SAP Forum Ankara 2017

SAP Forum Ankara 2017

Etkinlik Hakkında

Dijital Dönüşüm yolculuğuna hazır mısınız?

Türkiye’de ve dünyada kurumların daha yalın, daha hızlı ve daha akıllı hizmetler üretebilmesini sağlayacak bir dönüşüm yaşanıyor. “Dijital Dönüşüm” kurumsal hayatımızın her alanında; BT altyapılarının, iş uygulamalarının ve iş süreçlerinin farklılaşmasını ve inovasyonu sağlıyor.

Dijital dönüşümün ve başarı hikayelerinin anlatılacağı SAP Forum Ankara’da; kamu, enerji, savunma ve özel sektör yöneticilerini bir araya getiriyoruz. Yeni nesil dijital iş çözümleri, kurumsal kaynak planlama, kurumsal varlık yönetimi, Endüstri 4.0, büyük veri yönetimi, tedarik yönetimi, uygulama güvenliği, finansallar, bulut, e-ticaret ve analitik uygulamaların paylaşılacağı SAP Forum Ankara’da siz de yerinizi alın.

Her sektörden 1000’in üzerinde profesyonelin katılımı ile gerçekleşecek SAP Forum Ankara etkinliğini ajandanıza ekleyin, bu dijital değişimde beraber ilerleyelim.

 Açılış Oturumu
Ahmet Şerif İzgören
İzgören Akademi Eğitmeni

1965 yılında İzmir’de doğdu. 1983 yılında Kuleli Askeri Lisesi’ni, 1987’de Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dilbilimi Bölümü’nü bitirdi. 1991 yılında Ankara Üniversitesi TÖMER Bursa Şubesi’ni kurdu ve bu şubenin müdürü olarak dört yıl görev yaptı. Bu dönemde, Bursa’nın ilk kültür merkezini açtı. Türkiye’nin tek çeviri dergisini çıkarttı. On altı tiyatro, müzik, resim kulübünün fahri başkanlığını yaptı.

1995 yılında özel sektöre transfer oldu; iki ayrı firmada genel müdürlük yaptı. 1996 yılında AIESEC Yüksek Danışmanlar Konseyi Üyesi olarak hizmette bulundu. İngiltere (Sunley Management Center) ve Türkiye’de zaman yönetimi, finans, liderlik, beden dili, işletme yönetimi ve yönetim modelleri, satış ve pazarlama, iletişim, şirket fonksiyonları, karar alma teknikleri, stres yönetimi, motivasyon, yaratıcı liderlik, benchmarking vb. konularda birçok seminere katıldı ve eğitim aldı.

İzgören, çalıştığı kurumlarda değişim yaratması ve sistem oluşturmasıyla tanındı. Kurucusu olduğu Academy International / İzgörenAkın Eğitim ve Danışmanlık firmasının 1996’dan beri; ELMA Yayınevi’nin (Akademi Artı Yayıncılık AŞ) 1999’dan beri Yönetim Kurulu Başkanlığı görevindedir. Sekiz tanesi iş ve yönetim ile kişisel gelişim konularında olmak üzere on iki kitabı yayımlanmıştır.

9 Mart 2017, Perşembe
JW Marriott Hotel Ankara

SAP Forum Ankara
Dijital Dönüşüm

Dijital Türkiye

9 Mart 2017, Perşembe / JW Marriott Hotel Ankara

 

http://events.sap.com/tr/sap-forum-ankara-2017/tr/home

EM Elektrik CANIAS ile 4 ayda canlı ERP’ye geçti

1999 yılında yüksek gerilim kablo montaj taahhüt işleri yapan bir firma olarak kurulan ve 2001 krizi ile birlikte üretime kayan EM Elektrik, genç olmasına rağmen yılların tecrübesi ve geniş bir vizyon ile yönetilen bir firma. EM Elektrik CANIAS ile 4 ayda canlı ERP’ye geçti.

Kurulduğu günden bu yana çok hızlı büyüyen, yurtiçi ve yurtdışında önemli başarılara imza atan EM Elektrik Genel Müdürü Sadettin Erdeniz ve Genel koordinatörü Ece Erdeniz; kuruluştan bugüne EM Elektrik”i, ERP Projelerini ve başarı sırlarını anlatıyor.

IAS: EM Elektrik nasıl kuruldu?
Ece Erdeniz: EM Elektrik 1999 yılında, yüksek gerilim kablo montaj işleri yapan bir taahhüt firması olarak kuruldu. 2001 krizinde yatırımların durması taahhüt işlerinin azalmasına sebep oldu, biz de yavaş yavaş üretime doğru kaydık. Genel müdürümüz Sadettin Erdeniz, 30 senelik iş hayatının tamamını yüksek gerilime adamış, yılların tecrübesi ile sektörde aranılan bir isim olmuş. Kendisi Elektrik Mühendisi, uzun süre Demirer Kablo”da üst düzey yöneticilik, öncesinde Siemens”de imalat müdürlüğü görevlerinde bulunmuş.

Yüksek gerilim sektörü hassas, herkesin giremeyeceği bir sektör. Bir projede elektrik panosunun önemi çok büyüktür. Panonun su almasından dolayı bile bütün bir projenin yatması; büyük firmaların büyük cezalar ödemesi gibi sorunlar yaşanır. Sadettin Erdeniz, geçmişinde yaşadığı deneyimlerle de bu işi en iyi yapan firma olmak için yola koyulmuş. Şu anda Türkiye”de yüksek gerilim pano üretiminde EM”den daha kalitelisi yoktur diyebilirim.

Yaklaşık 1,5-2 sene Ar-Ge çalışması yapıldı. Olumlu tepkiler gelmeye başlayınca bu işe inandık ve yavaş yavaş işi büyüttük. Ben yaklaşık 3 sene önce başladığımda 15 kişiydik ve şimdi 50 kişiyiz. Büyümeye devam ediyoruz.

Sonuç olarak yüksek gerilim kablo aksesuarları üreten bir firmayız. Yüzde 90 ihracat yapıyoruz. İhracat yaptığımız ülkeler Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere, İsviçre, Almanya, İspanya, İngiltere, İtalya ve Fransa. Pazar çok dar ve Saadettin Bey”in pazarda tanınmış bir ismi olduğu için yurtdışına açılmamız kolay oldu. Müşterilerimiz çok büyük kablo ve aksesuar üreticileri. İhalelerden herkesin haberi vardır. Çok ciddi bir iş gücü gerektiği ve çok riskli de bir iş olduğu için herkes giremiyor yüksek gerilim pazarına. Şu anda en büyük risk Çin. Çin”de üretim yaptıran firmalar da var ama kalitesi kabul görmüyor.

EM Elektrikİşletmemizin en önemli 3 kriteri şunlardır: “Kalite, fiyat ve teslim süresi.” Bunlardan bir tanesi diğerinin gerisinde kaldı mı bizde iş duruyor. Bizim ürettiğimiz ürün unutulan bir ürün. Büyük bir kablo projesi düşünün, en maliyetli şey kablodur. Adam kabloyu döşer, sıra kutuya gelir kutu yok. Bütün proje, bir kutu için bekler ve kutu olmadan enerjileyemez. O yüzden işler hep acildir. İşçiliklerimizin çoğu burada yapılıyor. Fasonumuz çok azdır.

IAS: Neden ERP? Hangi ihtiyaçlar sizi ERP”ye yöneltti?
Ece Erdeniz: Personel alıyorsunuz, üretim oluyor, malzemeler geliyor, gidiyor, sevkıyat oluyor, faturalar kesiliyor… Tamam, bir şeyler gidiyor ama o kadar kontrolsüz bir şekilde gidiyor ki. Gecenin bir yarısı eksik bir tane bara yüzünden ihracatın durduğunu hatırlıyorum ben. Bizim ürün stokumuz yoktur ama yarı mamul stokumuz vardır ve çok önemlidir. Orada bir eksiklik, bizim bütün sevkiyatı durdurur. Sevkiyatın kayması demek, işlerin çorba olması demek. Böyle çok şey yaşadık. Bu karışıklığı önlemek ERP projesine başlamamızın temel amaçlarındandı.
.
Herkes kendi bölümü ile ilgili veri tutuyordu ama veriyi paylaşmıyorduk. Bir de eskiden atölyeler ve depo farklı yerlerdeydi. Bu da çok ciddi kontrol kaybı yaşatıyordu. Biz bir performans bekliyorsak, ilk önce personelin kontrolünü sağlamalıyız, aynı çatı altında toplamalıyız dedik. İlk yaptığımız şey o oldu. Büyük bir yere geçtiğinizde maliyetler de çok artıyor. Maliyetleri azaltmanın tek bir yolu var o da verimliliği arttırmak. Daha çok sayıda ürün üreteceksiniz, üründeki işçiliği azaltacaksınız. Verimlilik iki şekilde arttırılıyor. Makine parkurunu genişletmek ve proseslerde düzeni ve kontrolü sağlamak. Bunun için de ERP şart.

EM ElektrikMakine parkurunu genişlettikten sonra elde edilen bilgilerin analizini, raporlanmasını sağlayacak, üretimdeki hataları azaltacak bir yazılıma ihtiyacımız olduğunu düşündük ve bir ERP yazılımı aldık. Ürün ağaçlarını o zamanlar oluşturduk. Süreçlerimiz üzerine bayağı çalıştık hep birlikte. Üretim süreçlerimiz çok karışık ve ürünlerimiz varyantlı. Ürünün her şeyini biz üretiyoruz. Hammaddeyi alıyoruz, işliyoruz, bir taraftan paslanmaz geliyor, bunların hepsi farklı bir şekilde işleniyor, kutu ve kutunun içine giren bakır aksamları montajlanıyor, paketlenmesi ve sandığı dâhil bize ait. Ancak ilk ERP yazılımımız yeterli gelmedi. Bununla ilgili ciddi sıkıntılarımız vardı.

IAS: İlk ERP yazılımınızla ne gibi sorunlar yaşadınız? Sizi değişikliğe yönelten sebepler neydi?
Ece Erdeniz: Biraz önce de bahsettiğim gibi üretim süreçlerimiz çok karışık ve 8 temelürünümüz olmasına rağmen varyasyonları da katarsak 4 bine yakın ürün çeşidimiz var. -Bunu da net olarak CANIAS”dan sonra gördük tabii.- İlk yazılıma hızlı bir şekilde, fazla incelemeden karar vermiştik. Gördük ki varyant yapısı yok. Ayrıca iletişim kopukluğu nedeni ile sistem ilerleyemiyor. Danışmana bile ulaşmakta sıkıntı çekiyorduk. Program çok hata veriyordu. İş bu şekilde olunca insanın direnci kırılıyor, motivasyonunu kaybediyor. Neyse ki onun muhasebesi yoktu, üretim o da MRP I, depo ve satın alma vardı sadece. Biz onlarla olmayacağını anladık ve yazılım araştırmaya başladık. IAS”yi internetten bulduk. ERP diye yazdığımızda direk IAS çıkıyor. Birçok makalede de sizin isminiz geçiyordu. İnceledik, araştırdık. Bir de referanslarınıza sorduk. CANIAS ERP”yi Almanya müşteriniz EMKA”ya sorduk. Onlar bizim tedarikçilerimizden. Müşterilerinizden Sağlam Metal”le de çalışıyoruz. Onlara da sorduk. Herkesten iyi referans alınca, bağlantıya geçtik. Demo aldık, satış görüşmeleri başladı. Biz de işler çok uzatılmaz. Eğer işimize yarayacağını düşünüyorsak ve karşıdan da güvenebileceğimize dair sinyaller aldıysak, hemen karar veririz.

IAS: CANIAS ERP”yi tercih etme nedenleriniz neydi?
Ece Erdeniz: Departmanlar arası entegrasyonun hızlı olması bizim için önemliydi. CANIAS”ın raporları kolay ve anlaşılırdı. Yazılım firmasının profesyonel bir firma olması da bizim için çok önemliydi. Daha önce yaşadığımız deneyimden ötürü, biz kurumsal ve profesyonel bir firma ile çalışmak istiyorduk.

Arayüzler de çok kolaydı. Bizim sekreter arkadaşımıza, güvendiğimiz bir personel olduğu için İnsan kaynakları veri girişini yaptırmak istedik. Kendisinin bilgisayar bilgisinin başlangıç seviyesinde olmasına karşın, IAS”den arkadaşların 1 günlük eğitimi ile şu anda takır takır veri girebilir hale geldi. Tüm kullanımını da hemen öğrenmiş. Raporunu alıyor, detaylarına giriyor. Şu anda bizim hiçbir kullanıcımızdan bu konuda bir sıkıntı gelmedi.

IAS: ERP projelerinde en çok korkulan nokta canlı kullanıma geçiştir. Sizin de 4 ay gibi çok kısa sürede canlı kullanıma geçtiğinizi biliyoruz. Bu hızlı geçişin sebebi neydi?
Ece Erdeniz: Geçen yılın Haziran ayı sonlarında sözleşmeyi imzaladık ancak Ağustos itibariyle ciddi bir şekilde çalışmaya başladık. Totalde 4 ay gibi kısa bir sürede canlı kullanıma geçildi. İlk kullandığımız programın, bize Erp sistemini öğretmesi açısından faydaları oldu tabi. Ama personel ilk yazılımda karşılaştıkları gibi sıkıntılar yaşamaktan korkuyordu. Bunu çabuk aştık ve daha motive bir şekilde sarıldık projeye. Firmanın hızlı geçiş nedenlerinden birisi de çalışan personelin kalifiye olması ve yönetimin ERP”nin yararlarına inanmasıydı.

IAS: Proje başlamadan kendi içinizde bir proje ekibi kuruldu mu?
Ece Erdeniz: İşin görev dağılımı belliydi. Ürün ağaçları ve malzeme kartlarında birkaç kişi çalıştık. Olması gereken ama biz de olmayan bazı departmanları kurduk. Satın alma departmanımız yoktu. Satınalma için bir departman kurduk. Depocumuz da yoktu. Bir de depo sorumlusu aldık. İki arkadaş da çok yetenekli ve ERP sürecini bilen arkadaşlar. Satış ile ben ilgileniyorum. İhracat yaptığımız için formatlarımız çok uzundu. Müşteri bizde her şeyi yazılı ister. Her şeyin teyidini ister. Teklifi veriyoruz, teklifi sipariş geçiyoruz ve siparişi tekrar teyit ediyoruz. Biraz fazla yazışmalıydı ama şu anda CANIAS”la çok kolay oldu işimiz.

IAS: Satıştaki her süreci sistemden takip eder hale geldiniz değil mi?
Ece Erdeniz: Sipariş emrini önceden Sadettin Bey veriyordu. Kendisinin sürekli iş seyahatleri olduğu için gelen siparişin onayını vermekte gecikiyorduk. Teyit edilmeyen hiçbir sipariş, üretime alınmayacak diye bir prosedürümüz vardı. Kontrollü oluyordu fakat müşteri acil diyor, siz bunu üretime sevk edemiyorsunuz. CANIAS ile ne oldu? Teklifler veriliyor zaten, üzerinden müşteri sipariş geçiyor. Hatta artık bazı firmalarda teklifleri de kaldırdık. Ellerinde fiyat listesi var. Bize pat pat pat şunları verin diyor, CANIAS”da fiyatı da belirli. Sipariş geldiği zaman otomatikman iş emirleri açılıyor, bilgi gidiyor. MRP çalışıyor ve oradan üretime gidiyor. Yani bizim o kısır döngümüzde CANIAS çok zaman kazandırdı.

IAS: Üretim sürecinizde CANIAS ERP ile gelen değişikliklerden de bahseder misiniz?
EM ElektrikEce Erdeniz: Üretim kısmını tamamen CANIAS MRP ile yönetmeye başladık. Şu an temel oturdu, binayı çıkmaya başladık. Varyantlı bir üretimimiz olduğu için MRP”den doğru veri almak bizim için çok önemliydi. Gerekli testler yapıldı. Düzgün veri akışını sağladık.

CANIAS”ın bize en önemli katkısını anlatabilmek için biraz üründen bahsetmem gerekiyor. Bizim kutularımızda her müşteri kablosuna göre farklı boyutta delikler açılması gerekiyor. Çünkü müşteri kendi kablosuna göre bize sipariş veriyor. Tabi kutunun delik boyutunun değişmesi demek o kenarının farklı bir şekilde lazerden geçmesi, CANIAS”a temel ürün gruplarımızı ve varyantlarını girdik. Şimdi sipariş geldiği zaman boru çapını seçiyorum, pabuçlu mu pabuçsuz mu vs tüm özelliklerini seçiyorum. Daha satış anından itibaren bunu varyant anahtarından seçiyoruz ve bu bilgiler MRP”ye düşüyor. Lazer kesime de bilgiler düşüyor.

CANIAS”dan önce biz, gelen siparişlerin kablo ölçülerini üretime bildiriyorduk. Tabi o kadar fazla üretim var ki çoğu zaman lazerden kutular yanlış geliyordu. Paslanmaz saç kesiyorsunuz bu çok maliyetli. İşçilik ve zaman kaybı çok yaşandı. Biz bir de fason üreticiyiz. Aynı kutuyu A firmasına da satıyorum, B firmasına da. Ama hepsine kendi logosu ile üretim yapmak zorundayım. O bile bir varyant aslında. Kolay anlatılıyor ama çok karışık süreçler bunlar. CANIAS”a temel ürün gruplarımızı ve varyantlarını girdik. Şimdi sipariş geldiği zaman boru çapını seçiyorum, pabuçlu mu pabuçsuz mu vs tüm özelliklerini seçiyorum. Daha satış anından itibaren bunu varyant anahtarından seçiyoruz ve bu bilgiler MRP”ye düşüyor. Lazer kesime de bilgiler düşüyor. Teknik ressam arkadaşımız da orada gelen bilgileri görüyor zaten.

Üretim, depo, envanter, satınalma, satış bunların hepsini oturttuk. Ancak bir tek muhasebede eksik kaldık. O da bizim personel yetersizliğimizden kaynaklanan bir sorundu. Onu da aştığımız zaman maliyetleri net olarak görebiliyor olacağız. Eski muhasebe programımız bu raporları verebilecek bir program değil. CANIAS”a geçtiğimiz zaman yönetim raporlarını da alabiliyor olacağız. Biz ihracat da yapan bir firma olduğumuz için her şeyimizin şeffaf olması gerekiyor.

IAS: CANIAS ERP”nin başka ne gibi faydaları oldu size?
Ece Erdeniz: Şirket içinde iç iletişimimizi arttırdı. Eskiden bu kadar çok görüşmezken, artık her konuda bir iç süreç işlediği için daha fazla iletişim kurmaya başladık. Bunlarda bizim kurumsallaşmamızı sağlıyor.

Hindistan”dan başka bir müşterimiz ziyarete geldiğinde ERP kullandığımızı öğrenince çok şaşırdı ve sevindi. “Çok kurumsal olmuşsunuz tebrik ederiz.” dedi. Bunlar bizim için çok önemli.
Kurumsal firmalar ile çalıştığımızdan bahsetmiştim. Eskiden siparişleri pdf dokumanı olarak gönderirken artık sistem çıktısı gönderiyoruz. Bu da onların çok hoşuna gitti. Profesyonel biz izlenim bırakıyor ve güvenilirliğiniz artıyor. Yine Hindistan”dan başka bir müşterimiz ziyarete geldiğinde ERP kullandığımızı öğrenince çok şaşırdı ve sevindi. “Çok kurumsal olmuşsunuz tebrik ederiz.” dedi. Bunlar bizim için çok önemli.

IAS: Bundan sonraki hedefleriniz neler?
Ece Erdeniz: Biz bir anda tüm modüllere eğilmedik. Bir odak noktamız vardı: Üretim süreçlerini hızlandırmak ve kontrol altına almak. MRP, satınalma ve depo ile başladık. Satış bile programımızda sonlardaydı. Çünkü biz üretim odaklı bir firmayız. Şimdi insan kaynaklarına da başladık. Muhasebeye yeni bir personel aldığımız için onun hazır olmasını bekliyoruz. Bazı uygulamaları da yavaş yavaş sisteme entegre ediyoruz. Hedefi basit seçip, zorlamadan devam ediyoruz.

Amacımız Kapasite planlama ve çizelgeleme yapabilmek ve bunu CANIAS ile daha iyi yapacağımızı biliyoruz. Çok büyük firmalarla çalışıyoruz. Ürün kalitesinde sorun yok ama dokümantasyon kısmında da onlara uygun olmaya çalışıyoruz.

IAS: ERP kullanmayı düşünen firmalara bu süreç hakkındaki önerileriniz neler olacak?
Ece Erdeniz: Eğer herhangi bir sistem kullanmamış bir firma ise ilk olarak personele yatırım yapmasını öneririm. ERP gibi personel de bir yatırım. ERP nasıl size esneklik, şeffaflık sağlıyor, süreçlerinizi hızlandırıyor ve maliyetlerinizi düşürüyor, bununla birlikte yatırımın geri dönüşünü alıyorsanız, personele yatırımın da geri dönüşünü özellikle proje sürecinde ve sonrasında alıyorsunuz. ERP bir ekip işi, ekibiniz iyi olduğu zaman çok güzel işler çıkıyor.

Planlı ve programlı bir şekilde çalışılması şart. Bugünün işini yarına bırakmak gibi bir lüksü olmayacak. Evden sisteme ulaşabilmenin artısını biz çok gördük. Mesai saatleri yetmediği için hepimiz evden çalışmaya devam ettik. Her yeni sisteme geçişte hatalar olduğu gibi, yeni başlayan firmalar için de hatalar, aksamalar olacak tabii ki. Ama bunun motivasyonlarını düşürmemesi gerekiyor. Yönetimin hep personelinin yanında olması gerekiyor. Bu noktada Genel Müdürümüz Saadettin Bey”in de vizyonu çok önemliydi. Geçmiş iş deneyimlerinde yaşadığı sıkıntılardan dolayı bir yazılım ihtiyacını ve bir kontrol mekanizmasının firmaya sağlayacağı katkının farkındaydı.

IAS: Sizce bir ERP projesinin başarılı olmasının sırrı nedir?
Bu zamanda, bu teknolojide, el yordamıyla yürümek imkânsız. Böyle bir sistemi kullanmamak kendilerine zarar verir. Neticede her şeyi göremiyorsunuz.
Ece Erdeniz: İhtiyaç hissetmek de projenin başarısında çok önemli bir etken. Biz gerçekten ihtiyaç hissettik. Firma sahiplerinin ya da yöneticilerinin de bu sistemlere inanmaları güvenmeleri gerekiyor. Bu zamanda, bu teknolojide, el yordamıyla yürümek imkânsız. Böyle bir sistemi kullanmamak kendilerine zarar verir. Neticede her şeyi göremiyorsunuz. Deponuzda ne kadar malzeme olduğunu bilemezsiniz. Ancak depocunuza inanırsınız. “Stokta ne kadar malzemeniz var? Neden bu kadar var? Değeri ne kadar? Ne kadar sattınız? Kime ne kadar fatura kesildi.” Bunlar bir yöneticinin bilmesi gereken şeyler. Bunları bilmeden önünü göremez büyüyemez. Yatırım planlarken darboğazı göremezsiniz. Biz darboğazımızı gördük. Kaynak darboğazımız oldu ve gidip robot kaynak makinesi aldık. Yönetici “Kime ne gidecek? Ne zaman mal gidecek? Gitmiş mi?” ile ilgilenmiyor. “Bu yatırım bana uzun vadede ne getirecek?” onunla ilgileniyor.

IAS: EM Elektrik kurucusu ve Genel Müdürü olarak ERP sürecinizi ve CANIAS ERP ile buluşmanızı kısaca sizden de dinleyebilir miyiz?
EM ElektrikSadettin Erdeniz: Biz hızlı bir büyüme temposuna girince ERP ihtiyacımız da arttı. Küçük çaplı bir yazılım firması ile çalışmaya başladık. Ancak bizim sıkıntılarımızı çözemediler. Bir sene vakit kaybettik. Ama en azından bize giriş yaptırdı. Sıkıntılarımızı çözümleyemeyince daha ciddi bir program almaya karar verdik. CANIAS”da karar kıldık.

Şu anda ürün maliyetlendirme, satış, satınalma, fatura kontrol, envanter yönetimi, malzeme ihtiyaç planlaması, üretim planlama ve kontrol, muhasebe, personel yönetimi ve EDI modüllerini satın aldık. Birkaç tanesi hariç hepsini kullanıyoruz. CANIAS”ın doküman yönetimi modülü de çok hoşumuza gitti. Onu da kullanacağız.

IAS: Sizin ERP kullanacak olan firmalara önerileriniz neler olacak?
İlk olarak “Biz size uygun yazılımı yaparız.” diyen firmalarla çalışmasınlar. Mutlaka IAS gibi bu işi yıllardır yapan, profesyonel bir firmanın ERP yazılımını tercih etsinler.

Sadettin Erdeniz: İlk olarak “Biz size uygun yazılımı yaparız.” diyen firmalarla çalışmasınlar. Mutlaka IAS gibi bu işi yıllardır yapan, profesyonel bir firmanın ERP yazılımını tercih etsinler. Diğeri uzun yıllar bitmiyor ve fazlaca problemle sonuçlanıyor.

ING Bank, Microsoft Dynamics CRM ile Bankacılıkta Fark Yaratıyor

ING Bank, Microsoft Dynamics CRM ile Bankacılıkta Fark Yaratıyor

Microsoft Dynamics amaca odaklanan basit yapısı, kolay kullanımı ve merkez bankacılık uygulamasıyla kolay entegrasyonu nedeniyle bankaların tercih ettiği çözümlerimizin başında geliyor.

Türkiye’de 331 şubesi ve 5 bin 700’ü aşkın çalışanı bulunan, aktif bireysel müşteri sayısı 1.7 milyonun üzerinde olan ING Bank da, müşteri ilişkileri yönetiminde Microsoft Dynamics CRM çözümümüzü tercih etti.

Microsoft Dynamics CRM, ING Bank’ta pazarlama yöneticilerinin, satış yöneticilerinin, bölge yöneticilerinin, şube yöneticilerinin ve müşteri temsilcilerinin dahil olduğu geniş bir kesim tarafından kullanılıyor. Dynamics CRM’in kullandığı birimler arasında bireysel bankacılık, KOBİ bankacılığı ve ticari bankacılık faaliyetleri yer alıyor.

 

Müşteri ilişkileri yönetimi çözümleri, işletmelerin kurumsal hafızalarını oluşturan ve operasyonel verimliliği artıran sistemlerdir. ING Bank, Microsoft Dynamics CRM’in yardımıyla kurguladığı müşteri odaklı yaklaşımı sayesinde müşterilerine eşsiz bir deneyim sunuyor. Microsoft Dynamics CRM’in kullanıcı dostu arayüzü, operasyonel sistemlerle olan uyumu ve sürece yönelik fonksiyonları müşteri yönetiminde verimliğini en üst seviyeye çıkarıyor.

Microsoft Dynamics çözümleri hakkında ayrıntılı bilgi almak ve müşterilerimizle birlikte oluşturduğumuz diğer başarı hikâyelerimiz için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Ifs’ten Türk Aile Şirketlerine 2t Formülü

IFS’TEN TÜRK AİLE ŞİRKETLERİNE 2T FORMÜLÜ

Dünya’nın lider kurumsal yazılım firmalarından olan IFS, Capital Dergisi’nin düzenlediği Aile Şirketleri 2023 “Kalıcı Şirketler Yaratmak” etkinliğinde Türkiye’deki Aile Şirketlerinin uzun ömürlü ve kontrol edilebilir büyüme stratejisine sahip olabilmesinin formülünü anlattı. Ifs’ten Türk Aile Şirketlerine 2t Formülü.

19 Ekim tarihinde Ritz Carlton’da düzenlenen Aile Şirketleri 2023 etkinliğinin sponsorlarından olan IFS, büyümekte olan ve dünya ile yarışmak isteyen şirketlere rekabet avantajı sağlayan çözümler sunan global bir yazılım şirketidir.

Ifs’ten Türk Aile Şirketlerine 2t Formülü

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan IFS Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ergin Öztürk, Türkiye’deki şirketlerin yüzde 90’ının aile şirketlerinden oluştuğunu ve IFS olarak müşterilerinin de çoğunluğunun aile şirketleri olduğuna dikkat çekti. Öztürk “Türkiye’nin önde gelen başarılı aile şirketleri iş süreçlerinin yönetiminde IFS’i tercih ettiler. Bu şirketler birinci neslin kurduğu şimdi ikinci veya üçüncü neslin başta olduğu şirketlerdir. Bu sorumluluk ile firmayı ve markayı değişen pazar şartlarında ayakta tutup başarılı hale getirmek için daha fazla yardımcı araç gerekiyor. Biz de onlara 2T formülünü öneriyoruz. Yani birinci neslin avantajı tecrübe ise yeni neslin avantajı teknolojiyi kullanabilmesidir. Dolayısı ile yeni kuşaklar teknoloji kullanarak daha az kaynakla, daha hızlı, daha sistematik ve sürdürülebilir şirketler oluşturabiliyorlar.

Şirketlerdeki asıl meselenin sorunlar değil sorunların kalitesi olduğunu belirten Öztürk, Maslow İhtiyaçlar Hiyerarşisi’ni örnek göstererek şirketlerin de sorunlarının bu hiyerarşideki gibi olduğunu, temel operasyonlar düzeyinde yani Maslow üçgenin en altında yer alan ihtiyaç ve sorunlar giderilmeden üçgenin tepesinde yer alan stratejik yatırımlardan bahsedilemeyeceğine dikkat çekti.

Şirketlerdeki operasyonel sorunları IFS’in gelişmiş teknolojisi ve binlerce projeden elde edilmiş tecrübesi sayesinde kolaylıkla çözdüklerini belirten Öztürk “ Başarılı çok uluslu şirketleri konvansiyonel şirketlerden ayıran önemli hususlardan biri bu şirketlerin temel operasyonel sorunlarını çözmüş, artık diğer ihtiyaçlar ve ince detaylar için çalışmaya başlamış olmasıdır” dedi.

IFS’in esnek yapısı, kolay kullanımı ve modern mimarisi

IFS’in esnek yapısı, kolay kullanımı ve modern mimarisi ile yeni nesil ERP yazılımlarının en önemli temsilcisi olduğunun altını çizen Ergin Öztürk, Gartner’ın her yıl açıkladığı ve Uluslararası ERP yazılımlarını değerlendirdiği Magic Quadrant raporunda IFS’in 3 yıldır üst üste ERP alanında lider olan iki firmadan biri olduğunu vurguladı.

Capital Dergisi’nin her yıl düzenlediği Aile Şirketleri etkinliği birbirinden önemli pek çok aile şirketi yöneticisini ağırladı. 200’e yakın üst düzey yöneticinin ve şirket sahiplerinin katılımı ile gerçekleşen etkinlikte, kendi alanlarının uzmanları ve şirket sahipleri kendi bilgi ve deneyimini paylaştı.

IFS Hakkında

IFS™ , büyüyen işletmelerin verimlilik sorunlarını çözmeye yardımcı ERP sistemleri geliştiren global yazılım firmasıdır. Sunduğumuz ürün ve hizmetler işletmelerin kaynaklarını daha verimli kullanarak daha iyi bir işletme performansı, büyüme ve rekabet avantajı yakalamasını sağlar.

IFS, 1983 yılında İsveç’te kurulmuştur ve dünya genelinde 60 ülkede 80 ofiste faaliyet göstermektedir. IFS’in yeni nesil ürünü “IFS Applications 9” benzersiz kolay kullanım özellikleri, işletmenin uçtan uca tüm ihtiyaçları kapsayabilen fonksiyonalitesi ve esnek mimari altyapısı ile her ölçekteki işletmelerin ihtiyacını karşılayacak şekilde tasarlanmıştır. IFS Applications katmanlı mimarisi ve bileşen tabanlı yapısı işletmelere adım-adım kurulup devreye alınma imkânı vermektedir.
IFS Türkiye Ofisi 2004 yılında kurulmuştur ve bu tarihten itibaren hızlı bir büyüme göstererek aralarında Durmazlar Makina, KVK Teknoloji, Hakan Plastik, Petlas, Aytaç Gıda, Samet Kalıp, Makel Elektrik, Bursa Beton & Çimento, Çemtaş, Noki, Teknorot Otomotiv, FNSS Savunma, SKT Otomotiv, Sinpaş İnşaat, Seranit, Müzekart, Dearsan Tersanesi gibi farklı sektörlerde 500’den fazla işletme ve 20 binin üzerinde kullanıcıya ulaşmıştır.

Günümüzde aralarında BMW, Volvo, Saab, Emirates, Lockheed Martin, Amerikan Hava Kuvvetleri, Jotun gibi firmaların bulunduğu 3000’den fazla şirket 1 milyondan fazla kullanıcı işlerini IFS Applications ile yönetmektedir. IFS Applications Türkçe dahil 23 dilde kullanılabilmekte ve çoklu şirket, çoklu döviz ve uluslararası muhasebe sistemlerine yapısına tam destek sağlamaktadır.

www.ifsworld.com.

Twitter: @ifsworld

Blog: http://blog.ifsworld.com/

IFS ERP APPLE WATCH’TA

IFS ERP APPLE WATCH’TA

IFS ERP’nin bildirim aracı IFS Streams Apple Watch uygulaması ile bileklerde de yerini aldı.

Global kurumsal uygulamalar şirketi IFS’in son versiyonu IFS Applications™ 9 ile birlikte gelen yeni özelliklerden olan ve IFS içinden güncellemelerin anlık bildirimini sağlayan özelliği IFS Streams Apple Watch uygulaması olarak da kullanılabilecek.

IFS Streams, IFS Applications kullanıcılarının gerçek zamanlı güncellemeler almasını, ilgili şirket bilgilerinin ve süreçlerinin durumunu takip etmesini sağlayan farklı bir uygulama olarak sunuluyor.

IFS Streams

IFS Streams’de alarmlar tamamen özelleştirilebiliyor ve kullanıcının tercih ettiği ekrana aktarılıyor. IFS Streams masaüstü ve dizüstü bilgisayarlardan ya da tablet, akıllı telefon veya eşlik eden akıllı saat gibi mobil cihazlardan kullanılabiliyor. IFS Streams sayesinde kullanıcıların set edilmiş konularda meydana gelen her olaydan haberdar olmaları sağlanıyor. Uygulama, kullanıcıların bildirimleri türe göre filtrelemesine ve daha görünür olmaları için önemli alarmları işaretlemesine olanak tanıyor. IFS Streams oturum açmaya ya da ağ bağlantısına gerek olmaksızın demo verilerle Deneme modunda kullanılabiliyor.

IFS müşterilerinin IFS Applications kurulumuna bağlı olarak çalışan IFS Streams’in kullanılabilmesi için, şirketin IFS Touch Apps aboneliğinin geçerli olması gerekiyor.

IFS Streams uygulamasını iTunes’tan indirerek deneyebilirsiniz.

Android telefon kullanıcılarına önemli not: IFS, ERP sistemini Samsung Gear akıllı saatlerle birleştiren ilk isim olduğunu açıkladı.

IFS Hakkında

IFS™; büyüyen işletmelerin verimlilik sorunlarını çözmeye yardımcı ERP sistemleri geliştiren global yazılım firmasıdır. Sunduğumuz ürün ve hizmetler işletmelerin kaynaklarını daha verimli kullanarak daha iyi bir işletme performansı, büyüme ve rekabet avantajı yakalamasını sağlar.

IFS, 1983 yılında İsveç’te kurulmuştur ve dünya genelinde 60 ülkede 80 ofiste faaliyet göstermektedir. IFS’in yeni nesil ürünü “IFS Applications 9” benzersiz kolay kullanım özellikleri, işletmenin uçtan uca tüm ihtiyaçları kapsayabilen fonksiyonalitesi ve esnek mimari altyapısı ile her ölçekteki işletmelerin ihtiyacını karşılayacak şekilde tasarlanmıştır. IFS ERP Uygulamalarının bileşen tabanlı yapısı işletmelere adım-adım kurulup devreye alınma imkânı vermektedir.

IFS Türkiye

IFS Türkiye ofisi 2004 yılında kurulmuştur ve bu tarihten itibaren hızlı bir büyüme göstererek aralarında Durmazlar Makina, KVK Teknoloji, Hakan Plastik, Aytaç Gıda, Samet Kalıp, Makel Elektrik, Bursa Beton & Çimento, Çemtaş, Noki, Teknorot Otomotiv, FNSS Savunma, SKT Otomotiv, Sinpaş İnşaat, Seranit, Müzekart, Dearsan Tersanesi gibi farklı sektörlerde 200’den fazla müşteri ve 10.000’in üzerinde kullanıcıya ulaşmıştır.

Günümüzde aralarında BMW, Volvo, Saab, Emirates, Lockheed Martin, Amerikan Hava Kuvvetleri, Jotun gibi firmaların bulunduğu 3000’den fazla şirket 800.000’den fazla kullanıcı işlerini IFS Uygulamaları ile yönetmektedir. IFS ERP Uygulamaları Türkçe dahil 23 dilde kullanılabilmekte ve çoklu şirket, çoklu döviz ve uluslararası muhasebe sistemlerine yapısına tam destek sağlamaktadır.

IFS Sauber F1 Takımının Resmi Partneri Oldu

IFS, SAUBER F1 TAKIMIN RESMİ PARTNERİ OLDU

Lider global kurumsal uygulamalar şirketi IFS, Sauber F1 Takımı’nın 2016 FIA Formula 1  (F1) Şampiyonası en büyük resmi partnerlerinden oldu. 

Vaavvv… IFS Sauber F1 Takımının Resmi Partneri Oldu! IFS tüm dünyadaki işletmelere operasyonlarını etkin bir şekilde yönetmeleri, trendleri ve fırsatları tanımlamaları, buna yönelik karar alabilmeleri ve değişimi faydaya çevirebilmeleri için sunduğu yazılımlar ile ün yapmış bir şirkettir. Bir milyonun üzerinde kullanıcısı ile IFS, bağımsız analistlerce ve araştirma şirketlerince Kurumsal Kaynak Planlama (ERP), Kurumsal Varlık Yönetimi (EAM) ve Kurumsal Hizmet Yönetimi (ESM ) çözümleri alanında sektör lideri olarak kabul ediliyor.

IFS Sauber F1 Takımının Resmi Partneri Oldu

IFS markası her iki Sauber C35’in arka kanadının uç kısmında ve monocoquenun tavanında, Marcus Ericsson’un ve Felipe Nasr’ın pilot kıyafetlerinde ve kasklarında ve takım üyelerinin tulumlarında yer alacak. Logolar Barselona’daki ilk kış testi süresince Sauber C34 Ferrari logolarında da yer alacak.

Sauber F1 Takım Patronu Monisha Kaltenborn, “IFS’i Sauber F1 Takımının en büyük partnerlerinden olarak kucaklamaktan mutluluk duyuyoruz. Formula 1’in ilgi beklediği böyle bir zamanda güçlü markaların yanı başımızda olması bizim için çok önemli. IFS ile birlikte hem yaklaşan sezon hem de gelecek sezonlar için güçlü bir temel atmış oluyoruz. İşbirliğimiz, her iki şirketin de verimli bir ortaklık için esas olan performans, ileri teknoloji ve yüksek kalite standartları konusunda aynı değerleri paylaştığının kanıtıdır. IFS ile çalışmaya can atıyor ve uzun ve başarılı bir işbirliği inşa etmeyi amaçlıyoruz.”

IFS ve Sauber F1 Takımı arasında

IFS CMO’su Mark Boulton,  “Her iki şirketin de yeniliği taahhüt etmesi, tasarıma odaklanması ve verimli takım çalışmasının gücünün değerini bilmesi, IFS ve Sauber F1 Takımı arasındaki bu yeni ortaklığı sağlam temeller üzerine oturtuyor. IFS Applications 9’un başarılı bir şekilde lanse edilmesine öncülük eden bu nitelikler, biz IFS’in lider yazılım ve çözümleriyle global müşteri tabanımızı güçlendirmeye devam ettikçe çalışanlarımız ve ortaklarımız tarafından her gün deneyimlenmeye devam ediyor. Muhteşem bir sezon vaat eden Sauber F1 Takımıyla yaptığımız işbirliğinden gurur duyuyoruz.”  dedi.

IFS Hakkında

IFS™; büyüyen işletmelerin verimlilik sorunlarını çözmeye yardımcı ERP sistemleri geliştiren global yazılım firmasıdır. Sunduğumuz ürün ve hizmetler işletmelerin kaynaklarını daha verimli kullanarak daha iyi bir işletme performansı, büyüme ve rekabet avantajı yakalamasını sağlar.

IFS, 1983 yılında İsveç’te kurulmuştur ve dünya genelinde 60 ülkede 80 ofiste faaliyet göstermektedir. IFS’in yeni nesil ürünü “IFS Applications 9” benzersiz kolay kullanım özellikleri. işletmenin uçtan uca tüm ihtiyaçları kapsayabilen fonksiyonalitesi. ve esnek mimari altyapısı ile her ölçekteki işletmelerin ihtiyacını karşılayacak şekilde tasarlanmıştır. IFS ERP Uygulamalarının bileşen tabanlı yapısı işletmelere adım-adım kurulup devreye alınma imkânı vermektedir.

IFS Türkiye

IFS Türkiye ofisi 2004 yılında kurulmuştur ve bu tarihten itibaren hızlı bir büyüme göstererek aralarında Durmazlar Makina, AKO Group, Petlas, KVK Teknoloji, Hakan Plastik, Aytaç Gıda, Samet Kalıp. Makel Elektrik, Bursa Beton & Çimento, Çemtaş, Noki, Teknorot Otomotiv, FNSS Savunma, SKT Otomotiv, Sinpaş İnşaat, Seranit, Müzekart. Dearsan Tersanesi gibi farklı sektörlerde 200’den fazla müşteri ve 20 binin üzerinde kullanıcıya ulaşmıştır.

Günümüzde aralarında BMW, Volvo, Saab, Emirates, Lockheed Martin, Amerikan Hava Kuvvetleri, Jotun gibi firmaların bulunduğu 3000’den fazla şirket ve 1 milyondan fazla kullanıcı, işlerini IFS ERP Uygulamaları ile yönetmektedir. IFS ERP Uygulamaları Türkçe dahil 23 dilde kullanılabilmekte ve çoklu şirket, çoklu döviz ve uluslararası muhasebe sistemlerine yapısına tam destek sağlamaktadır.

SIO Automotive Genel Müdürü ile Otomotiv Sektörü Röportajı

SIO AUTOMOTİVE GENEL MÜDÜRÜ H. KEMAL GÖRGÜNEL İLE OTOMOTİV SEKTÖRÜ RÖPORTAJI

SIO Automotive Genel Müdürü ile Otomotiv Sektörü Röportajı: Ülkemizde satış sonrası hizmetler pazarına yönelik ilk üretici konumunda bulunan SIO Automotive`de üretim Alman kalitesiyle, Türk çalışanlarla gerçekleşiyor. 14 milyon euro`yu aşan yatırımlar gerçekleştirerek, yüksek teknolojiye sahip modern bir üretim tesisine dönüşen SIO Automotive`in Genel Müdürü H. Kemal Görgünel ile görüştük. Üretimde yazılımın çok önemli olduğunu, bunun içinde IFS`in kusursuz olduğunu vurgulayan Görgünel; 2016 yılı içerisinde kaplama ve boya tesislerini de yenilemek istediklerini belirtti.

SIO Automotive 1991 yılında İstanbul`da, Türkiye`nin sektörde satış sonrasi hizmetler pazarına, ki bu pazarı “yedek parça ve servis pazarı” olarak ta tarif edebiliriz, yönelik ilk girişimcisi olarak kuruldu. 1996`da, Çorlu Tekirdağ`da yeni bir üretim tesisi inşa edildi. 2000 yılında bir Alman grubu ile JV yapısına geçildi. 2007`de Alman grup tarafından Türk ortağın tüm hisselerinin devralınması ile beraber SIO Automotive tamamen yeniden yapılanma sürecine girdi. 14 milyon euro`yu aşan yatırımlar gerçekleştirildi ve SIO Automotive yüksek teknolojiye sahip modern bir üretim tesisine dönüştü. 4 bine yakın referansı kapsayan ürün yelpazesiyle tamamen yönlendirme ve süspansiyon parçaları üzerine çalışan firma, üretiminin yüzde 96`sını Euro bölgesine ihraç ediyor.

siooto

SIO Otomotiv, ne zamandan bu yana ülkemizde yüzde 100 Alman yapılanmasıyla üretim yapıyor?

SIO Otomotiv bir Alman grubudur. 2007 yılından önce sektörde yedi senedir faaliyet gösteren bir Türk firmasının tamamını satın aldı. 2007 Haziran ayından itibaren yüzde 100 Alman firması olarak çalışmalarına devam ediyor. Almanya`da Wulf Gaertner Autoparts AG isimli bir şirketin bir parçasıyız. Bu şirket otomotiv yedek parça piyasasında MEYLE markasının da sahibidir. Yani dünyanın 140 ülkesinde MEYLE markasıyla çeşitli araç yedek parça gruplarını pazarlıyorlar. Biz grubun tek üretim yapan noktasıyız. Ön takım diye tabir edilen yönlendirme  ve süspansiyon parçalarını üretiyoruz. İşimizin yarısını ana firmamızın MEYLE markasına, diğer yarısını da başka marka sahibi firmalara imal ediyoruz; kendi markamızla satış yapmıyoruz.

Oldukça büyük bir alanda çalışmalarınızı sürdürüyorsunuz. Kaç metrekarelik alanda üretimleriniz gerçekleşiyor?

Şirketimiz 16 bin 600 ve 22 bin 458 metrekarelik iki ayrı parselde, iki ayrı binada hizmet veriyor. 1996 yılında küçük parselde ilk binamız yapılmış. 12 bin metrekarelik kapalı alan var; fakat işlerimizin büyümesi nedeniyle biz 2011 yılında komşu araziyi satın aldık. Oraya yeni üretim alanı ve idari binamızı inşa ettik. Toplamda kabaca 40 bin metrekarelik bir arazi üzerine 29 bin metrekarelik kapalı alanda hizmet veren bir şirketiz.

Ürünlerinizin oluşumundan bahsedelim… Neler üretiyorsunuz? 

Ön takım parçaları denilince genel jenerik adlarıyla rot mili, rot başı, rotil, salıncak, denge kolu diye tabir edilen yedek parçaları üretiyoruz. Birçok değişik prosesi kapsayan bir üretim şeklimiz var.

Peki, bunların mühendislik kısımlarından biraz bahseder misiniz?

Biz aslında yeni bir şey icat etmiyoruz. Mevcut, üretilmiş, araçlar üzerinden alınan gerçek parçaların ters mühendisliğini yapıyoruz. Bazen tabi ters mühendislik esnasında oluşmuş know-how’ımız çerçevesinde geliştirmeler yapabiliyoruz. Ürünün zayıf yönlerini bilebiliyoruz. Bu nedenle bazı ürünleri daha inovatif yapma şansımız oluyor; işte burada Ar-Ge faaliyetlerimizin faydasını görüyoruz.

Ön takımların üretimi hangi proseslerden geçiyor?
Parçasına göre ürünlerimiz farklı komponentlerden oluşabiliyor. Bunların plastik, kauçuk ve  dövme kalıpları var,  bağlama fikstürleri ve aparatları var. Ama genel olarak ana proseslerden bahsetmem gerekirse bu fabrikada dövme talaşlı imalat, kaynak, kaplama ve boya proseslerimiz var. Bunlarla beraber tabii ki bazı parçalarımızı dışarıdan tedarik ediyoruz. Özellikle kauçuk ve plastik yapılı parçaları üretmiyoruz. Bu konuda stratejik ortaklıklarımız var, onlardan temin ediyoruz. Son prosesimizi de montaj oluşturuyor.

O halde biraz telaşlı imalat kısmınızdan bahsedelim… Hangi markalarla çalışıyorsunuz
?

CNC dik işleme merkezleri, CNC tornalar bu gibi makinalardan söz edersek; dünyada veya Türkiye`deki bilinen markalarla çalıştığımızı söyleyebilirim. Çok çeşitli markalarla çalışıyoruz, imalat denilince biz daha çok kesme, delme, diş çekme gibi işlemler uygulanıyor. Alfabetik sıraya göre Argo, Doosan, Goodway, Haas, Mazak, Queser, Takisawa gibi markaları tercih ediyoruz. Bu markaların Türkiye distribütörleriyle yıllardan beri beraber çalışıyoruz. Kaynak makinalarımızla ilgili olarak Meteor Makina adlı bir Türk firmasıyla çalışıyoruz, boya kabinimizde Botersan.  Bunun yanı sıra fosfat kaplama testimiz var, o da Sterkim adlı bir Türk firması. Dövme prosesinde kullandığımız endüksiyon ocağı ise ABD menşeili Inductotherm firması… Bol miktarda hava tüketiyoruz proseslerimizde; kompresörlerimizle ilgili olarak Ekomak firması ile çalışıyoruz. İşin bir de laboratuar ve kalite kontrol bacağı var… Orası apayrı bir dünya; orada da MTS, Zwick, Zeiss gibi markalar bulunuyor.

“BİLİNEN MARKALARLA ÇALIŞIYORUZ”

Üretim parkurunda kalite ve maliyet avantajı sağlayan markalarla çalıştıklarını belirten SIO Automotive Genel Müdürü H. Kemal Görgünel; “Dünyadaki veya Türkiye`deki bilinen markalarla çalışıyoruz. İmalat denilince biz daha çok kesme, delme, diş çekme gibi işlemler uyguluyoruz. Türkiye`de üretilen bazı CNC’ler duyuyorum; ama açıkçası pek de rastlamıyorum” dedi.

Çoğunlukla yabancı markalar… Neden öyle? 

Türkiye`de üretilen CNC torna ve işleme merkezleri duyuyorum; ama açıkçası pek de rastlamıyorum. Türkiye’de gerçek anlamda bu tür  makinalar zaten üretilmiyor. Gerçek anlamda tasarım ve kaliteli üretimle bizlerin ihtiyacı karşılanmış olsa tabii ki yerli malı CNC leri tercih ederdik. Diğer taraftan, CNC kontrollü bazı özel makina ve preslerimiz var. Bu konuda daha çok bizim ürün grubumuza yönelik özel ürünler üreten Ercan Teknik firması ile işbirliğimiz mevcuttur.

Örneğin; kesici uçlarda kimlerle çalışıyorsunuz?
Mesela ülkemizde kesici uçlarda iki yerli tane firma var; ama teknolojinin biraz gerisinde kaldılar. Çok basit ürünler yapıyorlar. Oysa artık talaşlı imalat dünyasında o kadar özel takımlar var ki; fakat onlar da maalesef Türkiye’de yok. Biz kesici uçlar konusunda çok değişik markalarda çalışırız; çünkü her proses için farklı takım kullanabiliyoruz. Tabii ki o noktada maliyet ve adet çok önemli. Hangi marka bize en iyi birim maliyeti veriyorsa onu tercih ediyoruz.

“IFS, KUSURSUZ BİR ÇÖZÜM”

ERP noktasında IFS’i tercih eden SIO Automotive, söz konusu markanın ‘sorun’ kelimesini ortadan kaldırdığını söylüyor. Aynı zamanda birçok noktada firmalarına avantaj sağladığını da vurgulayan Görgünel; “Açık kodlu bir program olması bizim için çok büyük bir avantaj. İkincisi biz burada dev bir IFS’i yalnızca iki kişiyle yönetiyoruz. Beni en çok şaşırtan bir diğer özelliği ise sistemin düzgünlüğü… IFS, özellikle finansal ve muhasebesel kayıtlarda kuruş  hanesindeki rakamlara kadar doğru sonuç veriyor” dedi.

Biraz da yazılımdan bahsedelim… IFS ile nasıl tanıştınız?

Bu şirketin IFS ile tanışması eskiye dayanıyor. 2000’li yılların başında, hatta IFS’in Türkiye’de ilk kez kurulduğu dönemde bu fabrika IFS’i seçmiş. Halbuki o zamanlar burası henüz yüzde 100 Alman bir şirket değildi. Ancak 2007`ye kadar çok büyük ataklar yapılmamış, o dönemde alınan birinci versiyon kullanılmış. Bu nedenle de sistem tam anlamıyla kullanılamıyormuş. Fakat burası 2007 yılında satın alınıp yüzde 100 Alman olunca, ilk yapılan iş ERP’yi güncellemek oldu. Ve o zaman marka değişimi yoluna gidilmedi.

Peki, neden IFS’te kalma kararı alındı?

ERP değişimi çok sancılı bir süreçtir. Burası bir al-sat firması değil, prosesler ve planlama olduğu için başarılı bir değişim olmadığı zaman başınız belaya girebilir. Bir de Almalar o dönemde yeni yüzde 100 oldukları için böyle bir riske girmek istemişler. Ama ben iyi ki IFS’i seçmişiz diyorum…

Neden? IFS size ne gibi avantajlar sağlıyor?
Bir kere açık kodlu bir program olması bizim için çok büyük bir avantaj. İkincisi ERP’yi burada başka bir markayla kullanmamız için bünyemizde en az beş kişi daha çalıştırmamız gerekir. Ayrıca başka markalarda yeni bir raporlama, ekran ya da herhangi bir şey için dünyanın parası ödemeniz lazım. Biz burada dev bir IFS’i yalnızca iki kişiyle, ki bu kişilerden birisi de IT Müdürümüz, ile yönetiyoruz. Ben bu şirkete ilk geldiğim yıllarda beni en çok şaşırtan olaylardan birisi ERP’nin ne kadar düzgün çalıştığıydı. Ben daha önceki işlerimde de farklı ERP’ler kullandım; ama buradaki özellikle finansal ve muhasebesel kayıtlarda noktadan sonraki iki haneli rakamlara kadar doğru sonuç aldık. IFS Türkiye referans olarak bizim fabrikamızı müşterilerine gösteriyorsa demek ki dünya çapında da en iyi IFS kullanıcılarından birisiyiz. Özellikle IFS’in CBS dediğimiz planlama modülünü Türkiye’de, belki de dünyada en iyi kullanan firmalardan biriyiz. Zaten böyle bir şirketi ERP olmadan yönetmeniz de imkansız.

Neden imkansız?
Biz yaklaşık 4 bine yakın bitmiş ürün referansımız var. Bu 4 bine yakın ürünü üretebilmeniz için 20 bin civarında komponent’i yönetmek zorundasınız. Bunlar yarı mamul olabilir, ham madde olabilir… Ayrıca bunların şirket içinde ellenme, hal değiştirme durumları var. Her proses sonunda parça numarası değişir. Dolayısıyla mükemmel bir şekilde stoğunuzu yönetmeniz gerekir ki hata yapmayasınız. Satın alma, üretim, planlama ve montaj bacağı… Bunların hepsinin üzerinde bir de müşteri talebi var. Bütün bu çok bilinmeyen denklemi ancak böyle bir ERP ile çözebilirsiniz. Bu aynı zamanda müşteriyle aramızdaki servis kalitemizi de artırıyor. İyi bir planlama yapıyorsanız, arkanızda iyi tedarikçileriniz varsa ‘just in time’a yakın bir üretim yapma şansınız oluyor.
Aslında siz bu sistemle üretimde verimliliği de sağlıyorsunuz…
Kesinlikle… Bu bize kar da sağlıyor.

Peki, herhangi bir sorunla karşılaştığınızda IFS’in size dönüş hızı nedir?

Sorun mu? Biz henüz böyle bir şeyle hiç karşılaşmadık. IFS doğru ellerde kusursuz bir sistem diyebilirim. Zaten bizim IFS ile bir yazılım sorunumuz olmaz; belki sunucu (server) ile ilgili sorun olabilir, yani donanımla (hardware) ile… Velev ki bir aksama oldu, onu da zaten arkadaşlarımız beş, on dakikada çözerler. Dolayısıyla IFS ile çalışıyorsanız, sorun kelimesini unutmanız gerekir. Bu arada biz bu fabrikamıza çok yeni taşındık. Nisan başında üretimi taşıdık, Mayıs sonunda da idari bina taşındı. Taşınma aşamasında kuvvetli bir server odası yaptık. Sanallaştırma projesini de gerçekleştirdik.

Sanallaştırma projesinden kastınız nedir?

Eskiden IFS dahil çoğu sunucularımız direkt olarak fiziki makinalar üzerinde çalışmaktaydı. Data yedeklerimiz iyi olsa da, fiziksel arıza durumunda sistemsel yedeğimiz yoktu. Kurduğumuz yeni yapıda ana depolama ünitesine fiber hat ile bağlı iki adet fiziki sunucumuz var, tüm sunucu sistemlerimiz IFS de dahil olmak üzere sanal sunucular şeklinde bu iki fiziki sunucuda yüklü. Bu iki makinadan biri bozulduğunda tüm sanal sunucularımızı diğeri üzerinden kolayca çalıştırabiliyoruz. Yani artık sistem yedeğimiz de var. Ayrıca sanal sunucu yapısında, bu iki makinadaki ve depolamadaki kaynaklar tüm sanal sunucularımıza optimum şekilde dağıtılmakta ve sistem daha performanslı olmaktadır.

“MODERNİZASYON GERÇEKLEŞTİREBİLİRİZ”

Her ne kadar yeni bina yatırımı yapsalar dahi 2016 içerisinde boyahane ve dövmehaneyi değiştirebileceklerini söyleyen Görgünel şunları söyledi: “Boya kabinimizi değiştirmek gibi bir düşüncemiz var, kataforeze geçmeyi istiyoruz. Belki dövmehaneyi büyütebiliriz, bu yüzden dövme preslerine ihtiyacımız olabilir!”

Yatırımlarınızdan bahsediyoruz; ama 2016 yılı içerisinde bu anlamda projeleriniz olur mu?

2016 yılı içerisinde çok büyük yatırımlar olmamakla birlikte bizim gibi firmalar yılda 300, 500 bin euro harcamazsa rahat edemeyiz. Batar bize o; çünkü teknolojiyi takip etmek zorundasınız. Muhakkak yeni bir şeyler çıkar. Biz artık onları vaka-i aidiyeden sayıyoruz. Örneğin; bir tezgahınız eskimiştir, yeni bir tane daha alırsınız. Yakın gelecekte de yenilemeyi düşündüğümüz şeyler tabii ki var. Son olarak üç tane 5 eksen işleme merkezi aldık. Bu yüzden her zaman makina yenileme gibi işlerimiz olacaktır. Boya kabinimizi değiştirmek gibi bir düşüncemiz var, kataforeze geçmeyi istiyoruz. Belki dövmehaneyi büyütebiliriz, bu yüzde dövme preslerine ihtiyacımız olabilir. Her an bir şeyler çıkabilir. Ama bina gibi büyük anlamda bir düşüncemiz yok.

İmalathanenizdeki şu anki en son projeniz nedir? Türkiye içi satış yapacak mısınız?

Bizim Türkiye ile işimiz yok. Bizim işimiz yüzde 100 ihracat. Türk piyasasıyla indirekt olarak ilgileniyoruz, müşterilerimizin bir kısmı satıyor. Biz ürünlerimizi yurt dışına satıyoruz, oradan Türkiye’ye geri geliyor. Türk piyasası henüz bizim ürün kalitemize hazır değil, bu yüzden burada satış yapma gibi bir niyetimiz de yok. Fiyatla beraber kalite varsa o zaman işin içine girebiliriz. Ancak fiyatın konuşulduğu yerde biz pek olmak istemeyiz.

H. KEMAL GÖRGÜNEL KİMDİR?

Makina Yüksek Mühendisi olan H. Kemal Görgünel, iş hayatına Mobil Oil Türk A.Ş’de Satış Mümessili olarak başladı. İki yıl Mobil tecrübesinden sonra uluslararası satış ve mümessillik işinde dört yıl teknik ürün ve projelerin satışında görev yaptı. 1990 yılında Lucas Servis Ticaret A.Ş ile başlayan otomotiv pazarındaki yolculuğu bilahare TRW, Delphi ve Valeo ile devam etti. Son görevi olan Valeo Dağıtım Genel Müdürlüğü’nü sekiz yıl yaptıktan sonra 2007 sonunda SIO Automotive Grubu’nun Genel Müdürü oldu. 30 küsür yıllık profesyonel hayatının son sekiz senesi hariç teknik ürünlerin satış ve dağıtımıyla ilgili görevler yapan H. Kemal Görgünel, satış ve dağıtımın yanı sıra üretim yapılan bir işte çalışmaktan da son derece mutlu; almış olduğu eğitimi gerçek anlamda kullanıyor olmanın hazını duyuyor.

LİDER BOYA ÜRETİCİSİ JOTUN, IFS ERP İLE KÜRESEL OLARAK BÜYÜYOR.

LİDER BOYA ÜRETİCİSİ JOTUN, IFS ERP İLE KÜRESEL OLARAK BÜYÜYOR.

Global kurumsal uygulamalar şirketi IFS, boya üretiminde dünya lideri olan Jotun’un IFS Applications™ kullanımını Avrupa, Asya ve Amerika’daki ek tesislerini kapsayacak şekilde genişlettiğini duyurdu. Anlaşma yaklaşık olarak 19 milyon Norveç Kronu değerinde lisans içeriyor.

Norveç merkezli Jotun, 69 şirket, 36 üretim tesisi ve 90’dan fazla ülkedeki faaliyetleri ile konut, gemicilik ve sanayi pazarlarında yüzey koruyucu ve dekoratif boyalar ile kaplama üretimi yapıyor. Jotun 2003 yılından bu yana, imalat, finans, satın alma ve tedarik zinciri gibi kritik iş süreçlerini desteklemek için IFS Uygulamaları kullanımını dünya genelinde 20’nin üzerinde ülkeyi kapsayacak şekilde genişletti.

Bu iddialı büyüme hedeflerini desteklemek ve süreç verimliliği ve şeffaflığını en üst düzeye çıkarmak için Jotun, merkezî IFS ERP çözümünü ek 2.000 kullanıcıyı içerecek şekilde genişletmeye karar vermiştir.

“Yıllarca IFS ile çalıştıktan sonra, dünya genelindeki yeni ülkeleri de kapsayacak şekilde daha da büyümeye hazırlanıyoruz,” diyor Jotun CEO’su Morten Fon. “Bunu mümkün olan en verimli şekilde başarmak için bize merkezî bir platform ve tek tip bir çalışma biçimi sunabilecek, çevik ve güvenilir bir kurumsal iş sistemine ihtiyacımız var. IFS Uygulamaları’nın bu hedefe ulaşmamızda bize yardım edeceğine inanıyoruz.” Dedi.

IFS İskandinavya CEO’su Glenn Arnesen “Jotun’un boya endüstrisinde lider bir üretici olarak gelecekteki büyümesine destek olabildiğimiz için çok heyecanlıyız,” diye açıklıyor. “IFS Uygulamaları’nın merkezî, küresel bir çözüm kanalıyla kapsamlı ERP yeterlilikleri sunmak üzere benzersiz biçimde konumlandığına inanıyor ve uzun ve karşılıklı olarak yararlı işbirliğimizin devamını sabırsızlıkla bekliyoruz.” Dedi.

Jotun Türkiye de bu genişletme kapsamında IFS ERP uygulamasına geçecek olan ülkelerden birisi. Bu kapsamda başlayacak olan IFS ERP çalışmaları hakkında IFS Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Göksel Sanbay şunları söyledi. “IFS Türkiye olarak Jotun gibi dünya devi bir markanın Türkiye implementasyonunda destek olmaktan çok mutluyuz. Bu durum IFS’in dünya genelindeki gücünü de anlatan en iyi örneklerden biri olacaktır.” Dedi.