ERP-EDI Entegrasyonu Maliyetleri Düşürür, Verimliliği Artırır

ERP-EDI Entegrasyonu bugün üretim şirketlerinin başarısı için neden hayati önem taşır? Saat 18:00 ve montaj hattından son paket kutulandı, paketlendi ve nakliye alanına taşındı. Bu paket, ulusal bir eczane perakende zincirinin raflarına yönelik olarak hazırlandı ve yola çıktı. Peki, bu müşteri paketlerinin yolda olduğunu nasıl bilecek? Aldığı mallar için nasıl ödeme yapacak?

ERP-Entegrasyonu

Sorunsuz bir tedarik zinciri, ortaklar arasında mükemmel ve hızlı iletişim gerektirir. Onlarca yıldır, bu sevkiyatların ve ödemelerin karşılıklı etkileşimini yöneten en popüler teknolojik sistem, Elektronik Veri Değişimi yani EDI olmuştur. ERP-EDI entegrasyonu, iletişimi otomatikleştirerek satıcılar ve müşteriler arasındaki veri alışverişini sağlayan endüstriyel bir standarttır. EDI; otomotiv, imalat, ilaç depoları, büyük mağazacılık gibi yüksek hacimlerde çalışan sektörlerde yaygındır.

Neden ERP-EDI Entegrasyonu?

EDI otomasyonu, sayısız telefon görüşmelerini, kâğıt faturaları, faksları ve e-postaları içeren kusurlu manuel insan süreçlerine olan gereksinimi azaltır. Sonuç ise; daha hızlı geri dönüş süreleri, daha az hata ve personelin daha yüksek verimliliği şeklindedir. EDI, verilerin elektronik ortamda saklanması ve işlenmesiyle, kâğıt belgelerin düzenlenmesi, sınıflandırılması ve dağıtılması gibi işlem maliyetlerini azaltır. Elektronik iletişimin faydaları arasında manuel veri girişini ortadan kaldırmak, gönderim ve faturalama hatalarını azaltmak gibi unsurların yanı sıra, tarafların kendi kurumsal yönetim sistemlerine veri alıp vermelerini hızlandırmak da bulunmaktadır.

EDI’nin daha önceki sürümleri basit ve diğer kurumsal yazılımlardan kopuktu. Modern çağın ERP-EDI entegrasyonlarında, protokoller en iyi uygulamaları desteklemekte ve veriler ERP gibi modern teknolojilere bütünleşmekte. Dahası, veri yapı ve formatlarının karmaşıklıkları, şirketler arasında EDI uygulamalarını standartlaştıran veri değişimi aracıları tarafından maskelenebilir.

Yıllar önce bir EDI uygulamasında farklı veri alanlarının birbirleriyle eşleştirilmesi yüzlerce veya binlerce saat çalışma gerektirebilirken, bugün bu süreci hatasız ve kolay hale getiren araçlar ve işlemler bulunmakta. Elde edilen EDI sistemleri, dünyanın en büyük şirketlerinin çoğunun tedarik zincirleri için paha biçilemez bir veri iletişimi sağlar.

ERP-Entegrasyonu

ERP platformunuzun bir parçası olarak EDI, maliyetleri düşürmenize ve görevleri otomatikleştirmenize yardımcı olabilir

EDI’nin API’den farkı nedir?

EDI’yi bir API ile karşılaştıranlar için önemli olan, EDI’nin tasarım tarafından özelleştirilen bir veri değişim sistemi olmasıdır. Her şirketin kendi varyasyonlarını uygulaması beklenir. Bu, JSON / REST gibi bir insan tarafından okunabilir veri formatının uygulanması biraz daha kolay olacakken, sistem kurulumu sırasında iş ortağının veri formatına benzer bir haritalandırma sürecinin gerçekleştirilmesi gerektiği anlamına gelir. Ve deneyimli EDI entegrasyonu uygulayıcıları için, sistem alındı onayları gibi iki yönlü protokoller için açık bir dokümantasyon ve destek olduğu sürece, zarif bir JSON arayüzü ile ilkel bir ODETTE belgesi arasındaki uygulama zamanlarında büyük bir fark yoktur.

EDI, tedarik zinciri iletişimlerini manuel olarak yöneten şirketler için, genellikle en büyük maliyet tasarrufunu elinde bulundurur. Daha küçük işletmeler için diğer faydalar arasında, e-posta, posta veya telefon yoluyla insanlar üzerinden yapılan iletişim yerine belirli bir EDI uygulamasını zorunlu kılan büyük ulusal ortaklarla çalışma fırsatını yakalamak da bulunmaktadır.

ERP teknolojisi, imalat, nakliye ve perakende şirketleri arasında kritik bir bağlantı haline geldiğinden, EDI ile sorunsuz veri iletişimi ihtiyacı da artmıştır. abas ERP gibi profesyonel yazılım çözümleri, önyüzdeki işletme ve yönetim araçlarıyla birlikte arka planda sağlam EDI arayüzleri uygulayarak bu boşluğu doldurdular. Modern bir ERP yazılımı ile, EDI’yi uygulamak hiç bu kadar kolay olmamıştı.

abas EDI neler sunar?

abas EDI, EDI dosyaları ile abas sisteminde gerçekleşen işlemler arasında veri haritalamasını sağlayan bir ERP modülüdür. Arka plandaki EDI teknolojileri ve dosya formatları ne olursa olsun, abas EDI yazılımı karmaşıklıkları özetler. Böylece çeşitli şirketlerin EDI implementasyonları birleştirilebilir. EDI dosyasındaki veri alanları, ERP konsolundaki veri alanları ile ilişkilendirilir.

abas ERP ile çalışmaya başlayan şirketler için, EDI sisteminin kurulumu diğer bütünleşik faaliyetlerle birlikte gerçekleştirilebilir. İlk kurulum uzmanlardan destek almayı gerektirebilirken, sistemin devam eden yönetimi ise, self servis modelinde olan abas EDI Yapılandırması adlı bir araç kullanılarak herkes tarafından yapılabilir.

abas EDI Yapılandırması, verilerin karmaşık EDI haritalamalarını hayata geçirir. Farklı şirketler EDI için farklı formatlar kullandığından dolayı, verilerin ERP tarafından anlaşılabildiğinden emin olmak için genellikle bir kurulum süreci gereklidir. Hem EDIFact, ODETTE ve VDA gibi geleneksel EDI formatları, hem de ANSI ve XML gibi evrensel veri formatları desteklenir. abas EDI Yapılandırması ile bu veri haritalama işlemi, ERP sistemi ile EDI veri dosyalarının bölüm numaraları ve sütunları arasındaki alan eşlemelerini gösteren grafiksel bir masaüstü aracı ile gerçekleştirilir. Bu araç, yazılım geliştiricisinin veri alanlarına hangi eylemlerin gerçekleşmesi gerektiğini belirlemek için binlerce satır kod yazmasını gerektiren eski ERP sistemleri göz önünde bulundurulduğunda büyük bir gelişme olabilir.

EDI ile veri senkronizasyonu

EDI, ERP ile entegre edildiğinde, iki farklı şirkette bulunan kişiler, şirket genelinde senkronize edilmiş veriyi görüntüleyebilir. İlgili ERP sistemleri, daha önceki bir dönemin kâğıt belgelerinde yer alan bilgileri görüntüleyebilir. Örneğin; depoyu bir perakendeciye ürün göndermesi için bilgilendirecek olan kâğıda yazılmış sevk emirleri gibi. Fakat günümüzde her bir ERP sisteminde, çalışanlar artık fatura adresini, sevkiyat adresini ve hatta miktarlarla birlikte ürün numaralarının listesini görüntüleyebilmekte.

İster yüzlerce, ister milyonlarca sipariş işlensin, EDI kullanımı şirketler için maliyet tasarrufu sağlar. Faturalar ve gönderiler hakkında manuel olarak yapılan iletişim, genellikle çalışanın önemli miktarda zaman ve emek harcamasını gerektirir. Ticari iş ortaklarıyla kurulan iletişimin otomasyonu daha hızlı geri dönüş sürelerinin yanı sıra, hataları azaltır ve daha iyi raporlama yapılmasını sağlar.

Kritik Trendler ile ilgili güncel broşürümüzü indirerek, imalat endüstrisini etkileyen eğilimler hakkında daha fazla bilgi edinin veya hemen bize ulaşın.

29 ülkede, 65 iş ortağı ve 1.000’den fazla danışmanı ile 3.600′den fazla Küçük ve Orta Ölçekli (KOBİ) müşterisine 38 yıldır hizmet sunan abas, ürünü olan abas ERP ile müşterilerine standart ERP modüllerinin yanı sıra CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi), Mobil Çözümler, Business Apps, BI (İş Zekası), BPM (İş Süreçleri Yönetimi), APS (İleri Planlama Çizelgeleme), DMS (Doküman Yönetim Sistemi), Proje Yönetimi, Konfigüratör, e-Dönüşüm (e-Fatura, e-Defter Entegrasyonu, e-Arşiv, e-İrsaliye) ve B2B Portal/Webshop çözümlerini de sunmaktadır.

Sonrası ERP-EDI Entegrasyonu Maliyetleri Düşürür, Verimliliği Artırır ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

Daha İyi Bir Müşteri Deneyimi

Daha iyi bir müşteri deneyimi mi istiyorsunuz? CRM ve Müşteri Geri Bildirimini birleştirmeye ne dersiniz?

Müşteri geri bildirimini göz ardı ediyorsanız, aynı zamanda harika bir büyüme aracını gözden kaçırıyorsunuz demektir. Müşteri söz konusu olduğunda kat ettiğiniz yol boyunca müşteri geri bildirimleri, müşteri deneyimi açısından oldukça önemli bir noktada durmaktadır. Odağınızı bu noktaya çevirdiğinizde, tüm akışın nasıl değiştiğini göreceksiniz.

Daha İyi bir Müşteri deneyimi

Yakın tarihli bir araştırma, alıcıların %86’sının daha iyi bir müşteri deneyimi için daha fazla ödeme yapmak durumunda kalacağını gösteriyor. 2020 yılına dek müşteri deneyiminin markalar açısından fiyat ve ürün bazında anahtar rolü oynayacağını söylemek mümkünken, “En iyi deneyimi nasıl elde ederiz”  sorusunun yanıtı oldukça basit; Müşteriyi dinleyerek!

Söz konusu olan müşteri deneyimi ise, yeni bir müşteri kazanmak mevcut bir müşteriyi elde tutmaktan altı yedi kat daha maliyetli olmaktadır. Birçok müşterinizi kaybetmektense küçük değişiklikler yapmak kulağa daha hoş gelmiyor mu? Hesabı kolaylıkla yapabilirsiniz. Aldığınız geri bildirimleri kullanarak, rakibinizin satışlarını izlemek yerine müşterinizi elinizde tutma olasılığınızı artırabilirsiniz.

Geri bildirimin bu kadar değerli olduğunu söylememizin ardından, yanlış yerdeki geri bildirimin bir faydasının bulunmayacağına da değinmemiz gerekiyor. Departmanlar arasındaki silolar,  geri bildirimlerin efektif kullanımını etkileyecektir. Dolayısıyla bu durumdan kaçınmak adına geri bildirimi CRM’e entegre etmek en doğru yol olacaktır. CRM’e entegre olan geri bildirimler ile birlikte her çalışan, kendi departmanı ile ilgili olanları gözden geçirerek, iyileştirmek adına gerekenleri yapabilir.

Tüm bunların ardından, neden CRM’in içerisinde müşteri geri bildirimlerinin olması gerektiğini üç nedenle açıklamaya çalışalım;

Organize ve Bulması Kolay

CRM’iniz organizasyonunuzun verimliliği için oluşturuldu. Dolayısıyla aynı hedefe hizmet eden geri bildirimleriniz için daha iyi bir yer düşünülemezdi. Bir CRM’in yetenekleri sayesinde, geri bildirimler müşteriler tarafından düzenlenebilir ve bu sayede gözden hiçbir şey kaçmaz. Bazı CRM’ler tüm geri bildirimlerinizi tek bir yerde toplamanıza yardımcı olacak diğer araçlara ve uygulamalara izin vererek bu deneyimi bir adım öteye de taşımaktadır.

CRM’ler ayrıca geri bildirim iletişiminin daha verimli olmasını sağlar. Müşteri hizmetleri sorunları, pazarlama yorumları veya web sitesi sorunları gibi gelen her tür geri bildirim, bir geri bildirim havuzunun etrafında dolaşmak yerine doğrudan ilgili departmana yönlendirilebilir.

Yapay Zekâ Yardımcı Olabilir

Yapay Zekâ ile birlikte tüm geri bildirim verisinin toplanmasının mümkün olduğunu söyleyebiliyoruz. Yapay zekânın CRM entegrasyonu, işletmelerin trendleri ve yeni modelleri belirleyebilmesi için gerekli olan müşteri geri bildirim verilerini analiz etmelerine ciddi oranda yardımcı olmaktadır.  Yapay Zekanın verilerinizi sizin için sıralamasıyla birlikte müşterilerinizin geri bildirimlerine yönelik ürün yapılandırması ve fiyatlandırmayı gerçekleştirebilirsiniz.

Yapay zekâ aynı zamanda elinizdeki tüm verileri kullanmanıza yardımcı olacaktır. Bir analiz şirketi olan Luminoso konu ile ilgili olarak şunları söylüyor: “Sahip olduğunuz her bir veriyi kullandığınızdan emin olun! Metin veri müşteri trendlerinin ardındaki “Neden” sorusunun yanıtını bulmanız için oldukça değerlidir. Aynı zamanda müşteri memnuniyeti ve sadakati açısından değerlendirdiğimizde paha biçilmezdir”

Bir departmanın çöp kutusu diğer departmanın hazinesi olabilir

Bütün geri bildirimler önemlidir. Bununla birlikte, bir müşteri hizmetleri çağrısı ile ilgili geri bildirim alan bir pazarlama departmanı bu geri bildirimi tamamen reddedebilir. Müşteri geri bildirimlerinizin doğru yere ilerlediğinden emin olmak için CRM’i kullanmak en doğru ve güvenilir yöntemdir.

Mevcut bir departman içerisinde uygun olmayan geri bildirimler, yeni projeler ve gelecekteki büyüme için de önemli ve yararlı olabilir. Geri bildirimler sayesinde müşterilerinizin gelecekte sizden beklediği yenilikleri bugünden görme şansına sahip olabilirsiniz.

CRM’iniz müşteri geri bildirimlerini organize bir biçimde analiz etmek için en mükemmel yerdir. İşletmenizin en değerli varlıkları olan Müşterilerinizin ne düşündüğünü daha fazla önemsemeniz gereken bu yeni dönemde, geri bildirimleri CRM’nize bağlayarak en iyi müşteri deneyimini sunabilirsiniz!

Sonrası Daha İyi Bir Müşteri Deneyimi ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

2030 Yılında Dijital İşletme Olmanın Önündeki 5 Engel

Dünya çapında gerçekleştirilen bir araştırma sonucunda, 2030 yılı ve sonrasında dijital bir işletme olmanın önündeki engellerin neler olduğu ortaya çıktı.

Araştırmaya göre, geleceğe dair fikir ayrılıklarıyla insan-makine iş ortaklığında yeni bir çağa adım atıyoruz. Çoğu işletme, başarılı bir dijital işletme olarak çalışmanın önündeki yaygın engellerin üstesinden gelmek için yeterince hızlı hareket etmediği gibi yeterince kapsamlı da çalışmıyor. Buna rağmen işletmelerin büyük çoğunluğu karşılaştıkları zorluklara rağmen beş yıl içinde dönüşüm konusunda başarılı olacağını düşünüyor.

Dijital-İşletme

Muazzam bir değişim çağına adım attığımızı dile getiren Jeremy Burton, “Her ne kadar iş liderleri geleceğe dair birbirleriyle çatışan görüşler savunsa da hepsi dönüşümün gerçekleşmesi gerektiği konusunda hemfikir. Yaptığım pek çok görüşmeyi düşününce önemli bir ana geldiğimize inanıyorum. İşletmeler ya zorluklara göğüs gerip BT iş güçleri ile güvenliklerini dönüştürerek gelecekte belirleyici bir rol oynayacak ya da geride kalacaklar” dedi.

İşletmelerin büyük kısmı değişime ayak uyduramıyor

Çoğu işletme, başarılı bir dijital işletme olarak çalışmanın önündeki yaygın engellerin üstesinden gelmek için yeterince hızlı hareket etmediği gibi yeterince kapsamlı da çalışmıyor. İşletmelerin yalnızca yüzde 27’si diğerlerine öncülük ettiğine ve yaptığı her işte dijital teknolojiden faydalandığına inanıyor. Yüzde kırk ikisi gelecek on yıl içinde rekabet edip edemeyeceğini bilmiyor ve işletmelerin büyük bir kısmı (yüzde 57) değişimin hızına ayak uydurmakta zorlanıyor.

2030 yılında ve sonrasında başarılı bir dijital işletme olmanın önündeki başlıca engeller şu şekilde sıralanıyor:

  • Dijital vizyon ve strateji eksikliği: Yüzde 61
  • İş gücü hazırlığı eksikliği: Yüzde 61
  • Teknolojik kısıtlamalar: Yüzde 51
  • Zaman ve para ile ilgili kısıtlamalar: Yüzde 37
  • Yasa ve düzenlemeler: Yüzde 20

Dönüşüm ihtiyacı doğrultusunda bir arada

Liderler, geleceğe dair fikirlerinde ve değişim önündeki engellerle nasıl yüzleştikleri konusunda birbirlerinden ayrılabilir ancak dönüşüm ihtiyacı doğrultusunda birleşirler. Aslında işletmelerin büyük çoğunluğu karşılaştıkları zorluklara rağmen beş yıl içinde dönüşüm konusunda başarılı olacağını düşünüyor.

Beş yıl içinde büyük olasılıkla elde edilecek başarılar arasında ise şunlar bulunuyor:

  • Etkili siber güvenlik savunmalarını kullanma: Yüzde 94
  • Hizmet olarak ürün teklifi sunma: Yüzde 90
  • Yazılım tanımlı bir işletmeye yapılacak geçişi tamamlama: Yüzde 89
  • AR-GE çalışmalarının kuruluşu ileri götürmesi: Yüzde 85
  • Sanal gerçeklikle (VR) hiper bağlı müşteri deneyimleri sunma: Yüzde 80
  • Müşteri taleplerini önceden karşılamak için yapay zekadan faydalanma: Yüzde 81

Sonrası 2030 Yılında Dijital İşletme Olmanın Önündeki 5 Engel ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

Dijital Dönüşümü Tamamlayacak En Yeni Teknolojiler Hakkında Öngörüler

İş dünyasında dijital dönüşüm sıklıkla duyulan kavramdan biri haline geldi. İşletmelerin hayatta kalabilmesi için trendleri takip etmesi ve dijital dönüşümü gerçekleştirmesi önem taşıyor. Dijital dönüşümü gerçekleştirdiğine inanan işletme sayısı da gün geçtikçe artıyor.

Dijital Dönüşüm

Yapılan son araştırmaların ardından ortaya çıkan sonuçlara göre; işletmelerin %80’i tam anlamıyla dijital dönüşümü gerçekleştirdiğini düşünmüyorken; %23’ü ise dijital dönüşümün henüz ilk safhalarında olduğunu hissediyor. Araştırma sonucunda, 2018’de daha çok işletmenin teknolojik değişimi uygulayacağı ve yeni teknolojileri mevcut operasyonlarına daha iyi entegre edecekleri öngörülüyor.

Gün geçtikçe hızla gelişen teknoloji ekseninde Nesnelerin İnterneti’nden (IoT), blok zincire; sohbet robotlarından makine öğrenimi ve sanal gerçekliğe kadar çeşitli yeniliklerin dijital dönüşümü tamamlayacağı tahmin ediliyor. Tüm bunların ışığında uzmanların öngörüleri ise şu şekilde;

Blok zinciri, dijital dönüşümün seviyesini yükseltecek

Başta kripto paraya olanak sağlamak için geliştirilmiş blok zinciri, son yıllarda finansal hizmetler sektörünü de önemli derecede etkiledi. Blok zincirinin takip eden on yıl içinde uzay yolculuğundan insanların nasıl oy vereceklerine kadar birçok alanda kullanılması planlanıyor. Küresel bir ağ genelinde paylaşılan işlemsel bir veri tabanı olan blok zincirinin Bitcoin ile özdeşleşmesi birçok kişi tarafından anlaşılamamış olmasına rağmen 2018’de gerek işletmelerin gerekse tüketicilerin blok zincire erişiminde büyük adımlar atılması bekleniyor.

Sağlık, sigorta ve imalat sektörlerinde dijital teknoloji kullanımı artacak

İlerleyen dönemlerde blok zincir teknolojisinin, işletmeler tarafından kontratlar, dijital ödeme sistemleri ve bulut depolamadaki iyileştirmeler alanlarında kullanılması öngörülüyor. Öte yandan blok zinciri, Bitcoin gibi merkezi kayıt sistemi olmadan kişiden kişiye sigorta sunarak prim maliyetlerini düşürmeye, taleplerin daha hızlı doğrulanmasına ve işlenmesine fırsat sağlıyor. Sağlık sektöründe ise blok zinciri elektronik kayıtlara geçme sürecini hızlandırıyor. İmalat alanında işlemlerin her birinin bir blok zincirine kaydedilmesi insan hatasını ve sahteciliği azaltıyorken tüm tedarik zincirinin tam şekilde izlenmesine yardımcı oluyor.

Dijital iş stratejileri işletmenin kalbine ulaşacak

Yapay zekâ (AI) ve büyük veri (Big Data) altyapıları, işletmelerin yeni ortaklıklar, çalışma yöntemleri oluşturmalarını, müşteri deneyimleri yaratmalarını ve işleri dönüştürmelerini şekillendiriyor. Değişen teknoloji, BT rollerinin değişmesini sağlıyor. Artan rekabet ile yarışabilmek için daha çok işletme dijitalleşmeyi önceliklendiriyor. Genç şirketler, geleneksel hizmetleri daha düşük maliyetle elde edecekleri için dijital stratejiyi tercih ediyor ve ilerleyen dönemlerde bu şirketlerin başarılı olacağı tahmin ediliyor. İşlerini dijitalleştirmek için çalışan şirketlerin, büyümek amacıyla ihtiyaçları olduğu esnekliği kazanmaları daha fazla mümkün oluyor. Yapılan CEO anketine göre, iş karar vericilerinin yüzde 56’sı, yaptıkları dijital geliştirmelerin ve dijitale öncelik vermenin kârlarını şimdiden artırdığını belirtiyor.

Veri, dijital dönüşümün ana bileşeni

Veri kullanımına dayanan stratejilerin hâlâ, işletmeleri etkileyecek birçok kullanılmamış potansiyeli bulunuyor. 2018’de yapılan “CIO’nun Durumu” anketinin sonuçlarına göre, kuruluşların %30’undan azı ölçülebilir veri güdümlü avantajlar yakalıyor. Avantaj olarak yeni pazar fırsatları tanımlamak (%28), tedarik zinciri ve dağıtım kanallarının optimizasyonu (%26) ve müşterilerine çok kanallı deneyim olanağı vermek (%24) sayılıyor.

Kaliteli verinin değeri paha biçilemez olacak

Araştırmalara göre 2018’in iş liderlerinin veri üzerinde daha iyi bir kontrol sağlamak isteyeceği ve dijital dönüşüm yolculuğunda, kaliteli verinin yaratacağı farklılaşmanın önemini anlayacağı bir yıl olacağı tahmin ediliyor. Dijital dönüşüm, işletmelerin gençleşmesine yardımcı olacak, daha esnek ve rekabet edebilmelerini sağlayacak büyük bir etmen olarak görülüyor. Dönüşüm, başarılı bir şekilde yürütüldüğünde işletmelerin üretkenlik düzeylerini ve gelir akışlarını artırıyor.

Sonrası Dijital Dönüşümü Tamamlayacak En Yeni Teknolojiler Hakkında Öngörüler ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

Otomasyon Akıllı Üretimi Yeniden Şekillendiriyor

Gelişmiş üretim, akıllı üretim ya da endüstri 4.0, nasıl adlandırdığınızın önemi olmayan bu değişimi kısaca özetleyecek olursak; üreticiler artık iş yapış şekilleri ile birlikte iş süreçlerini otomasyon, veri analizi ve çeşitli BT teknolojileriyle entegre sistemlerle yürütmeye başlıyor. Üretim endüstrisini yeniden şekillendiren bu teknolojiler, liderliği ve büyüme hızını korumak isteyen işletmelerin iş yapış şekillerini değiştirmelerini gerektiriyor.
otomasyon
Üretim otomasyonu ve üretim süreçlerinde elde edilen önemli veriler söz konusu olduğunda, şirket üst düzey yöneticilerinden fabrika çalışanlarına kadar, akıllı üretimde çalışan herkesin, bu alandaki gelişmeleri takip ediyor olması gerekiyor.

Üretim süreçleri sırasında elde edilen işlenmemiş veri, daha sonra yetkili kişiler ve üst düzey yöneticiler tarafından karar alma süreçlerinde kullanılacak olan iş zekâsıdır.  Burada önemli olan verileri toplamak ve raporlar oluşturmak değil, bu bilgiyi karar verme süreçlerinde kullanılabilecek iş zekâsına dönüştürmektir.  Bunu başarmak, insan zekâsı ve çevikliğin yanı sıra doğru bir ERP sistemine sahip olmakla mümkündür. Bu da ancak, şirketlerin teknolojik gelişmelerin beraberinde getirdiği değişimlere hızlı şekilde adapte olması ile gerçekleştirilebilir.

Akıllı robotlar ile üretim ve işgücü anlayışı sonsuza dek değişiyor

Uluslararası düzeyde faaliyet gösteren, yüksek verimliliğe sahip modern bir fabrikayı ziyaret ettiğinizde, iş akışının veriler üzerinden yürütüldüğü otomatik bir işleyiş sistemi ile teknik bilgi ve donanıma sahip çalışanlar görürsünüz. Tesisin uçak motorları mı yoksa güneş panelleri mi ürettiği fark etmez. Fabrikalar parçaları, insanları, verileri ve daha fazlasını birleştirir. Teknoloji açısından bakıldığında, ihtiyaç duyulan tek şey hepsinin entegre çalışmasını sağlayacak doğru bir ERP sistemidir.

Tüm bileşenlerin nasıl etkileştiğini (ekipman, yazılım, ERP sistemleri vb.) anlamak akıllı üretimde çalışan herkes için son derece önemlidir.  Örneğin, bir üreticinin lider konuma gelebilmesi için, kararlarını hızlı alabilmesine olanak sağlayacak veri ve farklı bileşenlerin birbiriyle olan etkileşimleri hakkında bilgi sahibi olması gerekir. Bu imalat liderlerinin, ekipman, otomasyon, veri ve fiziki üretimin incelikleri hakkında temel düzeyde teknik bilgiye ihtiyaç duydukları anlamına gelir.

Bu gereksinimler, personel alımı ve alınan personelin geliştirilmesi açısından karmaşık ve önemli bir konudur. Hızlı teknolojik değişimlerin beraberinde getirdiği bir diğer unsur ise; tüm akıllı üretim çalışanlarının hızlı öğrenme yeteneğine sahip, gelişmeleri takip eden, teknolojiye meraklı kişiler olması gerektiğidir.

Çalışanların bugün sahip olduğu bilgi ve beceriler birkaç yıl içinde geçerliliğini yitirebilir. O nedenle, gelecekteki üretimi desteklemek için ihtiyaç duyulacak yeni becerilere sahip olmaları ve kendilerini geliştirmeleri çok önemlidir. Rekabet gücü artan üreticilerin kalifiye işgücüne olan ihtiyaçları, büyüme ve başarı hızlarına paralel olarak artmaktadır.

otomasyon

Verilerle işletilen fabrikalar: Üretimi takip eden çalışanlar

Hemen hemen her üretim ekipmanına bir sensör eklemenin kolaylığı, o ekipmanı verileri gerçek zamanlı olarak gönderebilen ve alabilen “akıllı” bir makine haline getiriyor. Bu verilerin tümü, ekibinizin kısa ve uzun vadeli süreç iyileştirmeleri yapmasını sağlıyor. Ancak bu, büyük bir analitik zorluğu da ortaya çıkarıyor: Şirket çalışanları, göz ardı edilmesi gereken gereksiz veriler ile, tanımlanması ve kullanılması istenilen önemli verileri nasıl ayırt edebilir?

Akıllı üretim, yönetici ve çalışanların gelişmiş becerilere sahip olmalarına ve gelecek odaklı düşünebilmelerine ihtiyaç duyar. Toplanacak, paylaşılacak, analiz edilecek ve kararların temelini oluşturacak verilerin seçiminde dikkat edilmesi gereken faktörler nelerdir?

Yöneticilerin, operasyonları açısından önem taşıyan verilerin (KPI’lar) hangileri olduğunu belirlemiş olmaları önemlidir. IoT’yi ERP’ye entegre eden abas ERP, bu sebeple sizin için doğru bir seçimdir. Ancak, tüm bu verileri analiz etmenize ve doğru kararlara dönüştürmenize yardımcı olacak, akıllı insanlara da ihtiyaç duyacaksınız. Akıllı teknolojilerle (otomasyon, IoT, vb.) akıllı insanları harmanlayan bu değişim, üreticiler için daha fazla verimlilik, çeviklik ve daha fazla kârlılık demektir.

Şirketler, kalifiye personel bulmak konusunda her geçen gün biraz daha zorlanıyor

Üreticiler teknolojik bilgi, veri analizi ve imalat konularında ihtiyaçlarını karşılayabilecek donanımda personel alımı yapmakta zorlanıyor. Bunun en büyük sebebi ise; piyasada yeterli sayıda profesyonelin mevcut olmaması. Akıllı üretim, yönetici ve diğer birçok iş pozisyonu için, teknoloji meraklısı, yetenekli profesyonellere ihtiyaç duyan, yüksek teknoloji endüstrisidir. Üretim, modern teknolojinin önde gelen bir kullanıcısı haline gelmiştir ve bugün günümüz üreticilerinin piyasaya sunduğu ürünler hayatımızda pek çok şeyi değiştiren, modern cihazlardır.

Artık üretim denildiğinde insanların aklına gelen, üretim ile gelişmiş yüksek teknolojinin yakalanmasıdır. Monster.com verilerine göre, dünyada pek çok ülkede en yüksek ücretli ve en hızlı yükselen iş, ortalama olarak yılda 80.000 $ ‘dan fazla maaşı olan “BT Yöneticisi”dir. Akıllı üretim alanında profesyonellik gerektiren pozisyonların maaşları ise daha fazladır ve bu pozisyonlar daha fazla teknik bilgi ve beceri gerektirir.

İleri imalat için işgücü nasıl geliştirilir?

Dünya genelinde üretim alanında ihtiyaç duyulan profesyonel açığına getirilebilecek kolay bir çözüm maalesef yok. Bu boşluğu kapatabilmek için üreticiler, akademik kurumlar ve devlet kurumları arasında ortak çalışmaların yürütülmesi gerekmektedir. Üreticilerin ihtiyaç duyduğu beceriler konusunda eğitim kurumları ve yerel yönetimlerle yürütülebilecek projeler bu açığın kapatılması açısından oldukça önemlidir. Örneğin, öğrencilerin bu becerileri kazanmalarına ve işe alınmalarına yardımcı olmak için eğitim kurumları ve yerel yönetimlerle ortak çalışmalar yürütülebilir.

Değişimin gelmesi beklenmiyor, değişim çoktan gelip kapıya dayandı bile. Bu değişimin ön safında da teknoloji yer alıyor ancak, imalat uzmanlarının yeni üretim metotları geliştirebilmeleri için, mevcut yeteneklerine yenilerini eklemeleri ve teknolojik gelişmelere ayak uydurmaları gerekmekte.

Endüstri 4.0 ve Otomasyon Üretim konusunda daha fazla bilgi almak için, İmalatçıları Yakından İlgilendiren Pazar Geliştirmeleri ve Sektörel Trendler dokümanımızı indirebilirsiniz.

Sonrası Otomasyon Akıllı Üretimi Yeniden Şekillendiriyor ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

ERP’leştiremediklerimizden misiniz?

ERP kavramı son on yılda çok fazla öne çıkmaya başladı. Bu öne çıkışla birlikte, ERP arayışları ve talepleri de aynı şeklide arttı. Bu artış ülkemiz için hayra alamet bir şekilde ilerleme gösteriyor muydu? Tabi ki hayır! Gelin ERP’nin ülkemizdeki seyri ile ilgili tarih sayfalarında biraz gezinti yapalım.

ERP

ERP dediğimizde ilk akla gelen şey, müşteri ihtiyaçları ve talepleri ile bu ihtiyaç ve talepleri karşılayacağını ifade eden yazılım firmaları oluyor. Bu ihtiyacın ortaya çıkması sonucu çokça yazılım firmasını da ortaya çıkardı. Yolculuğumuzun ilk adımlarını yazılım firmalarından yana atalım. ERP yazılımları ile ilgili kavramları ezberleyen ve ürettiği yazılım paketlerinin içindeki modüllerin isimlerini de ERP’leştiren ve bu tanımlara göre tanıtım metinleri hazırlayan, tek kişilik firmalardan çok kalabalık firmalara uzanan bir aralıkta, ERP yazılımları üretilmeye başlandı. ERP’nin mantığını kendi içinde oturtamamış bu firmaların büyük çoğunluğu eş, dost ve arkadaş aracılığıyla satışlar yapmaya çalışmakta ve sektöre ağır hasarlar vererek yaşamını devam ettirmeye çalışmakta.

İçerisinde, insan kaynakları, üretim yönetimi, depo yönetimi, maliyet analizi, malzeme ihtiyaç planlama ve daha birçok özelliği barındırmayan ve sadece klasik muhasebe kayıtlarını yapabilen bu yazılımlar bir kontrol ve denetim mekanizması olmadığı için sektörel kimliğe zarar vermeye devam ederek çalışmalarını sürdürmektedir. Sadece bunula da bitmiyor, teknik destek, satış, eğitim, danışman, analist ve proje yöneticilerini de içinde barındırmayan bu firmalar, ERP dünyasına negatif yönde katkı sağlamakta.

erp

Burada sorun, bu tarz firmaların var olmasında mı? Yoksa, bu firmaları seçen ve onlarla daha düşük maliyetli iş yapmak adına, kendi işletmesini zarara sokmayı göze alan işletmelerde mi? Bu konuyu da ayrıca ele almak gerekecek. Fakat, kod yazmayı bilen ve daha önce bir yazılım firmasında geliştirme işinde çalışan kişi ya da kişilerin yaptığı ve satışa sunduğu adına ERP dedikleri yazılımları denetleyen bir mekanizmanın ülkemizde acilen kurulması gerekiyor. Onaylı bir ERP yazılımının satışına izin verilmeli ve bunun içinde firmaların bazı ön koşullara uygunluğunun olması şartı getirilmeli. Her zaman söylerim, bu ülkede birbirleri ile iletişimleri çok zayıf olan birçok mesleğin, oda, dernek, denetleyici kurulu, meslek örgütlenmesi ve federasyonu var. Fakat, anlık iletişimi çok hızlı, kendini ifade etme konusunda yeterli, hem diğer sektörlerin açıklarını bilen (danışmanlık ve hizmet verdiği için) ve onları rayına sokmak için yazılımlarını üreten firmaların ait olduğu bir yapı ne yazık ki yok. Yıllarca Tubider bünyesinde bu tarz konuları takip edip durdum. Yönetme hırsı haricinde sektöre yönelik meslek kuralları koyabilecek bir aşamaya gelememesine üzüldüğüm bir yapıdır Tubider. Aynı şey ERP yazılım üreticileri içinde geçerli.

Böylesi bir yapı ERP firmaları içinde kurulduğunda, mesleki yeterlilikleri tam olan birkaç kişiyi bir araya getirip firma kurmasına izin verilmeli. Ülkemiz mesleki yapılanmalar ve iş yapış şekilleri olarak ilginç bir yapıda olduğu için, açıklar her zaman var olacaktır. Örneğin, psikologlara danışmanlık bürosu açma izni vermeyen sistem, yaşam koçluğu eğitimi alan (ki o da resmi makamlardan alınma değil) insanlara danışmanlık bürosu açtırıp, insanların psikolojik durumlarına müdahale etme olanağı sağlayabiliyor. Aynı şey ERP sektörü içinde geçerli, gerçekten işini doğru yapan, yapılandırmasını müşterinin ihtiyaçlarına göre şekillendiren, her türlü eğitimi alan ve personelini de sürekli eğiten, yazılımın geliştirilmesi için yatırım yapan firmaları, serbest rekabet alanında zayıf bırakacak ve rekabette haksızlığa uğratacak iş yapış modellerinin de önüne geçilerek, ERP satıcılarının kimliğine yönelik olumsuz düşüncelerde bir nebze ortadan kalkmış olacaktır diye düşünüyorum.

ERP kavram olarak çok fazla ayrıntıyı içinde barındıran bir kavram. Bu yazıda ERP’nin başlangıç aşamasında üretici olan firmaların davranışlarını birazcık olsun açmaya çalıştık. İlerleyen süreçte, ERP firmalarının projelerdeki davranışlarına, müşterilerin ERP yaklaşımlarına, ERP kültürüne, ERP yazılımlarının seçim süreçlerine ve şirketlerde uygulanış aşamalarına da değineceğiz.

Konumuz ERP… Her işinizi çözer, sizi dünyanın en zengin firması yapar. Dünyanın her yerinden erişip çalışabilirsiniz! Peki, gerçekten bütün bunları yapabilen bir yazılımı kullanacak olan işletmenin, personeli bu durumu nasıl karşılıyor?  Bir sonraki yazımızda da bu konuya değineceğiz.

Yazar

Murat Tali

Sonrası ERP’leştiremediklerimizden misiniz? ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

CEO’ların ERP Seçerken Bilmesi Gerekenler

Günümüzde işiniz için en değerli olan yapılardan birinin ERP yazılımı olduğunu söyleyebiliriz. Doğru ERP seçimi çoğu zaman CEO’lar için hem yatırımın büyüklüğü açısından hem de teknik tarafta harcanan zaman ve enerji nedeniyle karar verme aşamasında beraberinde birçok soruyu ve sorunu getirmektedir.

Şirketiniz için en doğru seçimi yaparken, bilinen ve çok tercih edilen yazılım sağlayıcılarına yönelseniz de yine de temkinli davranmak durumundasınız. Süreç boyunca herkesin size dorğu bir strateji ile hareket etmenizi söyleyeceği ve bu sürecin iş akışınızda zamana ve maliyete sebebiyet vereceğini söyleyeceğine hazır olmalısınız. Ne yazık ki hepsi bu kadar da değil. Doğru ERP’yi seçmeden önce bilmeniz gerekenler nelerdir?

CEO

İşte bu mühim kararı vermeden önce aklınızda bulunması gerekenler;

ERP işiniz için bir İsviçre çakısıdır, lamba cini değildir!

Öncelikle alacağınız hizmeti doğru biçimde tanımlamanız gerekmektedir. ERP’nin işi kaynaklarınızın doğru yönetimini sağlamaktır. İşinizde ihtiyaç duyduğunuz tüm bilgiye erişiminizi sağlar.

ERP şirketinizin kaynaklarını optimize ederek işinizi kolaylaştıracaktır. Operasyon verimliliğinizi arttırırken maliyetlerinizi daha net görmenizi sağlayacaktır.

Birçok kobi , ERP’nin tüm problemlerini çözeceğine inanarak çıktığı bu yolda yaptığı yatırım ve harcadığı zaman ile enerjinin ardından gerçeğin farkına vardığında hayal kırıklığına uğrar. Bir CEO olarak gerçekçi beklentilerle hareket etmelisiniz. Yazılım sağlayıcılara yeni ERP’yi daha doğru anlamak adına sorularınızı sormaktan çekinmemeli ve ardından karar vermelisiniz.

Takımınızın iletişim planını hazırlamalısınız!

ERP uygulaması ayrı, kullanıcının adaptasyonu ise apayrı bir süreçtir. Her ne kadar uygulama için gereken prosedürü tam anlamıyla gerçekleştirseniz de, ERP’nin faydasını ancak takımınız kullandığı zaman görebilirsiniz. .

Adaptasyon, süreç boyunca karşılaşacağınız tek mücadeleniz değildir. Yeni ve bilmedikleri bir şey ile karşılaşan ekibinize doğru bilgiyi aktarmak ve onların kullanımını kolaylaştırmak adına doğru bir iletişim planı hazırlamanız gerekmektedir. ERP’ye dair kafalarındaki soruları çözüme kavuşturduğunuz ekibiniz, adaptasyon sürecinin ardından yazılımın sağladığı kolaylıklarla birlikte belki de başlangıç aşamasında bilinmez olan ERP’yi seveceklerdir.

Özetle; bir CEO olarak, ERP macerasına atılmadan önce, bir iletişim planı ilk adım için doğru bir tercih olabilir.

Danışmanların Sektörel Tecrübesini ve yetkinliklerini mutlaka sorgulayın.

Her ERP sisteminin yetkinlikleri birbirinden farklı olsa da, özünde hepsi aynıdır. Marka olan bir ERP yazılımı mutlaka iyidir algısı yanlıştır. Marka da olsa, eğer kurulum aşamasında sistem analizi iyi yapılmamış ve sistem doğru kurgulanmamış ise, sonuç sizi felakete sürükleyebilir ve ileride planlanmayan danışmanlık maliyetleri ile yüzleşmek zorunda kalabilirsiniz.

ERP kurulumundan önce yapılan sistem analizinin, sektörel tecrübesi olan danışmanlar tarafından yapılmasına önem gösterin. Sektörü yeni tanıyan bir danışman tarafından yapılan yanlış bir sistem analizinin, kurulum aşamasında ve sonrasında size problem çıkartacağını unutmayın. Bu yüzden danışmanların sektörel tecrübelerini ve yetkinliklerini önceden mutlaka sorgulayın.

ERP’yi özelleştirmeniz gelecekte gereksiz sorunlar doğurabilir

Şirketiniz süreci tamamladıktan ve kullanmaya başladıktan sonra ERP’nizi özelleştirmeniz gerektiğini düşünebilirsiniz.

Uzmanlar bu konuda en azından uzun dönemli olarak özelleştirmenin dorğru bir tercih olmadığı görüşündelerdir. Nedenine değinecek olursak; ERP yaşayan bir sistemdir ve uzun dönemde işiniz büyüdükçe ERP’nizi güncellemeniz gerekecektir. İşte bu güncelleme aşamasında özelleştirilmiş bir ERP’yi güncelleme çok daha meşakkatli olmaktadır.

Özetle; iyice düşünün… Ve uzmanlarla, takımınızda ve yazılım sağlayıcılarla işinizi bir adım öteye taşıyacak en doğru yolu bulmak adına zaman geçirin!

Sonrası CEO’ların ERP Seçerken Bilmesi Gerekenler ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

Üreticiler için 2018’deki 4 Büyük Teknolojik Trend

Sizce üreticiler için 2018’in en heyecan verici trendleri neler? Bugün, imalat sanayiinde faaliyet göstermek için oldukça heyecan verici bir zaman. Daha önceki yazı dizilerinde de açıkladığımız gibi; gelişen teknolojiler ve globalleşme imalatı sürekli olarak dönüşüme uğratıyor.

üreticiler 2018 trend

Piyasada uzun bir süredir “Teknoloji bütün işlerimizi çalacak” şeklinde popüler bir efsane dolaşsa da bu korku Türkiye’deki imalat için oldukça yersiz. İşin aslı, teknoloji bazı işleri değiştirdiği ve hatta bazılarını da ortadan kaldırdığı halde, tamamen yeni üretim kategorileri de yaratıyor. Bu teknolojik değişiklikler, matematiksel analizden IoT’ye, makine öğrenimine ve çok daha fazlasına kadar bir dizi teknik beceride uzman olanlar için yeni fırsatlar sunuyor.

Forrester Research‘e göre, son on yılda ortaya çıkan yeni teknolojilerin doğrudan sonucu olarak, dünyada 15 milyon yeni istihdam alanı yaratılacak bu istihdam alanlarının çoğu da üretimde olacak. 2018’in ve sonrasının en başarılı üretim şirketleri, onları yeniliğe ve büyümeye yönlendiren yeni teknolojilerle proaktif bir şekilde çalışacak olanlardır. 2018 yılının sloganı “çeviklik”, gerçek zamanlı olarak nerede bulunduğunuzu (verilerinizdeki görünürlük vasıtasıyla) bilmenizi sağlayan kurumsal kapasiteye sahip olmanız ve artan piyasa değişimine ayak uydurmak için hızlı, veri odaklı kararlar alabilmeniz anlamına gelir.

Peki, üreticiler için 2018 yılının en heyecan verici trendleri nelerdir? İşte, o trendlerin bir listesi:

1.  IoT ve Akıllı İmalat

Bugün, hemen hemen her makinaya bir sensör ekleyerek, anlık olarak verilerin alınmasına ve gönderilmesine olanak tanıyan “akıllı” cihazlara dönüştürebilirsiniz.

IoT ve akıllı imalatın en büyük avantajı, tahmin edebileceğinizden çok daha fazla veriyi toplayabilmeniz ve paylaşabilmenizdir. Fakat buradaki asıl kritik nokta, sinyalleri (tanımlamak istediğiniz), istenmeyen verilerden (dikkate almak istemediğiniz) nasıl ayırt edeceğinizdir. Akıllı üretim, liderlerin derin düşünmesini gerektirir. Operasyonlarınız için en önemli veriler hangileridir? Şirket önceliklerinizi belirleme ve doğru kararlar almanız noktasında  kullanılacak verilerin seçimi oldukça önemlidir. Akıllı üretimi destekleyebilmek için doğru teknolojiye sahip olmanız esastır ve IoT ile ERP’yi entegre etme sürecinizde abas ERP sizler için harika bir ortaktır. Fakat her ne kadar doğru ortakla çalışıyor olsanız dahi verileri analiz edecek ve buna bağlı olarak harekete geçecek akıllı insanlara da ihtiyacınız olacak. Akıllı teknoloji ve akıllı insanlarla harmanlanan akıllı imalata geçiş, 2018 ve sonrasında üreticiler için daha fazla verimlilik, çeviklik ve karlılığa dönüşecek.

2. Matematiksel Analizler Daha Öngörülü Hale Geliyor

Gelecek trendleri daha iyi tahmin edebilmek için matematiksel analizi kullanmak, doğrudan ilk trend olan “IoT ve Akıllı İmalat” ile ilgilidir. Üreticiler daha fazla veri toplamaya başladıkça, verilerin ortaya çıkardığı modelleri analiz etmek için de algoritmalara ve makine öğrenimine yöneliyorlar. Böylece, geleceğe ilişkin daha akıllıca ve daha öngörülü karar alabiliyorlar. Öngörülü analiz, üreticilerin değişim için giderek daha fazla oranda hazırlanmalarına da olanak tanıyacak. Bu değişiklik, önümüzdeki ay bozulabilecek bir makine (bu nedenle bugün hizmet veriyor), stok / tedarik ihtiyaçlarının değişmesi (bu ay daha fazla bileşene ihtiyacımız var, ancak bir dahaki ay daha az) ya da önümüzdeki çeyrek için pazar veya tüketici talebindeki değişiklikler (trend olan ürünleri daha fazla üretmenizi sağlayan) olabilir.

Birçok üretici, gelecekle ilgili iş planlarını; “Hangi firma için ne ürettik? Hangi firmalar en önemli müşterilerimiz?” gibi sorulara aldıkları cevaplar, geçmişe dönük faaliyet analizleri doğrultusunda yapmaktaydı. Bugün geldiğimiz noktada ise; bu sorular yerini çok daha fazla gelecek odaklı sorulara bırakmış durumda: “Sektör nereye gidiyor? “Değişen pazar ihtiyaçları ve müşteri talepleri neler? Sektörel değişimlere adapte olabilmek ve değişen pazar ihtiyaçlarına hızla cevap verebilmek için yapmamız gereken değişikler neler?”

Tıpkı abas ERP’nin yaptığı gibi, teknolojileri akıllı insanlarla bir araya getiren öngörü yeteneğini inşa etmek, hangi üreticilerin yenilik yaptığını, yeni rekabet avantajları yarattığını ve pazarlarını sürekli olarak değişen bir çevre içinde yeniden şekillendirdiklerini tanımlayacaktır.

üreticiler 2018 trend

3. Sanal ve Artırılmış Gerçeklik VR & AR

İmalat sektöründeki 3D baskı artırılmış gerçeklik, Temmuz 2016’da Pokemon Go’nun piyasaya sürülmesiyle beraber oldukça popüler bir kavram haline gelmeye başladı. TechRadar, AR ve VR arasındaki farkı ise şöyle açıklıyor: “sanal gerçeklik (VR) sizi tamamıyla bilgisayar tarafından üretilmiş bir dünyaya götürürken, artırılmış gerçeklik (AR) bilgisayarla oluşturulan görüntüleri gerçek dünyanın üzerine bindiriyor.”

VR ve AR, üreticilerin ürünler fiziksel olarak geliştirilmeden daha önce ürün tasarımı, üretimi, montajı ve çok daha fazlasıyla ilgili senaryolar geliştirip test edebilecekleri harika simülasyonları mümkün kılar. Bu VR ve AR araçları problemleri düşük maliyetli ve düşük riskli olarak çözmeyi kolaylaştırır, imalat zamanını (ve maliyeti) büyük ölçüde azaltır ve geliştirilmekte olan ürünlerin kalitesini arttırır. Enginnering.com, AR’nin kompleks montaj süreçlerinin kolaylaştırılması için de kullanılabileceğini söylüyor.

Bu kullanımların ötesinde, sanal gerçeklik (VR) ve artırılmış gerçeklik (AR)’dan çalışanların eğitimi noktasında da yararlanılabiliyor. Öyle ki, çalışanlar gerçeğe yakın sanal senaryolara sokuluyor ve beyinleri bu senaryolara adeta gerçekmişçesine tepki veriyor. Sıkıcı bir kitaptan ya da derste öğrenmekten çok daha etkili!

4. Seri Üretim için 3D Baskı Teknikleri

İmalat sektöründe hızla gelişen 3D baskı tekniklerindeki son trend ve gelişmelerden uzun zamandır haberdarız. Günümüzde 3D teknolojisi yalnızca tekli veya özel üretim için ​kullanımının çok daha ötesine geçerek; gelişmiş seri üretim için de kullanılabilen bir teknoloji olarak karşımıza çıkmakta.

üreticiler 2018 trend

Yeni teknikler ve teknolojiler, 3D yazıcıların farklı metaller ve malzemelerle çalışabilmesine, aynı zamanda nesneleri daha hızlı ve daha yüksek oranlarda üretebilmesine olanak tanıyor. Örneğin; Adidas, spor ayakkabı tabanlarını üretmek için yeni bir 3D baskı tekniği kullanmaya başladı. The Economist dergisi, bu tekniğin yılda 1 milyon çift spor ayakkabı üretebilmek için ABD ve Almanya’daki son derece otomatik üretim merkezlerinde kullanılacağını aktarıyor. Buradan da açıkça anlaşılıyor ki, 3D baskı teknolojisi üreticiler tarafından yenilikçi ve heyecan verici şekillerde iyileştirilmeye ve gittikçe daha fazla uygulanmaya devam edecek.

Peki, buradan çıkarılacak ana fikir nedir? 2018 yılı, imalat sanayii için teknoloji trendleri noktasında heyecan verici bir yıl olacak. Şirketiniz yukarıda bahsedilen 4 teknoloji trendinden hangisine yatırım yapacak? abas ERP, “güncel” trendlerin ne olduğuna bakmaksızın, istediğiniz yere çeviklikle ulaşmanızda size yardımcı olur.

Üretimde Mükemmellik başlığına sahip güncel broşürümüzü indirerek, imalat endüstrisini etkileyen trendler hakkında daha fazla bilgi edinin veya info@abas.tc e-posta adresimiz üzerinden hemen bir demo talebinde bulunun.

Sonrası Üreticiler için 2018’deki 4 Büyük Teknolojik Trend ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

SCADA, MES, ERP ve BI Arasındaki İlişki

Rekabette farklılaşmanın anlık veriye bağlı anlık bilgiye ulaşmanın daha da önem arz ettiği günümüzde SCADA, MES, ERP ve BI arasındaki ilişkiye özetle değinmek istiyorum.

SCADA: SCADA terimi “Supervisory Control And Data Acquisition kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kavram olup Türkçe’ye “Danışmalı Kontrol ve Veri Toplama Sistemi” veya “Uzaktan Kontrol ve Gözleme Sistemi” olarak çevrildiği görülmektedir. Kısaca endüstriyel bilgisayarlardan, PLC gibi haberleşme cihazlarından, Sensör gibi algılayıcılardan veya diğer aygıtlardan oluşturulmuş denetlenebilen ve kontrol edilen bir sistemin genel adını oluşturmaktadır. Bu yazılım dijital kontrol ve otomatik makine kontrol çözümlerini kapsıyor.

MES: MES terimi “Manufacturing Execution System” kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kavram olup Türkçe’ye “Üretim Yürütme Sistemi” olarak çevrildiği görülmektedir. Bir fabrikanın bir nevi iletkeni olup, üretimde kullanılan her türlü metot ile verinin toplandığı, çevrim içi olarak entegre edilen bilgisayar destekli bir sistemdir.

ERP: ERP terimi “Enterprise Resource Planning” kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kavram olup Türkçe’ye “Kurumsal Kaynak Planlaması” olarak çevrildiği görülmektedir. İşletmelerde mal ve hizmet üretimi için gereken işgücü, makine, malzeme gibi kaynakların verimli bir şekilde kullanılmasını sağlamayı ilke edinen ve en önemlisi bütünleşik yönetim sistemlerine verilen bir addır. İşletmelerin muhasebe, cari, çek, senet, demirbaş, gelir-gider bütçesi, stok, depo, satış (teklif, sipariş, proje teklif…), satınalma (talep, kapsam, onay, sipariş…), ithalat (tüm ithalat süreçleri), ihracat (belgeler dahil tüm ihracat süreçleri), teknik servis, üretim (ürün ağaçları, iş emirleri, malzeme ihtiyaç planlaması, çizelgeleme, üretim planlama), bakım-onarım, kalite gibi tüm iş süreçlerini uçtan uca entegre bir yapıda, aynı dili konuşan yönetimin sağlanmasına olanak kılar.

BI: BI terimi “Business Intelligence” kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kavram olup Türkçe’ye “İş Zekası” olarak çevrildiği görülmektedir. İş zekası yazılımları ham veriyi işleyerek daha anlamlı ve kullanışlı hale getirmek ile birlikte aynı zamanda veri üzerinde derinlemesine analizler yapmaya da olanak sağlar. Milyarlarca satır üzerindeki veri ile çok hızlı rapor alabilmenin de farklı bir adıdır. Toplantıların daha dinamik ve analiz üzerine geçmesi için de çok önemli bir araçtır.

Bu 4 kavramın dijital dönüşümün en önemli anahtarları olduğunu net olarak belirtebilirim.

Kavramlar arasındaki ilişkinin doğru anlaşılması ve örneğin ERP kavramına giren teknolojilerin MES’den ya da BI kavramına giren teknolojilerin ERP’den beklenmemesi gerekir. Aksi durumda software disasters diye tabir edilen başarısız ve felaketle sonuçlanan yazılım projelerini yaşamamak imkansız hale gelecektir.

Bu vesileyle herkese sağlıklı, huzurlu ve keyifli bir 2018 yılı dilemekle birlikte;

Tüm projelerinizin %100 başarı ile sonuçlanacağı muhteşem bir yıl dilerim,

Saygılarımla,

Ahmet Savaş Göktürk

İş Çözümleri Yöneticisi

Login Yazılım

Sonrası SCADA, MES, ERP ve BI Arasındaki İlişki ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri

İnsan Kaynakları Yönetim Sistemi Neden Gerekir?

İnsan Kaynakları uygulamalarına bir bütün olarak bakıldığında; organizasyon ve işgücü planlama, özlük ve bordro uygulamaları, performans yönetimi, işdeğerleme ve ücret yönetimi, kariyer ve yetenek yönetimi, eğitim uygulamaları, sosyal işler ve iş güvenliği olarak sıralanabilmektedir. Bu sürecin, insan kaynakları yönetim sistemi ile yönetilmesi gerekmektedir.

İşletmeler, Uyumsoft İKYS’ni neden tercih etmelidir?

1-WEB tabanlı uzaktan erişime imkân vererek, uygulamalar içerisinde oluşturulan onay süreçleri SMS veya e-posta yoluyla gerçekleştirilebilmektedir.
2-Uyumsoft İKYS içerisindeki modüller, iş akışları ile uyumlu bir yapıda hazırlanmıştır.
3-Farklı uygulamalar ile entegrasyon imkânı sunmaktadır. PDKS veya ERP gibi sistemler ile bilgi alışverişini sağlamaktadır.
4-Şirketlerin başlıca sorunlarından birisi olan, adil ve eşitlikçi bir ücret dağılımı konusunda, iş değerleme ve ücret yönetim modülü sunarak, ücret belirleme sürecini tüm boyutları ile yapılandırma imkânı sunmaktadır.
5-Performans yönetimi konusunda 360 derece yetkinlik değerlendirmesi ve Kurumsal Performans Yönetim Sistemi ile hem yetkinliğe hem de hedeflere yönelik performans değerlendirme çözümleri sunmaktadır.
6-Bulut (Cloud) seçeneği sunarak, server, veri tabanı, güvenlik ve raporlama gibi program maliyetlerini ortadan kaldırarak daha güvenli bir altyapı sunmaktadır.

Harun Savsar – Uyumsoft İnsan Kaynakları Yöneticisi

Sonrası İnsan Kaynakları Yönetim Sistemi Neden Gerekir? ERP HABER ilk ortaya çıktı.

Source: ERP Makaleleri