yeterince hızlı hareket etmediği gibi yeterince kapsamlı da çalışmıyor. Buna rağmen işletmelerin büyük çoğunluğu karşılaştıkları zorluklara rağmen beş yıl içinde dönüşüm konusunda başarılı olacağını düşünüyor.

Dijital-İşletme

Muazzam bir değişim çağına adım attığımızı dile getiren Jeremy Burton, “Her ne kadar iş liderleri geleceğe dair birbirleriyle çatışan görüşler savunsa da hepsi dönüşümün gerçekleşmesi gerektiği konusunda hemfikir. Yaptığım pek çok görüşmeyi düşününce önemli bir ana geldiğimize inanıyorum. İşletmeler ya zorluklara göğüs gerip BT iş güçleri ile güvenliklerini dönüştürerek gelecekte belirleyici bir rol oynayacak ya da geride kalacaklar” dedi.

İşletmelerin büyük kısmı değişime ayak uyduramıyor

Çoğu işletme, başarılı bir dijital işletme olarak çalışmanın önündeki yaygın engellerin üstesinden gelmek için yeterince hızlı hareket etmediği gibi yeterince kapsamlı da çalışmıyor. İşletmelerin yalnızca yüzde 27’si diğerlerine öncülük ettiğine ve yaptığı her işte dijital teknolojiden faydalandığına inanıyor. Yüzde kırk ikisi gelecek on yıl içinde rekabet edip edemeyeceğini bilmiyor ve işletmelerin büyük bir kısmı (yüzde 57) değişimin hızına ayak uydurmakta zorlanıyor.

2030 yılında ve sonrasında başarılı bir dijital işletme olmanın önündeki başlıca engeller şu şekilde sıralanıyor:

  • Dijital vizyon ve strateji eksikliği: Yüzde 61
  • İş gücü hazırlığı eksikliği: Yüzde 61
  • Teknolojik kısıtlamalar: Yüzde 51
  • Zaman ve para ile ilgili kısıtlamalar: Yüzde 37
  • Yasa ve düzenlemeler: Yüzde 20

Dönüşüm ihtiyacı doğrultusunda bir arada

Liderler, geleceğe dair fikirlerinde ve değişim önündeki engellerle nasıl yüzleştikleri konusunda birbirlerinden ayrılabilir ancak dönüşüm ihtiyacı doğrultusunda birleşirler. Aslında işletmelerin büyük çoğunluğu karşılaştıkları zorluklara rağmen beş yıl içinde dönüşüm konusunda başarılı olacağını düşünüyor.

Beş yıl içinde büyük olasılıkla elde edilecek başarılar arasında ise şunlar bulunuyor:

  • Etkili siber güvenlik savunmalarını kullanma: Yüzde 94
  • Hizmet olarak ürün teklifi sunma: Yüzde 90
  • Yazılım tanımlı bir işletmeye yapılacak geçişi tamamlama: Yüzde 89
  • AR-GE çalışmalarının kuruluşu ileri götürmesi: Yüzde 85
  • Sanal gerçeklikle (VR) hiper bağlı müşteri deneyimleri sunma: Yüzde 80
  • Müşteri taleplerini önceden karşılamak için yapay zekadan faydalanma: Yüzde 81

Sonrası 2030 Yılında Dijital İşletme Olmanın Önündeki 5 Engel ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

Dijital Dönüşümü Tamamlayacak En Yeni Teknolojiler Hakkında Öngörüler

İş dünyasında dijital dönüşüm sıklıkla duyulan kavramdan biri haline geldi. İşletmelerin hayatta kalabilmesi için trendleri takip etmesi ve dijital dönüşümü gerçekleştirmesi önem taşıyor. Dijital dönüşümü gerçekleştirdiğine inanan işletme sayısı da gün geçtikçe artıyor.

Dijital Dönüşüm

Yapılan son araştırmaların ardından ortaya çıkan sonuçlara göre; işletmelerin %80’i tam anlamıyla dijital dönüşümü gerçekleştirdiğini düşünmüyorken; %23’ü ise dijital dönüşümün henüz ilk safhalarında olduğunu hissediyor. Araştırma sonucunda, 2018’de daha çok işletmenin teknolojik değişimi uygulayacağı ve yeni teknolojileri mevcut operasyonlarına daha iyi entegre edecekleri öngörülüyor.

Gün geçtikçe hızla gelişen teknoloji ekseninde Nesnelerin İnterneti’nden (IoT), blok zincire; sohbet robotlarından makine öğrenimi ve sanal gerçekliğe kadar çeşitli yeniliklerin dijital dönüşümü tamamlayacağı tahmin ediliyor. Tüm bunların ışığında uzmanların öngörüleri ise şu şekilde;

Blok zinciri, dijital dönüşümün seviyesini yükseltecek

Başta kripto paraya olanak sağlamak için geliştirilmiş blok zinciri, son yıllarda finansal hizmetler sektörünü de önemli derecede etkiledi. Blok zincirinin takip eden on yıl içinde uzay yolculuğundan insanların nasıl oy vereceklerine kadar birçok alanda kullanılması planlanıyor. Küresel bir ağ genelinde paylaşılan işlemsel bir veri tabanı olan blok zincirinin Bitcoin ile özdeşleşmesi birçok kişi tarafından anlaşılamamış olmasına rağmen 2018’de gerek işletmelerin gerekse tüketicilerin blok zincire erişiminde büyük adımlar atılması bekleniyor.

Sağlık, sigorta ve imalat sektörlerinde dijital teknoloji kullanımı artacak

İlerleyen dönemlerde blok zincir teknolojisinin, işletmeler tarafından kontratlar, dijital ödeme sistemleri ve bulut depolamadaki iyileştirmeler alanlarında kullanılması öngörülüyor. Öte yandan blok zinciri, Bitcoin gibi merkezi kayıt sistemi olmadan kişiden kişiye sigorta sunarak prim maliyetlerini düşürmeye, taleplerin daha hızlı doğrulanmasına ve işlenmesine fırsat sağlıyor. Sağlık sektöründe ise blok zinciri elektronik kayıtlara geçme sürecini hızlandırıyor. İmalat alanında işlemlerin her birinin bir blok zincirine kaydedilmesi insan hatasını ve sahteciliği azaltıyorken tüm tedarik zincirinin tam şekilde izlenmesine yardımcı oluyor.

Dijital iş stratejileri işletmenin kalbine ulaşacak

Yapay zekâ (AI) ve büyük veri (Big Data) altyapıları, işletmelerin yeni ortaklıklar, çalışma yöntemleri oluşturmalarını, müşteri deneyimleri yaratmalarını ve işleri dönüştürmelerini şekillendiriyor. Değişen teknoloji, BT rollerinin değişmesini sağlıyor. Artan rekabet ile yarışabilmek için daha çok işletme dijitalleşmeyi önceliklendiriyor. Genç şirketler, geleneksel hizmetleri daha düşük maliyetle elde edecekleri için dijital stratejiyi tercih ediyor ve ilerleyen dönemlerde bu şirketlerin başarılı olacağı tahmin ediliyor. İşlerini dijitalleştirmek için çalışan şirketlerin, büyümek amacıyla ihtiyaçları olduğu esnekliği kazanmaları daha fazla mümkün oluyor. Yapılan CEO anketine göre, iş karar vericilerinin yüzde 56’sı, yaptıkları dijital geliştirmelerin ve dijitale öncelik vermenin kârlarını şimdiden artırdığını belirtiyor.

Veri, dijital dönüşümün ana bileşeni

Veri kullanımına dayanan stratejilerin hâlâ, işletmeleri etkileyecek birçok kullanılmamış potansiyeli bulunuyor. 2018’de yapılan “CIO’nun Durumu” anketinin sonuçlarına göre, kuruluşların %30’undan azı ölçülebilir veri güdümlü avantajlar yakalıyor. Avantaj olarak yeni pazar fırsatları tanımlamak (%28), tedarik zinciri ve dağıtım kanallarının optimizasyonu (%26) ve müşterilerine çok kanallı deneyim olanağı vermek (%24) sayılıyor.

Kaliteli verinin değeri paha biçilemez olacak

Araştırmalara göre 2018’in iş liderlerinin veri üzerinde daha iyi bir kontrol sağlamak isteyeceği ve dijital dönüşüm yolculuğunda, kaliteli verinin yaratacağı farklılaşmanın önemini anlayacağı bir yıl olacağı tahmin ediliyor. Dijital dönüşüm, işletmelerin gençleşmesine yardımcı olacak, daha esnek ve rekabet edebilmelerini sağlayacak büyük bir etmen olarak görülüyor. Dönüşüm, başarılı bir şekilde yürütüldüğünde işletmelerin üretkenlik düzeylerini ve gelir akışlarını artırıyor.

Sonrası Dijital Dönüşümü Tamamlayacak En Yeni Teknolojiler Hakkında Öngörüler ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri