ERP Seçimi: Üreticiler İçin En Önemli 9 Kriter

Üretim yapan firmaların çevresi ve çehresi hiç olmadığı kadar hızlı değişiyor. Yenilikçi üretim teknikleri, yıkıcı iş modelleri ve değişken piyasalar, firmalardan beklenen talepleri arttırıyor. Artan bu taleplere cevap verebilmek için firmalar, daha verimli bir şekilde üretmeli, genişlemeli, yeni süreçler uygulamalı ve ürünlerini pazara daha hızlı sunulmalıdır. Bu zor şartlar altında, ERP seçimi de önem kazanıyor. Sonuçta, en son teknolojiye sahip bir ERP sistemi, BT altyapınızın kalbinde yer alır, dijital dönüşümde önemli bir rol oynar ve şirketin uzun vadeli başarısı ile yakından ilişkilidir.

Endüstri veya üretim alanı ne olursa olsun, ERP seçiminde sorulan soruların çoğu aslında birbirine benzerdir:

  • Depo ile üretimi nasıl daha iyi bağlayabiliriz?
  • Müşteriye özel üretimi verimli bir şekilde nasıl uygularız?
  • Maliyetleri nasıl kontrol ederiz?
  • Teslimat sürelerini nasıl kısaltırız?
  • Kalite güvencesini nasıl optimize ederiz?
  • Büyük veriyi nasıl daha iyi kullanırız?

Lakin, ERP çözümlerinin kapsamı hayli geniştir ve birçok orta ölçekli şirket kendileri için doğru ERP sisteminin seçimi ile boğuşmaktadır. Elbette, entegre yazılım, kullanıcı dostu ve tarayıcı tabanlı gibi “olmazsa olmazlar” zaten genel olarak aranan başlıca fonksiyonlardır. Fakat, üretim sektörü için hangi özellikler vazgeçilmezdir?

Etkili bir RFP yazın: ERP İçin Daha İyi Bir RFP Yazmak başlıklı dokümanımızı indirin:

ERP seçimi

En önemli dokuz ERP seçim kriteri ile, ERP seçimi için bir kontrol listesi oluşturduk:

ERP Seçim Kriteri 1:

Yazılım, üretim türünüze göre kurgulanır

Kesikli, seri veya özel üretim gibi üretim türlerine bağlı olarak, ERP sistemindeki süreçleri doğru bir şekilde planlamak için özel fonksiyonlar gerekebilir. Bu nedenle, doğru ERP’yi arayan işletmeler, tercih etmeyi düşündükleri yazılımın, fason süreçlerinin yönetimi, gelişen ürün ağaçları ya da konsinye stoğu gibi tüm istenen özellikleri standardı içerisinde barındırdığından emin olmak için, seçimlerini dikkatli bir şekilde analiz etmelidir. Aksi takdirde, uygulama aşaması maliyetli özelleştirmeler yüzünden hayli uzayabilir ve birinci sınıf bir ERP sistemi bile hızla bir maliyet tuzağına dönüşebilir.

ERP Seçim Kriteri 2:

Yazılım, detaylı/ileri seviye planlamayı barındırır

Giderek artan karmaşık sipariş ağları, acil siparişler ve artan sayıda varyantlar, baştan sona etkin üretim kontrolünü gerektirir. Hazırlık sürelerini kısaltmak, teslimat darboğazlarından kaçınmak, makine ve personelden en iyi şekilde faydalanmak söz konusu olduğunda, klasik üretim planlama ve çizelgelemenin (PPS) sınırlarına ulaşılır. Bu sınırlar da akıllı fabrikanın gelişimini sekteye uğratan bir problemdir. Dinamik bir üretim ortamında, tüm bölümlerin gerçek zamanlı verilerini dikkate alarak, sipariş sıralarını otomatik olarak ayarlamak için ERP yazılım seçiminde entegre bir APS (İleri Planlama ve Çizelgeleme) modülü zorunluluk haline gelir.

ERP seçimi-

ERP Seçim Kriteri 3:

Yazılım, lojistik ihtiyaçlarınızı karşılar

Özellikle, otomotiv endüstrisine tedarikçi olarak çalışan firmalar, klasik bir endüstri paketinden daha fazlasına ihtiyaç duymaktadır. Yüksek müşteri memnuniyeti standartları, kısa teslim süreleri ve zamanında teslimat, yalnızca just-in-time kavramlarını yansıtan ve tüm tedarik zincirini bütünleştiren bir ERP sistemi tarafından karşılanabilir. Otomotiv tedarikçileri için ERP seçiminin bir başka önemli yönü, yazılımın üreticiye özgü lojistik süreçlerini mümkün kılmasıdır.

ERP Seçim Kriteri 4:

Yazılım, tüm ürün yaşam döngüsünü yönetir

Giderek daha da kısalan yenilik döngüleri ile, ürün geliştirmeye dair tüm verilerin korunmasının maliyeti de artar. Bu nedenle, Ürün Yaşam Döngüsü Yönetimi (PLM) için verimli araçları entegre eden ERP sistemleri, ERP seçimine gelince dikkat çekiyor. Avantajları: CAD verilerinin ERP’deki iş süreçleriyle birleştirilmesi sadece ürün verilerinin yönetilmesine yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda şirketin tüm alanlarında şeffaflığı arttırır. Bu sayede, diğer faktörlere ek olarak, üretim maliyetleri azaltılabilir ve hizmet kalitesi de geliştirilebilir.

ERP Seçim Kriteri 5:

Yazılım, verilerinizi kullanılabilir bilgiler haline dönüştürür

2020 yılına gelindiğinde, Nesnelerin İnterneti’nin (IoT) ağ bağlantılı 50 milyar cihaz içereceği tahmin ediliyor. Süreç optimizasyonu ve kurumsal kontrol için stratejik olarak artan bu veri miktarını kullanmak, orta ölçekli imalat şirketleri için önemli bir rekabet avantajı haline gelmektedir. Şirketler, ERP seçiminde profesyonel BI araçlarına önem vermeli, toplanan verileri filtreleyen, değerlendiren ve işleyen araçları aramalıdır. Son teknoloji ürünü kokpitler ve özel raporlar, kullanıcının programlama becerilerine sahip olması gerekmeden, tek bir tuşa dokunarak önemli ölçümler ve trendler hakkında detaylı bilgi edinmesini sağlar.

ERP Seçim Kriteri 6:

Yazılım, sizinle birlikte büyür

Orta ölçekli üretim şirketleri küresel pazarlarda giderek daha fazla görülmektedir. İster birleşme veya satınalmalar, ister yeni üretim tesisleri, isterse de ek proje ekipleri veya yurt dışı satış ofisleri olsun: ERP seçiminizde geleceğe yönelik bir karar almak için, yazılımın kolayca ölçeklenebilmesi ve şirketin büyümesine kolayca uyum sağlayabilmesi gerekmektedir. Çoklu bölge yeteneğine sahip olan ERP sistemleri farklı dilleri konuşur, farklı para birimleri cinsinden hesaplamalar yapar ve grup muhasebesi için konsolidasyonu kontrol eder. Ana veriler, envanter, siparişler ve üretim çizelgeleri gibi merkezi olarak yönetilen bilgiler, tüm lokasyonlarda gerçek zamanlı olarak kullanılabilir.

ERP Seçim Kriteri 7:

Yazılım, açık bir mimari sunar

Üretim firmaları, müşteriler ve tedarikçiler ile hızlı ve kolay veri alışverişinde bulunmalıdır. Bu, ERP seçimi için hazırlanan kontrol listesinin açık arabirimler ve sabit konektörler gibi unsurları içermesi gerektiği anlamına gelir. Harici iş ortaklarınızın, tedarikçi ve müşteri portalları gibi araçlarla ERP sisteminize kolayca entegre edilebilmesiyle anca karmaşık ve hataya açık senkronizasyonlardan kurtulabilirsiniz.

ERP Seçim Kriteri 8:

Yazılım, üretiminizi mobil hale getirir

Mobil uygulamalarla, hemen hemen tüm iş birimlerinin ERP’deki süreçleri hareket halindeyken rahatça kontrol edilebilir. Satınalma, satış veya depo gibi kanıtlanmış mobil uygulama alanlarına ek olarak, üretim süreçlerinde de tutarlı bir mobil strateji, üretim yapan firmalara kolaylık sağlar. Bu nedenle üretim için ERP, yenilikçi imalat alanı uygulamalarını desteklemeli ve güncel teknolojiye sahip endüstriyel cihazlar için tasarlanmış tarayıcı çözümleri sunmalıdır.

ERP Seçim Kriteri 9:

Yazılım sağlayıcısı, sadece bir tedarikçi değil, aynı zamanda iş ortağınızdır

Hemen hemen herkesin ERP seçimi için hazırladığı kontrol listesinin en üst basamaklarında yer alan bir öge vardır: ERP yazılım tedarikçisinin uzmanlığı. Sadece kapsamlı bir fonksiyon içeriği listesi, ERP’nin başarısı için garanti değildir. Sektörünüzün zorluklarını bugün olduğu kadar gelecekte de anlayabilen bir ERP tedarikçisi, rekabetçi kalmanız açısından gereken sonuçları her dönemde almanızı sağlayacaktır.

Firmanızın ERP yazılımı gereksinimleri, talepleriniz ve ileride oluşabilecek ihtiyaçlarınız doğrultusunda abas ERP’nin sizlere nasıl çözümler sunabileceği hakkında daha fazla bilgi edinmek için hemen bugün bize ulaşın.

Sonrası ERP Seçimi: Üreticiler İçin En Önemli 9 Kriter ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

Karar Verme Süreçlerinde, Bir ERP Sisteminin CFO’lara Sağladığı 7 Fayda

Şirketinizin CFO’su olarak amacınız, risk yönetimi ve sermaye tahsisi alanlarında uzmanlığınızı konuşturarak, CEO’nuzun ve yönetim kurulunuzun stratejik bir ortağı olmaktır. Finansman ve riskler göz önünde bulundurulduğunda, sadece stratejik riskleri azaltmakla kalmayıp, aynı zamanda şirketinizin büyümesini de sağlayacak seçenekler sunmaya devam edersiniz. Bir ERP sistemi, CFO olarak işinizde sahip olabileceğiniz en iyi, en destekleyici müttefik olabilir.

CFO

Siz CFO olarak stratejik rolünüzle ilgilenirken, bir ERP sisteminin sizin için sunacağı veri toplama avantajlarından bazıları şunlardır:

CFO’lar için ERP sisteminin faydası # 1:

Birbirinden bağımsız veri yığınları ortadan kalkar ve sizler bu verileri tüm işletmeniz genelinde kullanabilirsiniz

Bir ERP sistemi, şirketinizin dijital dönüşümü için zorunluluktur. Çünkü dijital dönüşümün temeli, çoklu, birbiriyle bağlantısız sistemler değil, tek bir gerçeklik kaynağı olmalıdır. CFO olarak kendi sistemleriniz ve finans/risk yönetimi ile ilgili ayrı veri tabanlarınız varsa, firmanızın üretim müdürü de sizin gibi kendi sistemlerine ve üretim ile ilgili ayrı veri tabanlarına sahipse, bunun sonucu kaçınılmaz bir şekilde karmaşa, en nihayetinde de verimsizlik olacaktır. Hızlı ve veriye dayalı karar verme için kullanılabilir bir iş zekasının eksikliği de cabası.

Entegre olmayan ve verileri gerçek zamanlı olarak raporlayamayan pek çok farklı sisteme sahip olmak, sadece CFO için değil, herkes için önemli bir baş ağrısıdır. Tüm bu birbirinden bağımsız sistemlerden ilgili bütün verilerin toplanması, derlenmesi ve raporlanması için bir insan ordusu ve uzun bir teslim süresi gerekir. Bir ERP sistemi, CFO’lara veri derleme konusunda avantajlar sunar, böylelikle bu zorluklardan kaçınarak ihtiyacınız olan verilere sahip olursunuz.

CFO’lar için ERP sisteminin faydası # 2:

Verilerinizi eyleme dönüştürülebilir hale getirin

İş Zekası (BI) yazılımını bünyesinde barındıran bir ERP sistemi, bir CFO’ya, yolcu uçağı kokpitinin bir pilota sunduğunu sunabilir: tüm ilgili veriler ve KPI’lar doğrudan parmaklarınızın ucundadır. Bir ERP sistemi sadece tüm ilgili finansal KPI’lar için gerçek zamanlı bir kokpit sunmaz, aynı zamanda CFO’lar bu finansal göstergeleri yönlendiren operasyonel KPI’larda da şeffaflık elde edebilir. Sorunlar ve endişeler ortaya çıktığında, bir ERP sistemi, CFO’nun verileri derinlemesine irdeleyebilmesine imkân vererek bu unsurların temel nedenlerini tespit etmesini sağlar. Dahası, bu tür verilerin kullanılabilirliği, CFO’nun, yönetim kadrosu içindeki stratejik ortak rolünü yerine getirmesine yardımcı olarak, veriye dayalı iş birliği ve toplu karar verme sürecini kolaylaştırmaktadır.

CFO’lar için ERP sisteminin faydası # 3:

Süreçlerinizi iyileştirmeye başlayın

Bir ERP sistemi, tüm işletme genelinde finansal ve operasyonel KPI’larınıza anında görünürlük sağlar ve bu görünürlük, işler beklentilere göre gitmediğinde, sizin veya şirketteki yetkili herhangi bir kişinin, kısa ve uzun vadeli süreçleri iyileştirmesine olanak tanır. Örneğin bir makine operatörü, ertesi gün yöneticisinin düzenleyici talimatları vermesini beklemeden, makinenin nasıl performans gösterdiğini görebilir ve gereken ayarları yapabilir. Bir ERP sisteminin gerçekleştirmesi kolay olan veri analizi, tarihsel dönemler tanımlamanızı ve proaktif olarak bunlardan yararlanmanızı sağlayarak, giderek daha tahmine dayalı hale gelir.

Örneğin, ERP sisteminiz, Haziran ayında ülkenizin bir bölgesinde firmanızın ürün stoğunun %15’inden daha fazlasının satıldığını ortaya çıkarabilir. Bu verilere sahip olmak, belki de daha fazla ürün üreterek veya fiyat artışıyla deneme yaparak, buna göre planlama yapmanıza olanak tanır. Kısacası, verilerinizi performans trendlerini izlemek ve nasıl çalıştığınız konusunda iyileştirmeler yapmak için kullanabilirsiniz.

CFO’lar için ERP sisteminin faydası # 4:

IT altyapısına ilişkin maliyetlerin düşürülmesi

Pek az şey bir CFO’yu, BT altyapısında tam kapasiteyle kullanılmayan büyük yatırımlardan daha fazla hayal kırıklığına uğratır. Bulut ERP ile, şirketinizin pahalı donanım ve yazılımları satın alması ve barındırması gerekmez. Bu maliyetlerin tamamı ERP sağlayıcısı tarafından haricileştirilerek, absorbe edilmektedir. Daha da iyisi, bulut ERP ile, yalnızca kullandığınız şey için ödeme yaparsınız. Bu nedenle, eski yerel sunucu bazlı BT teknolojisinden farklı olarak, kullanılmayan BT kapasitesi nedeniyle para kaybetmezsiniz, sadece ihtiyacınız olduğu kadar yer kaplarsınız. Bütün bunlar için en uygun tanım ise, maliyet optimizasyonudur.

CFO’lar için ERP sisteminin faydası # 5:

Pahalı BT projeleri ve işe alım/nitelikli personel istihdamı ile ilgili maliyetlerin düşürülmesi

Her CFO’nun bildiği gibi, pahalı olan sadece BT altyapısını kurmak ve sürdürülebilirliği için sürekli bakımını yapmak değildir. Bu altyapıyı yönetecek kişiler de alanında yetkin kişiler olmalıdır. Yetkin ve nitelikli personel istihdamı da hem maliyetli, hem de zor bulunan bir unsurdur. Hal böyleyken, rakipleriniz de boş durmayacak ve bünyenizdeki BT ekibinin üyelerini kendi firmalarına transfer etmek için ellerinden geleni yapacaklardır. Buna karşın, mevcut durumu korumak için maaşları ve imkanları artırmanız gerekebilir. Bulut uygulamaları tercih etmeniz durumunda, donanım, yazılım ve BT yeteneklerine pahalı, uzun vadeli yatırımlara ihtiyaç duymadan, yine sadece ihtiyacınız olan ve kullandığınız kadarı için ödeme yaparsınız.

CFO’lar için ERP sisteminin faydası # 6:

ERP, işinizi ölçeklendirilebilir ve “genişletilebilir” yapar

Şirketiniz coğrafi olarak genişliyor mu, belki de bir M&A (birleşme) stratejisiyle diğer rakipleri satın almak mı istiyorsunuz? Eğer öyleyse, CFO’nun temel rolü, bu satın alımlar ile bağlantılı birçok riskin değerlendirilmesi ve azaltılmasıdır. Bir bulut ERP sisteminiz varsa, BT yetenekleriniz, nereye giderseniz gidin, dünyanın her yerinde kolayca ölçeklenebilir. ERP sisteminize ve verilerinize bulut aracılığıyla güvenli bir şekilde erişilebildiğinden, donanımı, yazılımları ve BT kullanıcılarını yeni bir yerde konumlandırmanıza gerek yoktur. Büyüme ile birlikte gelen BT alanındaki pek çok karmaşadan dolayı hayal kırıklığına uğramak yerine, ERP sisteminiz de sizinle birlikte büyür ve siz neredeyseniz, sizinle birlikte oraya gelir.

CFO’lar için ERP sisteminin faydası # 7:

En son teknolojiye ayak uydurmanızı sağlar

Farklı lokasyonlarda, birden fazla istemci/kullanıcıya hizmet veren merkezi kuruluma sahip bir ERP iş ortağıyla çalıştığınız için, ar&ge’si ve global know-how’ı güçlü olan bu ERP sağlayıcısı, teknolojideki en son güncellemeleri takip eder ve sizlere sunar. Bu bağlamda, şirket içi BT altyapınızla ve yeteneğinizle geride kalmak yerine, ERP sağlayıcınız sizi sistem güncellemeleri ve yeni fonksiyonlarla güncel tutar. Ayrıca, ihtiyaçlarınıza ve taleplerinize bağlı olarak ERP sisteminizi geliştirebilir ve genişletebilirsiniz. Size sunulan seçenekler menüsünden istediğinizi seçebilirsiniz. Bu sadece stratejik ve teknik olarak değil, aynı zamanda maliyet kontrolü açısından da işe yarar.

ERP sisteminin size sağlayacağı faydalar hakkında daha fazla bilgi edinmek için hemen bugün bir abas temsilcisine başvurun.

29 ülkede, 65 iş ortağı ve 1.000’den fazla danışmanı ile 3.600′den fazla Küçük ve Orta Ölçekli (KOBİ) müşterisine 38 yıldır hizmet sunan abas, ürünü olan abas ERP ile müşterilerine standart ERP modüllerinin yanı sıra CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi), Mobil Çözümler, Business Apps, BI (İş Zekası), BPM (İş Süreçleri Yönetimi), APS (İleri Planlama Çizelgeleme), DMS (Doküman Yönetim Sistemi), Proje Yönetimi, Konfigüratör, e-Dönüşüm (e-Fatura, e-Defter Entegrasyonu, e-Arşiv, e-İrsaliye) ve B2B Portal/Webshop çözümlerini de sunmaktadır.

Sonrası Karar Verme Süreçlerinde, Bir ERP Sisteminin CFO’lara Sağladığı 7 Fayda ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

ERP İçin Daha İyi Bir RFP Nasıl Yazılır?

ERP için daha iyi bir RFP yazmaya başlarken

Yeni veya ilk ERP sisteminiz için bir RFP ya da bir RFI yazmak, göz korkutucu olabilir. Yazılım tedarikçilerinin aralarındaki farkları anlamanıza yardımcı olacak doğru soruları sorduğunuzdan nasıl emin olabilirsiniz? Şirketinizden kimler bu sürece dahil olmalı? Ve en önemlisi, bugünün sorunlarını ele alırken, gelecekte de rekabetçi kalmanız için size avantaj sağlayacak bir ERP sistemini nasıl seçersiniz?

Daha İyi

Dokümanımızda bu soruların cevaplarını ve daha fazlasını bulacaksınız: ERP İçin Daha İyi Bir RFP Yazmak: Doğru Soruları Sorarak Üretiminizi Geleceğe Hazırlayın

Yeni bir ERP çözümünün uygulanması, teknolojinin işin birçok parçasıyla etkileşime girmesiyle birlikte göz korkutucu ve karmaşık bir süreç olabilir. Bir şirket, ERP teklif talebini (RFP) oluştururken, çok ayrıntılı ve kapsamlı bir hale getirebilir. İşte bu, proje için daha başlamadan atılan yanlış bir adımdır. Mevcuttaki ERP için RFP’ler artık değişmelidir. Özellikle, sık rastlanan 2 strateji firmaları problemlere sürüklemektedir:
  • Gereksiz uzun RFP şablonlarını doldurmak için iç kaynakların fazla kullanılması.
  • Karmaşık RFP’ler oluşturmaları için firma dışından RFP uzmanlarına ödeme yapmak.
Bu gibi durumlarda, bir RFP çok pahalı ve karmaşık hale gelebilir, ki bu da seçim sürecini yavaşlatır. Ayrıca, firmanın ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayabilecek olan tedarikçinin hangisi olduğunu tanımlamak da neredeyse imkansız hale gelir. Bu karışıklık, projeyi daha başlamadan başarısızlığa uğratabilir.
Dokümanımız, üreticilerin ve distribütörlerin tipik olarak kendi RFP süreçlerinde karşılaştıkları en büyük altı problemi ve bunlara yönelik çözümler ile birlikte önerileri de içermektedir.
  • İşlevsellik
  • Sorulan sorular
  • İşletmenizi gelecekte de destekleyebilme durumu
  • Değer
  • RFP cevaplarını puanlandırma
  • Değerlendirilecek tedarikçi sayısı

ERP yazılımı seçmek göz korkutucu bir süreç gibi görünebilir. Ancak, RFP oluşturmaya yönelik son derece spesifik ve odaklanan bir yaklaşım, bu sürece giriş önündeki engeli azaltır. ERP seçimi için oluşturacağınız RFP’yi hatasız yapmak ister misiniz?

29 ülkede, 65 iş ortağı ve 1.000’den fazla danışmanı ile 3.600′den fazla Küçük ve Orta Ölçekli (KOBİ) müşterisine 38 yıldır hizmet sunan abas, ürünü olan abas ERP ile müşterilerine standart ERP modüllerinin yanı sıra CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi), Mobil Çözümler, Business Apps, BI (İş Zekası), BPM (İş Süreçleri Yönetimi), APS (İleri Planlama Çizelgeleme), DMS (Doküman Yönetim Sistemi), Proje Yönetimi, Konfigüratör, e-Dönüşüm (e-Fatura, e-Defter Entegrasyonu, e-Arşiv, e-İrsaliye) ve B2B Portal/Webshop çözümlerini de sunmaktadır.

Sonrası ERP İçin Daha İyi Bir RFP Nasıl Yazılır? ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

abas ERP’nin Dijital Dönüşümü ve Çevikliği Destekleyen 5 Temel Faydası

abas ERP sistemi ile nerede olursanız olun, ister yolda, ister okulda, isterseniz bir alışveriş merkezinde; online olarak ve dijital araçlar sayesinde ihtiyacınız olan bilgiye erişebilirsiniz.

Şirket yöneticileri, iç ve dış koordinasyonun öneminin farkındadır. Müşterinin, ihtiyaçlarının karşılanmasını beklerken yaşanan koordinasyon eksikliğini görmesinden, gereksiz ve savurgan çabaların yaygınlığından ve “sol elin, sağ elin ne yaptığını bilmiyor” gibi görünmesinden daha fazla hiçbir şey bir işletmenin itibarına ve gelirlerine zarar veremez.

Departmanlar ve iş birimleri arasındaki koordinasyon eksikliği, adeta verimlilik, maliyet kontrolü, çalışan ve müşteri bağlılığı düşmanıdır. Sol el ile sağ el birlikte hareket etmeli, etmemeleri durumunda da bu herkes tarafından kolayca fark edebilmelidir.

abas

ERP, Departmanlar Arasındaki Koordinasyonu Sağlar

Bir kurumsal kaynak planlama, yani ERP sistemi, tüm iş bölümlerinizi ve departmanlarınızı birbirine bağlar ve koordine eder; bu üretim personelinizin satış sürecinde veya satış personelinizin üretim sürecinde kendilerini ilgilendiren unsurları görebilmelerini sağlar. Yani, örneğin, üretim ekibiniz, satış ekibiniz tarafından oluşturulan yeni müşteri siparişlerine, gerek duyulan detayda ve gerçek zamanlı erişim sağladığında, bu veriler müşteri taleplerinin karşılanması için doğru özelliklere sahip ve doğru miktarlarda ürün üretilmesine yardımcı olur.

Bir ERP sisteminin size sağlayacağı görünürlük, üretim planlamanızı destekler, tedarik zincirinizde ve depoda verimliliğinizi arttırır, maliyetlerinizi düşürür ve müşterilerinize verdiğiniz sözleri yerine getirmenizi sağlarken, aynı zamanda, suçlamak için birbirlerini parmakla göstermeden, üretim ve satıştaki çalışanlarınızın aynı safta yer almalarını sağlar.

Bu, abas ERP gibi profesyonel bir ERP sisteminin, işletmenizin daha akıllı çalışmasına nasıl yardımcı olduğunu gösteren küçük bir örnektir. Şimdi bu örneği işletmenizin tüm geneline yayın ve kar hanenize yansıyacak olumlu etkilerini hayal edin. Sol el sadece sağ elin ne yaptığını bilmekle kalmaz, aynı zamanda diğer tüm departmanlarda ne olup bittiğini bilerek koordineli bir şekilde çalışır. Bu doğrultuda, abas ERP sisteminin işinize sunduğu 5 temel fayda şöyle karşımıza çıkmaktadır:

Bir ERP seçim sürecine mi başladınız?

Sizin için hazırladığımız dokümanı hemen indirin: Bir ERP Yazılımını 7 Kolay Adımda Nasıl Satın Alabilirsiniz?

1: Raporlama ve uyumluluk kolaylaşır

Bir ERP sistemini uyguladığınızda, geri dönüp raporlama ve uyumluluk amacıyla tüm ilgili verilerinizi derleyip, organize etmek zorunda kaldığınız günler sona erer. Raporlamalarınızın zamanında yapılabilmesi için, sayısız çalışanın sayısız saatler harcamasına ve haftalar veya aylar boyunca uğraşmanıza gerek kalmaz. ERP sisteminizi istediğiniz raporları otomatik olarak oluşturmak için yapılandırabilir ve daha sonra bu raporları ilgili çalışanlara (ya da tümüne – bu size kalmış) ve/veya bu çalışanların bahsi geçen sürece dahil olup olmadıklarına göre düzenleyebilirsiniz.

2: Veriler tek bir yerde görünür

Bir ERP sistemi ilgili verilerinizi tek bir yerde görünür kılar, böylece mavi yakalı çalışanlar da dahil olmak üzere ilgili kişiler, temel performans göstergelerini – KPI’ları – istedikleri gibi izleyebilir ve ölçebilirler. Bir sorun ortaya çıktığında, doğru kişiler anında uyarılır ve sorun acil hale gelmeden önce zamanında gerekli ayarlamalar yapılabilir. Bir ERP sistemi ile çeşitli kokpitleri, ilgili kişilerin performanslarını yönlendiren doğru verilere gerçek zamanlı görünürlük sağlayacak şekilde yapılandırabilirsiniz. Üretim alanınızdan, depoya ve tedarik zincirinize kadar ekibinizin her üyesi, doğru ekranları görüntüler ve aynı şekilde kendilerini ilgilendiren diğer tüm ekranlara da erişebilir. Koordinasyonun ilerlemesi için ERP sistemleri temel gereksinimdir.

3: Verilerin etkin hale gelmesi daha iyi kararlar alınmasını sağlar

Şirket yöneticileri, altıncı hislerini, sezgilerini, çevrelerindeki diğer kişilerden aldıkları tavsiyelerle harmanlayıp, eski verilere güvenerek rapor haline getiriyordu. Yöneticiler, günümüzde de bir ERP sisteminin desteğiyle, yine altıncı hislerini kullanarak kararlar almaya devam edebilirler, ancak eski ABD Başkanı Ronald Reagan’ın tavsiyesini de göz önünde bulundurmak isteyebilirler: “Güven ama doğrula”.

Yöneticiler, çalışma hipotezini geliştirmek için ERP’den faydalanabilir, hatta bu hipotez içgüdüsel olsa bile, ERP sisteminin sağladığı tüm veriler ile mukayese edebilirler. Yani eğer veriler hipotezi desteklemiyorsa, yönetici, yalnızca içgüdüsel seziye güvenmek yerine verileri kullanarak kararı yönlendirebilir. Yöneticiler ayrıca, verileri basitçe takip etmeyi, verilerin ne söylediğine göre kararlar almayı, geçmiş dönemleri izleyerek tahmine dayalı analitiğin yol göstermesini de seçebilirler.

4: Veri kokpitleri çalışanları motive eder

Bir ERP sistemi ve şirketinizin ürettiği özelleştirilmiş KPI’larla, her bir departmanın ya da iş bölümlerinin, sadece hedeflerinize göre değil, aynı zamanda birbirlerine göre nasıl çalıştıklarını bilmelerini sağlayan kokpitler oluşturabilir ve bu kokpitleri görüntüleyebilirsiniz. Örneğin, farklı iki bölgedeki depolardan biri KPI hedefini aşıyor olsa bile, performansını diğer depoyla kıyaslayabilirsiniz. Depodaki çalışanlarınıza ilgili gerçek zamanlı veriyi ve KPI’ları göstererek, performansı artırabilir ve bu sayede üretkenlik açısından daha fazla rekabete teşvik edebilirsiniz.

5: Veri odaklı daha iyi kararlar alınması için tahmine dayalı analitiği kullanır

Karar vermek, çoğunlukla geçmiş dönemleri analiz edip elde edilen veriyi bütünleştirmekle ilgilidir. Bir spor benzetmesi yapmak gerekirse bir teknik direktörün, yeni bir hücum taktiği icat etmekten ziyade, geçmişte tutarlı bir şekilde çalışılmış bir taktiği sahaya sunma olasılığı daha yüksektir. Şirket yöneticileri de aynı şekildedir. Geçmiş dönemleri irdeleyip, onları en iyi uygulamalara dönüştürmeye çalışırlar. Fakat oyunun kuralları değiştikçe, yeni taktiklere ihtiyacınız olur ve günümüz iş dünyasında kurallar her zamankinden daha hızlı değişmektedir. Tahmine dayalı (Prediktif) analitik, periyodları belirlemek ve geleceğe ilişkin tahminler yapmak için, verilerin kullanılmasıdır. Teknoloji ise, daha önce ya da şu an olanlara değil, daha sonra ne olacağına dair bize öngörü sunabilir. Tabii ki insan unsuru her zaman önemli olacaktır, ancak tahmine dayalı analitik kararların daha kolay verilmesini sağlayacaktır. Düşük riski olan bazı kararlarda, otomasyon, yapay zekâ (AI) ve tahmine dayalı analitik, karar vericilerin yerini alabilir.

Sonuç: ERP ile Etkinleştirilen Dijital Dönüşüm ve Çeviklik

Yukarıda listelenen 5 avantaj, işletmenizin dijital dönüşümünden başka bir şeye ihtiyacı olmadığını gösterir. Bir ERP sistemi, operasyonlarınız genişledikçe tüm ilgili verilerinize erişmenizi ve bunlardan yararlanmanızı sağlar. Olup bitenleri bilerek, yol boyunca düzeltme/ayarlama yapma becerisi kazanmanın başka bir popüler adı da çevikliktir. Tüm firmaların günümüz rekabet şartlarında çevik olmaya ihtiyacı vardır ve bir ERP sistemi bunu size kolaylıkla sağlar.

Sektörünüzde rekabetçi kalmanıza yardımcı olmamızı ister misiniz? Bu sorunun cevabı “EVET” ise, bugün hemen bizimle iletişime geçin.

29 ülkede, 65 iş ortağı ve 1.000’den fazla danışmanı ile 3.600′den fazla Küçük ve Orta Ölçekli (KOBİ) müşterisine 38 yıldır hizmet sunan abas, ürünü olan abas ERP ile müşterilerine standart ERP modüllerinin yanı sıra CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi), Mobil Çözümler, Business Apps, BI (İş Zekası), BPM (İş Süreçleri Yönetimi), APS (İleri Planlama Çizelgeleme), DMS (Doküman Yönetim Sistemi), Proje Yönetimi, Konfigüratör, e-Dönüşüm (e-Fatura, e-Defter Entegrasyonu, e-Arşiv, e-İrsaliye) ve B2B Portal/Webshop çözümlerini de sunmaktadır.

Sonrası abas ERP’nin Dijital Dönüşümü ve Çevikliği Destekleyen 5 Temel Faydası ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

GDPR Ve KVKK Nedir?

Her geçen gün teknolojinin merkezinde şekillenen hayatlarımıza yeni birer kavram giriyor. Bizim dışımızda fakat öznesinin yine biz olduğumuz bu yeni evrenin kurallarına uyum sağlamamız özellikle iş dünyası açısından hayati önem taşıyor.  25 Mayıs 2018 tarihi itibariyle yürürlüğe giren ve Avrupa Birliği ülkeleri ve vatandaşlarını kapsıyor gibi görünse de aslında tüm dünyayı ilgilendiren GDPR (General Data Protection Regulation), son dönemin en önemli yasalarından biri olarak karşımıza çıkıyor.  GDPR’ye uyumlu bir işletmeye sahip olmak için yapmanız gerekenler ile ilgili hala endişeleriniz ve soru işaretleriniz var ise hızlı bir şekilde gidermenizi öneririz. Çünkü yasa ile ilgili sorunlar yaşayarak, bu sorundan etkilenen işletmelerin sayısı her geçen gün artmaya devam ediyor.

GDPR

Avrupa Birliğine uyum süreci kapsamında 7 Nisan 2018’de Türkiye’de yürürlüğe giren KVKK   ( Kişisel Verileri Koruma Kanunu) ile GDPR arasında birçok benzerlik olsa da KVKK’ya uyum sağlıyor olmanız GDPR’ye uyum sağladığınız anlamına gelmiyor.

GDPR, özellikle ithalat yapan firmalar için oldukça önemli bir konu iken, aynı zamanda Avrupa birliği vatandaşları ile Türkiye sınırları içerisinde çalışan herkesi ilgilendiriyor. Durum böylesine ciddi olunca bilmeniz gereken özellikleri sizler için sıralıyoruz;

 

  • Şirketin konumundan bağımsız olarak, Avrupa Birliği sınırları içerisinde yaşayan herhangi birinin kişisel verilerini işleyen her şirket için GDPR geçerlidir.

 

  • GDPR ile uyumlu olmayan veri işleyicileri ve denetleyicileri dahil tüm kurumlar ve kuruluşlar, yıllık cirolarının %4’ü ile 20 milyon arasında bir miktarda ceza alabilirler.

 

  • Veri konusunda kullanıcının onayı ve reddi net bir şekilde istenmeli ve şeffaf olunmalıdır. Ayrıca onayın geri alınabilmesi kolay olmalıdır.

 

  • GDPR ihlal bildirimleri zorunlu hale gelecek ve işletmenin ihlalinin farkına varılmasının ardından gelen 72 saat içinde bu ihlalden etkilenen kullanıcılara şeffaf bir biçimde bilgilendirme yapılmalı ya da çözüm üretilmelidir.

 

  • GDPR, sistemlerin en başından veriyi dahil etmesini de şart koşuyor. Yani şirketlerin sistemlerini en baştan GDPR’ye uygun biçimde düzenlemeleri ve sonradan ekleme yolunu kullanmamaları gerekiyor.

Sonrası GDPR Ve KVKK Nedir? ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

IIoT (Nesnelerin Endüstriyel İnterneti) Çevikliği Nasıl Etkiler?

Üretimin IIoT Verilerine Dayalı Geleceği

Nesnelerin Endüstriyel İnterneti, ya da IIoT, önümüzdeki yıllarda akıllı üretimin temeli olacaktır. Geleceğin üretim ve dağıtım merkezlerinin neye benzeyeceğini zaten biliyoruz.

Veriye göre otomatikleştirilmiş ve yüksek düzeyde bağlanmış, insan kaynağı ve robotlar/AI (Yapay Zekâ) ile harmanlanmış yollarla birlikte çalışarak, teknoloji en iyi yaptığı işi yapıyor; Rutin, tekrarlanabilir görevler ve sürekli veri toplama. İnsanlar da en iyi yaptıkları işleri yapıyorlar; iş stratejileri geliştirmek, planlama yapmak, yeni fikirlerle gelmek, ekosistemi koordine etmek ve verilerle ilgili kararlar almak.

Endüstriyel ekipman ve robotların, sadece insanların depo ve üretim tesisleri gibi faaliyet gösterdiği ortamlarda güvenlik sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda karar vericilerin temel performans göstergelerini (KPI) izlemelerine ve süreç düzenlemelerini/değişikliklerini anında yapmalarına olanak tanıyan ilgili performans verilerini sürekli olarak iletecek sensörleri olacak.

Tüm bunların kelime olarak karşılığı çevikliktir. Çeviklik, teknoloji, veri ve gerçek zamanlı olarak birlikte çalışan insanlar tarafından sağlanır ve her an verimliliği artıran endüstriyel bir ekosistem yaratır. IIoT, piyasa ortamının nasıl değişebileceği fark etmeksizin gelişebilen ve tepki veren, yaşayan, uyarlanabilir bir organizma olarak görülebilir.

data-analytics-is-part-of-IIoT-

IIoT Ekosisteminin 3 Büyük Faydası

1-İlgili verinin gerçek zamanlı görünürlüğü süreçlerin iyileştirilmesini sağlar

Ekipman ve robotlar üzerindeki çoklu sensörler, performans verilerini gerçek zamanlı olarak paylaşabilir. Bu da, ister liderlik ekibinin, ister işletme ekbinin bir parçası olsunlar, karar vericilerin operasyonları izleyebilmeleri, düzenleyebilmeleri ve devam ederken süreçleri iyileştirebilmeleri anlamına gelir. Örneğin, bir üretim hattı kabul edilemez derecede yüksek sayıda kusurlu ürün üretiyorsa, karar vericiler bu sorunu hızlı bir şekilde belirleyebilir, sorunun nereden geldiğini tam olarak bulmak için analiz yaparak teşhis koyabilir ve akabinde de üretimi kalite açısından yoluna koymak için sorunu çözebilirler. Sistem problemleri öğrenip çözdüğü için, öğrendiklerini bütünleştirebilir ve süreçleri sürekli iyileştirmek için gerçek zamanlı olarak uyarlayabilir. Tüm bu zekâ, algılayıcılar tarafından toplanan ve aktarılan performans verileriyle yönlendirilir, ardından karar vericilerle aksiyon almaları için paylaşılır.

Üretim veya depo performansı ile ilgili raporları görmek için günün, haftanın ya da ayın sonuna kadar bekleyip, sorunların nerede ortaya çıktığını ve bunların nasıl çözüleceğini analiz etmeye başlamak yerine, bir IIoT ekosistemi karar vericilere, yeni ortaya çıkan sorunları anında düzeltebilmelerini ve öğrenilen dersleri yeni, dinamik ve uyarlanabilir operasyonel süreçlere entegre etmelerini sağlayan anahtar veriyi verir. Bu, gerçek zamanlı olarak süreç iyileştirme ve ölçeklenebilir çevikliktir ve IIoT’nin vaadi tam da budur.

2. Tüm seviyelerde karar vermeyi kolaylaştırmak için analitikler sunar

Tüm veriler eş değer bir şekilde oluşturulmaz. Her bir endüstri ve imalat şirketi faaliyetlerinin farklı alanlarında farklı KPI’lara sahiptirler. IIoT, karar vericilere verileri nasıl ilettiği ve raporladığı açısından özelleştirilebilir. Dolayısıyla, şirketiniz farklı üreticiler için ekipman sağlıyorsa, başarısız veya sorunlu bir ekipmanın bir müşterinin üretim işlemini nasıl bozabileceğinin de çok iyi farkındasınızdır ve müşteri, yaşanan bu aksaklık nedeniyle oluşan zararını size yansıtabilir veya sizi cezalandırabilir. Bu nedenle, bu üretim ekipmanının üreticisi ve müşteri / kullanıcı, bu ekipmanın bakımı ve bakımı hakkındaki verilere aşırı derecede duyarlı olacaktır.

Örneğin bir uçak motorunu düşünün. KPI’ları özelleştirme ve analizleri izleme yeteneği, herkesin bakım verilerini izlemesini ve bu kritik ekipmanların çalışır halde tutulmasını sağlar. Sektörünüzün ve şirketinizin özel ihtiyaçlarını karşılamak için KPI’ları ve veri aktarımını özelleştirme yeteneği, sizin için en uygun olan verileri izlemek adına ezber bozan bir özelliktir.

3. Çevikliği desteklemek için tahmine dayalı analitiği kullanır

Makine öğreniminin ve AI’nın bir araya gelmesi ile, IIoT başka bir seviyeye ulaşır. Veri bilimciler, tarihsel modelleri tanımlayan algoritmalar yazabilirler ve bu tarihsel veri modellerine dayanarak, gelecekle ilgili tahminlerde bulunabilirler. AI (yapay zekâ) teknolojisi, örneğin, verilerdeki pazar fırsatlarını bulabilir ve bunlardan yararlanmak için tüm IIoT sistemini yeniden düzenleyebilir. X üreticisinin Kasım ve Aralık aylarında kuzeybatı bölgesinde ürünleri %25 daha fazla satılıyorsa, tahmine dayalı analitik, bu eğilimi belirleyebilir ve artan mevsimsel ve bölgesel talebi karşılayacak şekilde tüm üretim ve dağıtım sistemini bir araya getirerek yeniden yapılandırır.

Birden fazla noktadan toplanan verilerle tam entegre edilen ve koordineli olarak işleyen sistem “akıllı” hale gelir. Üretilecek ürünler belirlenir, bu ürünleri yapmak için gereken parçalar ve malzemeler tedarikçiden sipariş edilir, depo hazırlanır ve duruma göre nakliye/taşıma kapasitesini arttırılır, vs. ve tüm bunlar otomatik olarak sorunsuz bir şekilde gerçekleşir.

IIoT’nin Temeli Nedir?

Nesnelerin Endüstriyel İnterneti’nin inanılmaz avantajlarından tam olarak yararlanmak için, ilk olarak sistemlerinizi ve verilerinizi entegre ederek işe başlamalısınız. IoT, paylaşılan verilerin temelini oluşturan veri odaklı bir ekosistemdir. Eğer sistemleriniz ve verileriniz arasında bariyerler varsa ve sağ el sol elin ne yaptığını bilmiyorsa, sistemlerinizi bütünleştirene ve verileri bir iş olarak etkin duruma getirene kadar IIoT’yi “yapamazsınız”.

İşe sistemleri bütünleştirerek ve kişilere gereksinim duydukları tüm ilgili verilerde görünürlük sağlayarak başlayabilirsiniz. Bir ERP sistemi, IIoT’ye doğru yolculuğunuza başlamak için harika bir yoldur. Elbette ekipmanınıza sensörler eklemeniz ve kokpitleri özelleştirmeniz gerekecek. Lakin bu sayede üretim alanındaki çalışanlarınız, ekipmanlarınızın KPI’ları ve performansları hakkında bilgiye sahip olabilecekler. Bir ERP sistemi, dijital etkinleştirme ve nihayetinde, IIoT’nin vaat ettiği operasyonel çevikliği destekler.

Sonunda, her şey bağlantı ile ilgilidir. IIoT ile ileride, bugün bulunduğunuz yerden farklı bir konuma gelebilirsiniz, ancak bunun için çalışanlarınıza ve sistemlerinize veriye erişmek ve bu verileri kullanmak, toplanan verilere dayanarak sürekli süreç iyileştirmesini sağlamak, taleplere önceden uyum sağlamak için tahmine dayalı analitiği uygulamak adına gereken altyapıyı sağlamanız gerekir. Ama ilk adım, veri ambarınızı bir düzene sokmaktır. ERP, gelecekte her ne olursa olsun, ileriye yönelik bir çeviklik temeli sağlamanıza yardımcı olur. Muhtemelen, üretimin geleceği veri, teknoloji ve kurumların hızlı bir şekilde değişme kabiliyeti tarafından yönlendirilecektir. ERP tüm bunlar için bir temel ve daha fazlasıdır.

29 ülkede, 65 iş ortağı ve 1.000’den fazla danışmanı ile 3.600′den fazla Küçük ve Orta Ölçekli (KOBİ) müşterisine 38 yıldır hizmet sunan abas, ürünü olan abas ERP ile müşterilerine standart ERP modüllerinin yanı sıra CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi), Mobil Çözümler, Business Apps, BI (İş Zekası), BPM (İş Süreçleri Yönetimi), APS (İleri Planlama Çizelgeleme), DMS (Doküman Yönetim Sistemi), Proje Yönetimi, Konfigüratör, e-Dönüşüm (e-Fatura, e-Defter Entegrasyonu, e-Arşiv, e-İrsaliye) ve B2B Portal/Webshop çözümlerini de sunmaktadır.

Sonrası IIoT (Nesnelerin Endüstriyel İnterneti) Çevikliği Nasıl Etkiler? ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

Bir ERP Uygulamasına İhtiyaç Duyduğunuzu Gösteren 3 Şey

Bir işi büyütmek kolay değildir.  Süreç boyunca zaman, özveri ve odaklanmaya ihtiyaç duyarsınız. Zaten zorlu olan bu süreci daha da zor ve kimi zaman imkânsız hale getiren ise modası geçmiş ya da yönetilmesi güç yazılım sistemleridir.  Tüm çalışanların işlerini en doğru şekilde yapabilmeleri için ihtiyaç duydukları bilgilere anında erişebildikleri bir sistemin beraberinde verimliliği, yüksek performansı ve haliyle kârlılığı getirmesi kaçınılmazdır.

ERP-İhtiyaç

Böylesi bir durumla karşı karşıyaysanız, bir ERP sistemi ile tüm engelleri aşabilirsiniz. Bir ERP Uygulamasına ihtiyaç duyduğunuzu gösteren en yaygın 3 gösterge ise şöyle;

Eksik Mobil Yetenekler

Günümüz dünyası her gün değişiyor ve bu değişim bizleri eskisi kadar şaşırtmadan uyum sağlama kabiliyetini de beraberinde getiriyor. Hareket özgürlüğü sağlayan ERP sistemleri kurumlara rekabet avantajı getirdiğini ve üretkenliği artıran önemli bir özelliktir. Son zamanlarda Amerika’da gerçekleştirilen bir anket 5 işçiden birinin sözleşmeli olduğunu gösteriyor. Bu durumda bugün iş gücünün önemli bir kısmını serbest bir kitlenin oluşturduğunu söylememiz mümkün hale geliyor.  Bu nedenle, başarılı bir işletmenin farklı cihazlar aracılığıyla tüm çalışanlarına kolayca erişebilen bir sisteme ihtiyacı vardır.

Mobil yeteneklere sahip bir ERP sistemi ile seyahat eden ya da sözleşmeli çalışanlarınızın bildirimlerle, güncellemelere ve gerçek zamanlı olarak önemli bilgilere kolay erişimini sağlayabilirsiniz.

Kötü Muhasebe ve Satış

Muhasebe ekibiniz daha güncel rakamlar istiyorsa, bu bir ERP sistemine ihtiyaç duyduğunuzun en önemli göstergelerinden biridir. Yine aynı departman içinde kâğıt tabanlı faturaların ve satış siparişlerinin manuel olrak girildiği bir satış departmanının var olması da bir ERP sistemine ihtiyaç duyduğunuzun bir diğer göstergesidir.

“Günümüz dünyasında kâğıt ve kalem vintage birer aksesuar olarak var olurken, işinizin kalbi muhasebe departmanını bu eski moda sistem ile yönetmek sizi sadece başarısızlığa götürür”

Bilgiye hızlıca ulaşabileceğiniz bir ERP sistemi ile değerli zamanınızdan tasarruf edebilirsiniz.  Gerçek zamanlı bilgi akışı ile satışlarınızın ve eldeki stoklarınızın kontrolünü de sağlayabilirsiniz. 

Sorunlu Sistem Entegrasyonu

Sistem entegrasyonu, verimli çalışmak için gereken tüm önemli bilgileri içeren tek bir iş istasyonuna sahip olmak demektir. Sistemler veya elektronik tablolar arasında bilgileri birleştirme noktasında sorun yaşıyorsanız bu entegrasyon eksiliğinin bir göstergesidir.

İşletmeniz gerçekten büyümeye başladığında, birden fazla uygulamaya sahip olmanın getirdiği birçok zorlukla karşılaşabilir ve bu sebeple verimliliğiniz azalabilir. Bir ERP sistemi ile bu zorlukların üstesinden gelerek, tüm iş operasyonlarınızı merkezileştirebilirsiniz.

Ayrıca entegrasyon tüm sistemlerin iletişim kurmasını sağlayarak, verinin serbestçe akmasına ve şirketteki herkes tarafından erişilmesine olanak sağlar.

Sonrası Bir ERP Uygulamasına İhtiyaç Duyduğunuzu Gösteren 3 Şey ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

Dijital İkiz Nedir?

Dijital İkiz kavramı ilk olarak 2002’de Dr. Michael Grieves tarafından NASA’nın eşleme teknolojisi sonucunda ortaya atılmıştır. Dijital ikiz kavramı 2002’den bu yana var olsa da IoT ile birlikte daha etkili hale gelmiştir. Bugün bu etki öylesine önemlidir ki, Gartner’ın 2017’de 10 stratejik teknoloji trendi listesinde yer almaktadır.

dijital ikiz

Basit bir anlatımla, bir dijital ikiz, sürecin, ürünün ya da servisin sanal bir modelidir.  Sanal ve fiziki dünyaların birleştirilmesi demek, verinin analizi ile birlikte bir problemi oluşmadan önce görmeye olanak sağlar. Bununla birlikte dijital ikiz ile yeni fırsatlar geliştirerek simülasyonlar aracılığıyla geleceği bugünden inşa edebilirsiniz.

SAP’de IoT Başkan Yardımcısı Thomas Kaiser’in konu ile ilgili görüşleri şöyle;

“Dijital İkizler, bir işin varlığını ve iş sürecinin döngüsü açısından bir zorunluluk haline geliyor. Bu zorunluluğu yerine getirmeyen şirketlerin rekabet yarışında geride kalacağını söyleyebiliriz”

Dijital İkiz Nasıl Çalışır?

Dijital ikiz kavramı için fiziksel ve sanal dünya arasında bir köprü diyebiliriz. Dijital ikizin çalışma biçim ile şu sırayla ilerler; ilk olarak, çalışma koşulları, gerçek zamanlı durumlar ve konum gibi akıllı bileşenler sensörler aracılığıyla fiziksel bir öğeye entegre edilir.  Bileşenler veriyi alan ve işleyen bulut tabanlı bir sisteme bağlı olmalıdır. Ardından bu girdi, diğer bağlamsal veriye karşı analiz edilir.

Her ne kadar yeni bir kavram gibi görünse de bulut teknolojisi ve IoT ile birlikte her geçen gün daha fazla avantaj sağlayan dijital ikizler, gelecek için çok daha önemli olacağının sinyallerini bugünden vermeye devam etmektedir. Dijital ikiz sayesinde iş süreciniz ile ilgili olarak gerçek dünyada uygulayabileceğiniz dersler alabilirsiniz ve bu derslerin bir sonucu olarak sürecinizdeki fırsatları öğrenerek, işinizde verimi maksimum seviyeye çıkarabilirsiniz.

Dijital İkizin Öncüsü NASA

NASA uzay araştırmalarında eşleme teknolojisini kullanarak bugün Dijital İkiz kavramının öncüsü olmuştur.

Fiziksel olarak yakın olmadığınız sistemleri nasıl yönetecek, çalıştıracak ya da tamir edeceksiniz?

NASA’nın araştırma departmanının en başından beri yanıtını aradığı bu soru, onları önce eşleme teknolojisine ardından da dijital ikiz kavramının bugününe dek getirdi.  Bugün NASA, yeni sistemler geliştirirken Dijital ikizleri kullanmaya devam ediyor.

“Dijital İkizin en büyük avantajı, ekipmanlarımızı sanal ortamda oluşturarak, test edebilmemizdir. Bu sayede ekipmanlar gereksinimlerimizi tam olarak karşıladığında üretim aşamasına geçiyoruz” NASA Üretim Uzmanı ve Uluslararası Üretim Merkezi Yöneticisi John Vickers

Dijital İkiz Teknolojisi Neden Önemlidir?

Dijital ikizler günümüzde inovasyon ve performansı yönlendirebilen güçlü yöneticiler haline gelmişlerdir. Dijital ikizi, yetenekli, en güçlü ve gelişmiş izleme kabiliyetine sahip, öngörü yetenekleri en üst seviyede olan bir ürün teknisyeni olarak düşünebilirsiniz.

IDC’ye göre; 2018’de dijital ikiz teknolojisine yatırım yapan şirketler, kritik süreçlerde %30 gelişmeyi göreceklerinden emin olabilirler.

Gelecek beş yıl içerisinde uzmanlar dijital ikizler ile birlikte milyonlarca yeniliğin sunulacağını düşünüyorlar.  Son yıllarda dijital ikiz teknolojisini kullanarak başarı hikayelerini paylaşan firmaların sayısının her geçen gün artması bu düşüncenin ne kadar haklı olduğunu ortaya koyuyor.

Sonrası Dijital İkiz Nedir? ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

Dijital Dünyada Değişim Yönetiminin 7 Başarı Faktörü

Değişim yönetimi ilerlemeyi artırmaya yardımcı olur. Teknoloji, işletmelere büyümeleri ve gelişmeleri açısından pek çok fırsat sunar. Bu fırsatlardan yararlanmamak ise tam anlamıyla bir israf olur. Eğer teknolojik fırsatlardan yararlanmak için işinizde değişiklik yapmazsanız, rakipleriniz kesinlikle sizi yarışın gerisinde bırakacaktır. Bununla birlikte, bir de kapasiteniz yokken beklentiler arttığında, müşterileriniz bile sizi geride bırakabilir.

Bir şeyler yapmanın eski yollarından yeni yollara geçiş, yani dijital olarak etkin çalışma yolları benimsemek – bir şirket olarak daha çevik olmak – her zaman kolay değildir. Ama bu üstlenebileceğiniz en önemli stratejik girişimdir. Dijital dönüşüm ile değişimi takip ettikçe göz önünde bulundurmanız gereken 7 başarı faktörü şunlardır:

değişim-abas

1.Başarıya Ulaşmak İçin Bir Yol Haritası Belirleyin

Oraya ulaşmak için öncelikle tam olarak nereye gittiğiniz hakkında net bir fikre sahip olmanız gerektiğini bariz bir şekilde söyleyebiliriz, keza doğru olan da budur. Değişime, değişim öncesinde nerede olduğunuzu bilerek başlayın, böylece değişim yolculuğunda sonraki adımları net olarak görebilirsiniz. Çoğu şirket, herkesin takip edebileceği net bir yol haritası oluşturmaya zaman ve kaynak ayırmayı unutur. Eğer başarının her adımının nasıl göründüğüne dair net bir başlangıç vizyonu geliştirmezseniz, oraya asla varamazsınız.

Evet, büyük bir değişim yönetimi sürecini duyurmak harika ve belki de konferans salonunda büyük bir toplantıya katılan herkes bu adımınızı takdir edecek, ancak bu coşku çalışanlarınızı değişime dahil etmek için yeterli olmayacaktır. Çalışanlarınız süreç başlangıcından tamamlanana kadar adım adım yapmaları gereken somut şeyler hakkında net bir fikre sahip değillerse, işte o zaman oraya ulaşmak için hepiniz mücadele edeceksiniz, bu sırada ivme kaybedeceksiniz, özellikle de ortadaki o çamur yığınına gelindiğinde ve kimse bir sonraki adımda ne yapacağını bilemezken. Bu gerçekten oluyor mu?  Evet, her zaman.

2. Destekleyici İletişimi Uygulayın ve Bir Kültür Oluşturun

Yalnızca yönetim kadrosu yol haritasına sahipse ve sonraki adımları biliyorsa, değişikliği gerçekleştirmesi beklenen insanlar sürecin sahipliğini ele geçiremez ve işler zorlaşınca parmakla gösterilip suçlanmaya başlanabilirler ( ve değişim yönetimi süreçlerinde işler her zaman zorlaşır).  Yukarıdan aşağıya doğru bir yaklaşım sorun yaratır: Herkesin değişmesi bekleniyorsa, herkes başlangıçtan itibaren bu süreçte yer almalı ve elini taşın altına koymalıdır.

Liderlik ekibinin, örgütün benimsemesini istediği yeni davranışları ve çalışma biçimlerini modellemesi gerekir, ancak değişimin arkasındaki tüm çalışanları aynı hizada tutmanın başarı için kritik öneme sahip olduğu aşikardır. Bu yüzden sürekli olarak neden, nasıl ve sonuç olarak – ne yaptığınızı – herkesle, başlangıçtan bitişe kadar paylaşmanız gerekir. Sınırlı iletişimden ziyade, açık iletişim her zaman daha faydalıdır. Sonuç ise, aradığınız değişimi destekleyen ve herhangi bir değişim yönetimi süreci için altın değeri taşıyan bir kültür olacaktır.

3.Pilot Projeler Oluşturun, Ölçekleyin ve Diğer Bölümlerde Bunu Tekrarlayın

Herhangi bir değişim yönetimi süreci, “başarı öyküleri” ve değişimin ardında bir ivme yaratacak iş durumlarına ihtiyaç duyar. Pilot projeler, tüm organizasyonda büyük değişiklikler yapmaktan daha iyidir. Örneğin, şirketinizde daha fazla veri analizi kullanmaya çalışıyorsanız, ilk olarak işe veri analizinden en çok fayda görmeyi beklediğiniz bir departman veya iş alanıyla başlayın. Örneğiniz açık sonuçlar gösterdiğinde, bu sonuçları paylaşın ve veri analizinin kendilerine nasıl yardımcı olabileceği konusunda diğer departmanları ikna etmek için bunları kullanın.

Diğer bir deyişle, değişikliğin benimsenmesini hızlandırmak, kamuoyu oluşturmak için örnekleri kullanın ve daha fazla insanın faydaları görüp “değişim trenine binmesi” ile momentumu artırarak daha geniş ölçekler inşa edin.

4. Öğrenme Kültürü Oluşturun

Örgütsel çeviklik, insanların belirsizlikte rahat hissetmelerini ve hatalardan hızlıca ders çıkarmalarını gerektirir. Bir yanlışlık, eğer ki ondan ders çıkarırsanız, bir başarısızlık olmayacaktır, işte bu “yalın girişimler” hareketidir. Şirket içerisinde yalın olun. Başarısız olmaktan korkmayın, başarısız oldukça hızla öğrenin ve öğrenmeyi kurum kültürünüze dahil edin.

Bunu yapmak için başarısızlık konusunda kültürel bir kaymaya ihtiyaç duyabilirsiniz. Bu yüzden, başarısızlığı cezalandırmak ya da başarısızlıktan kaçınmak yerine bunu; ürünlerinizi, süreçlerinizi ve sistemlerinizi öğrenme ve geliştirme sürecinin bir parçası olarak görün. Liderler, her zaman öğrenmeye çalışarak, hem mücadelelerini/hatalarını, hem de elde ettiklerini paylaşarak bir öğrenme kültürünü modellemelidir. Öğrenmeyi ve uyarlamayı reddeden insanlar (yani değişime karşı olanlar) ele alınmalıdır, çünkü onlar ve benzerleri aradığınız değişim için geliştirdiğiniz her türlü ivmenin önünde engel oluşturabilir.

5. Değişim Yönetimi Üçgeni Oluşturun

Çalışanlarınızdaki değişimi eğitim ve kültür yoluyla artırabilirsiniz, ancak süreçleriniz ve sistemleriniz de bu değişikliğe uyum sağlamazsa, her seferinde başarısız olursunuz. Süreçlerinizi ve sistemlerinizi de yükseltebilirsiniz, ancak çalışanlarınız uyum sağlamıyorsa, yine her seferinde başarısız olursunuz. Değişim yönetimi büyük ölçüde değişim üçgenini koordine etmekle ilgilidir – değişim yönetimi sürecinin ardında insanlara, süreçlere ve sistemlere uyum sağlamak yatar. Çevikliği destekleyen ERP gibi sistemlere sahip olmak büyük bir yardımcıdır ve ayrıca iş süreçlerinizde de örneğin BPM gibi araçlarla daha atik olmanızı sağlar. Ancak üçgeni tamamlamak için odak noktanızı en değerli varlıklarınız olan çalışanlarınızda yoğunlaştırmanız gerekmektedir.

6. Dijital Olgunluk ve Veriye Dayalı Çalışma Prensibi Belirleyin

Dijital dönüşüm bir gecede gerçekleşmeyecektir. Örneğin, tüm operasyonel verilerinizi yakalamak için iyi geliştirilmiş bir kapasiteye sahip olabilirsiniz. Ama yakalanan tüm bu verileri nasıl filtreliyor ve analiz ediyorsunuz? Analitik kapasiteniz olsa bile, stratejik karar vermeyi beslemek için analiz edilen bu verileri nasıl kullanıyorsunuz? Ve bazı veri odaklı kararlar algoritmalarla verilebilirken, diğerleri liderlik ekibiniz tarafından daha iyi hale getirilebilir mi? İnsanlar hangi kararları vermeli ve bunlarda hangileri yapılmalı? Piyasa talepleri ve bozulabilecek, bakıma gereksinim duyan makineler gibi değişkenleri öngörmek için, en son tahmine dayalı analitiği kullanıyor musunuz?

Tüm bu sorular ve daha fazlası, dijital olgunlukla ilgilidir. Bu dijital olgunluk spektrumunda nerede olduğunuzu bilmelisiniz. Bugün nerede olursanız olun, dijital teknoloji – ve erişebilirliği – gelişmeye devam ederken ilerlemeye devam etmeniz gerekecektir. Verilerin potansiyelini tam olarak kullanmak için, verilerinizin ve ölçeklendirilebilir mimarinin yönetimi de dahil olmak üzere tam bir dijital çerçeveye ihtiyacınız olacaktır.

7. Yardım Alın

Kurum içi yeteneklerinizin ne olduğunu bilin ve gerekli yeteneklere sahip değilseniz dışarıdan yardım isteyin. Çevik olmanın bir parçası da, temel yetkinliklerinizi ve rekabetçi bir pazar avantajı elde etmek için bunları nasıl kullanacağınızı anlamaktır. Örneğin, birden çok işlev için bulut tabanlı hizmetlere erişmek giderek daha da kolaylaşmaktadır. Bu yetenekleri bünyenizde geliştirmek çok pahalı ve zaman alıcı (ve hatta dikkat dağıtıcı) ise, dışarıdan profesyonel yardım alın ve en iyi yaptığınız işe daha iyi odaklanın. ERP gibi platformlar için tecrübeli iş ortaklarına sahip olmak, genel iş çevikliğinizi destekleyecek ve gerektiğinde değişim yönetimi girişimlerini başarılı bir şekilde takip edebilmenizi sağlayacaktır.

İşletmenizin dijital dönüşümünü yönetmek için yardıma mı ihtiyacınız var? 7 adımda doğru ERP sisteminin seçimi başlıklı çalışmamızı indirerek abas’ın bu konuda sizlere nasıl yardımcı olabileceği hakkında daha fazla bilgi edinin.

29 ülkede, 65 iş ortağı ve 1.000’den fazla danışmanı ile 3.600′den fazla Küçük ve Orta Ölçekli (KOBİ) müşterisine 38 yıldır hizmet sunan abas, ürünü olan abas ERP ile müşterilerine standart ERP modüllerinin yanı sıra CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi), Mobil Çözümler, Business Apps, BI (İş Zekası), BPM (İş Süreçleri Yönetimi), APS (İleri Planlama Çizelgeleme), DMS (Doküman Yönetim Sistemi), Proje Yönetimi, Konfigüratör, e-Dönüşüm (e-Fatura, e-Defter Entegrasyonu, e-Arşiv, e-İrsaliye) ve B2B Portal/Webshop çözümlerini de sunmaktadır.

Sonrası Dijital Dünyada Değişim Yönetiminin 7 Başarı Faktörü ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

Bir Dövme Yaptırmak ile ERP Uygulaması Arasındaki Benzerlikler

Bu içerik dikkatinizi çektiyse ya bir ERP uygulaması ile dövmenin hiçbir ortak noktası olmadığını ve sadece sizin dikkatinizi çekmek için böyle bir başlık kullandığımı düşündünüz ya da hem bir dövme yaptırdınız hem de ERP uygulama süreci yaşadınız!

Kısaca bu başlığın arka planından bahsetmem gerekirse; bir süre ERP sektöründe yer aldım ve aynı zamanda ERP uygulama sürecine birçok defa tanık oldum . Bununla birlikte bir dövme tutkunu olarak birçok kez dövme yaptırdım ve zaman zaman süreci zevkle izledim. Dolayısıyla her iki duruma da teorik anlamda oldukça hâkim olduğumu söyleyebiliriz. Bu teorik anlamda hakimiyet sağladığım iki konuyu birleştirdiğimde ise gerçekten oldukça önemli ortak noktaları olduğunu düşünüyorum.

Dövme-ERP-uygulaması

Şimdi başlığa dönecek olursak; bir dövme yaptırmak ile ERP uygulaması arasındaki benzerlikler nelerdir?

Acıyacak!

Dövme acıtır ve ERP uygulamaları da acıtır! Size acımadığını söyleyenler varsa yalan söylediklerinden ya da bu iki süreci de hiç yaşamadıklarından emin olabilirsiniz. Bununla birlikte acının da birçok seviyesi ve bu seviyeyi önceden belirleyen faktörler olduğu gibi hafifletmek için de birçok yöntem vardır.

Örneğin, boyut, kapsam ve konumlandırma, bu göreceli acının miktarını belirleyen faktörlerdir. Üst kolunuza yaptıracağınız küçük bir dövme, kaburgalarınıza yaptıracağınız devasa bir dövme kadar kötü bir şekilde acıtmaz. Tıpkı yeni yazılımları küçük, hedefe yönelik bir alana yaymak gibi, herkesin kullandığı bir sistemi değiştirmek kadar “acıtmıyor”. Bu durumda kaburgalarınıza büyük ve detaylı bir dövme yaptırmanın sizi korkutması mı gerekiyor? Ya da işinizin tüm yönlerini etkileyen yeni bir sistemi uygulamanın? Kesinlikle hayır! Sadece buna göre hazırlamanız gerektiği anlamına geliyor.

Her iki durumda da acıyı daha az hissedilir hale getirmek mümkün! Bol su içerek ve iyice dinlenerek dövmenizin acısını daha az hissedilir hale getirebilirsiniz. Bir ERP uygulamasını daha az sancılı hale getirmek için ise uygun proje yönetimi, kapsam ve beklentilerin belirlenmesi, tanımlanmış ve gerçekleştirilebilir hedeflere sahip olmalısınız.

Değişim zor olsa da bu değişimin vücudunuza ya da işinize getireceklerini düşünerek, zorlu sürece hazırlıklı olmak tüm acıyı katlanılabilir hale getirecektir.

Bittikten Sonra Geri Dönüşü Çok Zor

Dövmelerin ne kadar kalıcı olduğunu söylemeye gerek yok. Tabii ki lazer ile sildirme işlemi uygulayabilirsiniz fakat bu genellikle size daha fazla maliyet ve acı getirir. Bir diğer seçenek ise var olan dövme üzerinde değişiklikler yaparak istediğiniz şekli vermeyi bir kez daha denemektir.

ERP uygulamaları için de aynı şey geçerlidir. Sistem kurulduktan sonra kaldırmak ya da yeni bir çözüm getirmek hem maliyetli hem de oldukça zordur. En iyi durum senaryosu ise genellikle ERP sisteminin nasıl uygulanacağını yeniden değerlendirmek ve daha sonra istekleriniz doğrultusunda eğer esnek bir sistem tercih ettiyseniz yeni modüller eklemektir. Bu durum biraz oldun hayatınızı kolaylaştırsa da günün sonunda en uygun çözüm olmadığının farkına varırsınız.

İşte bu nedenle doğru ERP çözümünü (veya dövme tasarımını) ve doğru uygulama ekibini (veya dövme sanatçısını) seçerken dikkatli olmanız gerekmektedir.

İyi Olanlar Ucuz Değil, Ucuz Olanlar İyi Değil

Dövme tutkunları arasında “İyi dövmeler ucuz değildir ve ucuz dövmeler iyi değildir” şeklinde bir söz vardır. Aynı söz ERP uygulamaları için de %100 geçerlidir.

Kuşkusuz bu ERP uygulamalarının pahalı olması gerektiği anlamına gelmiyor. Bir ERP uygulamasının işinizle tam anlamıyla uyumlu olması gerekir. Bazı yazılım sağlayıcılar sadece yazılım satarlar ve bu yazılımlar işinize tam anlamıyla çözüm getirmeyebilir. Dolayısıyla bu noktada işinizin ihtiyaçlarını doğru belirlemeniz kritik bir önem taşımaktadır.

Bir dövme dükkanına girdiğinizi ve dövme sanatçısının tasarladığı herhangi bir dövmeyi seçtiğinizi düşünün. Daha sonrasında da dövme sanatçısının size dövme makinası ve mürekkebi uzatarak, dövmeyi kendiniz yapmanız gerektiğini söylediğini düşündüğünüzde bu yazılım sağlayıcıların size vadettikleri yazılımın kalitesini çok daha iyi anlayabilirsiniz. İyi bir ERP uygulaması bilinçle ve aynı zamanda bütçeyi de düşünerek seçilmelidir.

Kısacası bir dövme yaptırırken de işiniz için bir ERP uygulaması yaparken de bazı riskler ve gereklilikler her zaman olacaktır. Bu riskleri ve ihtiyaçlarınızı doğru belirlediğiniz sürece süreci başarıyla tamamlayarak, istediğiniz sonuca ulaşabilirsiniz.

Sonrası Bir Dövme Yaptırmak ile ERP Uygulaması Arasındaki Benzerlikler ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri