SIO Automotive Genel Müdürü ile Otomotiv Sektörü Röportajı

SIO AUTOMOTİVE GENEL MÜDÜRÜ H. KEMAL GÖRGÜNEL İLE OTOMOTİV SEKTÖRÜ RÖPORTAJI

SIO Automotive Genel Müdürü ile Otomotiv Sektörü Röportajı: Ülkemizde satış sonrası hizmetler pazarına yönelik ilk üretici konumunda bulunan SIO Automotive`de üretim Alman kalitesiyle, Türk çalışanlarla gerçekleşiyor. 14 milyon euro`yu aşan yatırımlar gerçekleştirerek, yüksek teknolojiye sahip modern bir üretim tesisine dönüşen SIO Automotive`in Genel Müdürü H. Kemal Görgünel ile görüştük. Üretimde yazılımın çok önemli olduğunu, bunun içinde IFS`in kusursuz olduğunu vurgulayan Görgünel; 2016 yılı içerisinde kaplama ve boya tesislerini de yenilemek istediklerini belirtti.

SIO Automotive 1991 yılında İstanbul`da, Türkiye`nin sektörde satış sonrasi hizmetler pazarına, ki bu pazarı “yedek parça ve servis pazarı” olarak ta tarif edebiliriz, yönelik ilk girişimcisi olarak kuruldu. 1996`da, Çorlu Tekirdağ`da yeni bir üretim tesisi inşa edildi. 2000 yılında bir Alman grubu ile JV yapısına geçildi. 2007`de Alman grup tarafından Türk ortağın tüm hisselerinin devralınması ile beraber SIO Automotive tamamen yeniden yapılanma sürecine girdi. 14 milyon euro`yu aşan yatırımlar gerçekleştirildi ve SIO Automotive yüksek teknolojiye sahip modern bir üretim tesisine dönüştü. 4 bine yakın referansı kapsayan ürün yelpazesiyle tamamen yönlendirme ve süspansiyon parçaları üzerine çalışan firma, üretiminin yüzde 96`sını Euro bölgesine ihraç ediyor.

siooto

SIO Otomotiv, ne zamandan bu yana ülkemizde yüzde 100 Alman yapılanmasıyla üretim yapıyor?

SIO Otomotiv bir Alman grubudur. 2007 yılından önce sektörde yedi senedir faaliyet gösteren bir Türk firmasının tamamını satın aldı. 2007 Haziran ayından itibaren yüzde 100 Alman firması olarak çalışmalarına devam ediyor. Almanya`da Wulf Gaertner Autoparts AG isimli bir şirketin bir parçasıyız. Bu şirket otomotiv yedek parça piyasasında MEYLE markasının da sahibidir. Yani dünyanın 140 ülkesinde MEYLE markasıyla çeşitli araç yedek parça gruplarını pazarlıyorlar. Biz grubun tek üretim yapan noktasıyız. Ön takım diye tabir edilen yönlendirme  ve süspansiyon parçalarını üretiyoruz. İşimizin yarısını ana firmamızın MEYLE markasına, diğer yarısını da başka marka sahibi firmalara imal ediyoruz; kendi markamızla satış yapmıyoruz.

Oldukça büyük bir alanda çalışmalarınızı sürdürüyorsunuz. Kaç metrekarelik alanda üretimleriniz gerçekleşiyor?

Şirketimiz 16 bin 600 ve 22 bin 458 metrekarelik iki ayrı parselde, iki ayrı binada hizmet veriyor. 1996 yılında küçük parselde ilk binamız yapılmış. 12 bin metrekarelik kapalı alan var; fakat işlerimizin büyümesi nedeniyle biz 2011 yılında komşu araziyi satın aldık. Oraya yeni üretim alanı ve idari binamızı inşa ettik. Toplamda kabaca 40 bin metrekarelik bir arazi üzerine 29 bin metrekarelik kapalı alanda hizmet veren bir şirketiz.

Ürünlerinizin oluşumundan bahsedelim… Neler üretiyorsunuz? 

Ön takım parçaları denilince genel jenerik adlarıyla rot mili, rot başı, rotil, salıncak, denge kolu diye tabir edilen yedek parçaları üretiyoruz. Birçok değişik prosesi kapsayan bir üretim şeklimiz var.

Peki, bunların mühendislik kısımlarından biraz bahseder misiniz?

Biz aslında yeni bir şey icat etmiyoruz. Mevcut, üretilmiş, araçlar üzerinden alınan gerçek parçaların ters mühendisliğini yapıyoruz. Bazen tabi ters mühendislik esnasında oluşmuş know-how’ımız çerçevesinde geliştirmeler yapabiliyoruz. Ürünün zayıf yönlerini bilebiliyoruz. Bu nedenle bazı ürünleri daha inovatif yapma şansımız oluyor; işte burada Ar-Ge faaliyetlerimizin faydasını görüyoruz.

Ön takımların üretimi hangi proseslerden geçiyor?
Parçasına göre ürünlerimiz farklı komponentlerden oluşabiliyor. Bunların plastik, kauçuk ve  dövme kalıpları var,  bağlama fikstürleri ve aparatları var. Ama genel olarak ana proseslerden bahsetmem gerekirse bu fabrikada dövme talaşlı imalat, kaynak, kaplama ve boya proseslerimiz var. Bunlarla beraber tabii ki bazı parçalarımızı dışarıdan tedarik ediyoruz. Özellikle kauçuk ve plastik yapılı parçaları üretmiyoruz. Bu konuda stratejik ortaklıklarımız var, onlardan temin ediyoruz. Son prosesimizi de montaj oluşturuyor.

O halde biraz telaşlı imalat kısmınızdan bahsedelim… Hangi markalarla çalışıyorsunuz
?

CNC dik işleme merkezleri, CNC tornalar bu gibi makinalardan söz edersek; dünyada veya Türkiye`deki bilinen markalarla çalıştığımızı söyleyebilirim. Çok çeşitli markalarla çalışıyoruz, imalat denilince biz daha çok kesme, delme, diş çekme gibi işlemler uygulanıyor. Alfabetik sıraya göre Argo, Doosan, Goodway, Haas, Mazak, Queser, Takisawa gibi markaları tercih ediyoruz. Bu markaların Türkiye distribütörleriyle yıllardan beri beraber çalışıyoruz. Kaynak makinalarımızla ilgili olarak Meteor Makina adlı bir Türk firmasıyla çalışıyoruz, boya kabinimizde Botersan.  Bunun yanı sıra fosfat kaplama testimiz var, o da Sterkim adlı bir Türk firması. Dövme prosesinde kullandığımız endüksiyon ocağı ise ABD menşeili Inductotherm firması… Bol miktarda hava tüketiyoruz proseslerimizde; kompresörlerimizle ilgili olarak Ekomak firması ile çalışıyoruz. İşin bir de laboratuar ve kalite kontrol bacağı var… Orası apayrı bir dünya; orada da MTS, Zwick, Zeiss gibi markalar bulunuyor.

“BİLİNEN MARKALARLA ÇALIŞIYORUZ”

Üretim parkurunda kalite ve maliyet avantajı sağlayan markalarla çalıştıklarını belirten SIO Automotive Genel Müdürü H. Kemal Görgünel; “Dünyadaki veya Türkiye`deki bilinen markalarla çalışıyoruz. İmalat denilince biz daha çok kesme, delme, diş çekme gibi işlemler uyguluyoruz. Türkiye`de üretilen bazı CNC’ler duyuyorum; ama açıkçası pek de rastlamıyorum” dedi.

Çoğunlukla yabancı markalar… Neden öyle? 

Türkiye`de üretilen CNC torna ve işleme merkezleri duyuyorum; ama açıkçası pek de rastlamıyorum. Türkiye’de gerçek anlamda bu tür  makinalar zaten üretilmiyor. Gerçek anlamda tasarım ve kaliteli üretimle bizlerin ihtiyacı karşılanmış olsa tabii ki yerli malı CNC leri tercih ederdik. Diğer taraftan, CNC kontrollü bazı özel makina ve preslerimiz var. Bu konuda daha çok bizim ürün grubumuza yönelik özel ürünler üreten Ercan Teknik firması ile işbirliğimiz mevcuttur.

Örneğin; kesici uçlarda kimlerle çalışıyorsunuz?
Mesela ülkemizde kesici uçlarda iki yerli tane firma var; ama teknolojinin biraz gerisinde kaldılar. Çok basit ürünler yapıyorlar. Oysa artık talaşlı imalat dünyasında o kadar özel takımlar var ki; fakat onlar da maalesef Türkiye’de yok. Biz kesici uçlar konusunda çok değişik markalarda çalışırız; çünkü her proses için farklı takım kullanabiliyoruz. Tabii ki o noktada maliyet ve adet çok önemli. Hangi marka bize en iyi birim maliyeti veriyorsa onu tercih ediyoruz.

“IFS, KUSURSUZ BİR ÇÖZÜM”

ERP noktasında IFS’i tercih eden SIO Automotive, söz konusu markanın ‘sorun’ kelimesini ortadan kaldırdığını söylüyor. Aynı zamanda birçok noktada firmalarına avantaj sağladığını da vurgulayan Görgünel; “Açık kodlu bir program olması bizim için çok büyük bir avantaj. İkincisi biz burada dev bir IFS’i yalnızca iki kişiyle yönetiyoruz. Beni en çok şaşırtan bir diğer özelliği ise sistemin düzgünlüğü… IFS, özellikle finansal ve muhasebesel kayıtlarda kuruş  hanesindeki rakamlara kadar doğru sonuç veriyor” dedi.

Biraz da yazılımdan bahsedelim… IFS ile nasıl tanıştınız?

Bu şirketin IFS ile tanışması eskiye dayanıyor. 2000’li yılların başında, hatta IFS’in Türkiye’de ilk kez kurulduğu dönemde bu fabrika IFS’i seçmiş. Halbuki o zamanlar burası henüz yüzde 100 Alman bir şirket değildi. Ancak 2007`ye kadar çok büyük ataklar yapılmamış, o dönemde alınan birinci versiyon kullanılmış. Bu nedenle de sistem tam anlamıyla kullanılamıyormuş. Fakat burası 2007 yılında satın alınıp yüzde 100 Alman olunca, ilk yapılan iş ERP’yi güncellemek oldu. Ve o zaman marka değişimi yoluna gidilmedi.

Peki, neden IFS’te kalma kararı alındı?

ERP değişimi çok sancılı bir süreçtir. Burası bir al-sat firması değil, prosesler ve planlama olduğu için başarılı bir değişim olmadığı zaman başınız belaya girebilir. Bir de Almalar o dönemde yeni yüzde 100 oldukları için böyle bir riske girmek istemişler. Ama ben iyi ki IFS’i seçmişiz diyorum…

Neden? IFS size ne gibi avantajlar sağlıyor?
Bir kere açık kodlu bir program olması bizim için çok büyük bir avantaj. İkincisi ERP’yi burada başka bir markayla kullanmamız için bünyemizde en az beş kişi daha çalıştırmamız gerekir. Ayrıca başka markalarda yeni bir raporlama, ekran ya da herhangi bir şey için dünyanın parası ödemeniz lazım. Biz burada dev bir IFS’i yalnızca iki kişiyle, ki bu kişilerden birisi de IT Müdürümüz, ile yönetiyoruz. Ben bu şirkete ilk geldiğim yıllarda beni en çok şaşırtan olaylardan birisi ERP’nin ne kadar düzgün çalıştığıydı. Ben daha önceki işlerimde de farklı ERP’ler kullandım; ama buradaki özellikle finansal ve muhasebesel kayıtlarda noktadan sonraki iki haneli rakamlara kadar doğru sonuç aldık. IFS Türkiye referans olarak bizim fabrikamızı müşterilerine gösteriyorsa demek ki dünya çapında da en iyi IFS kullanıcılarından birisiyiz. Özellikle IFS’in CBS dediğimiz planlama modülünü Türkiye’de, belki de dünyada en iyi kullanan firmalardan biriyiz. Zaten böyle bir şirketi ERP olmadan yönetmeniz de imkansız.

Neden imkansız?
Biz yaklaşık 4 bine yakın bitmiş ürün referansımız var. Bu 4 bine yakın ürünü üretebilmeniz için 20 bin civarında komponent’i yönetmek zorundasınız. Bunlar yarı mamul olabilir, ham madde olabilir… Ayrıca bunların şirket içinde ellenme, hal değiştirme durumları var. Her proses sonunda parça numarası değişir. Dolayısıyla mükemmel bir şekilde stoğunuzu yönetmeniz gerekir ki hata yapmayasınız. Satın alma, üretim, planlama ve montaj bacağı… Bunların hepsinin üzerinde bir de müşteri talebi var. Bütün bu çok bilinmeyen denklemi ancak böyle bir ERP ile çözebilirsiniz. Bu aynı zamanda müşteriyle aramızdaki servis kalitemizi de artırıyor. İyi bir planlama yapıyorsanız, arkanızda iyi tedarikçileriniz varsa ‘just in time’a yakın bir üretim yapma şansınız oluyor.
Aslında siz bu sistemle üretimde verimliliği de sağlıyorsunuz…
Kesinlikle… Bu bize kar da sağlıyor.

Peki, herhangi bir sorunla karşılaştığınızda IFS’in size dönüş hızı nedir?

Sorun mu? Biz henüz böyle bir şeyle hiç karşılaşmadık. IFS doğru ellerde kusursuz bir sistem diyebilirim. Zaten bizim IFS ile bir yazılım sorunumuz olmaz; belki sunucu (server) ile ilgili sorun olabilir, yani donanımla (hardware) ile… Velev ki bir aksama oldu, onu da zaten arkadaşlarımız beş, on dakikada çözerler. Dolayısıyla IFS ile çalışıyorsanız, sorun kelimesini unutmanız gerekir. Bu arada biz bu fabrikamıza çok yeni taşındık. Nisan başında üretimi taşıdık, Mayıs sonunda da idari bina taşındı. Taşınma aşamasında kuvvetli bir server odası yaptık. Sanallaştırma projesini de gerçekleştirdik.

Sanallaştırma projesinden kastınız nedir?

Eskiden IFS dahil çoğu sunucularımız direkt olarak fiziki makinalar üzerinde çalışmaktaydı. Data yedeklerimiz iyi olsa da, fiziksel arıza durumunda sistemsel yedeğimiz yoktu. Kurduğumuz yeni yapıda ana depolama ünitesine fiber hat ile bağlı iki adet fiziki sunucumuz var, tüm sunucu sistemlerimiz IFS de dahil olmak üzere sanal sunucular şeklinde bu iki fiziki sunucuda yüklü. Bu iki makinadan biri bozulduğunda tüm sanal sunucularımızı diğeri üzerinden kolayca çalıştırabiliyoruz. Yani artık sistem yedeğimiz de var. Ayrıca sanal sunucu yapısında, bu iki makinadaki ve depolamadaki kaynaklar tüm sanal sunucularımıza optimum şekilde dağıtılmakta ve sistem daha performanslı olmaktadır.

“MODERNİZASYON GERÇEKLEŞTİREBİLİRİZ”

Her ne kadar yeni bina yatırımı yapsalar dahi 2016 içerisinde boyahane ve dövmehaneyi değiştirebileceklerini söyleyen Görgünel şunları söyledi: “Boya kabinimizi değiştirmek gibi bir düşüncemiz var, kataforeze geçmeyi istiyoruz. Belki dövmehaneyi büyütebiliriz, bu yüzden dövme preslerine ihtiyacımız olabilir!”

Yatırımlarınızdan bahsediyoruz; ama 2016 yılı içerisinde bu anlamda projeleriniz olur mu?

2016 yılı içerisinde çok büyük yatırımlar olmamakla birlikte bizim gibi firmalar yılda 300, 500 bin euro harcamazsa rahat edemeyiz. Batar bize o; çünkü teknolojiyi takip etmek zorundasınız. Muhakkak yeni bir şeyler çıkar. Biz artık onları vaka-i aidiyeden sayıyoruz. Örneğin; bir tezgahınız eskimiştir, yeni bir tane daha alırsınız. Yakın gelecekte de yenilemeyi düşündüğümüz şeyler tabii ki var. Son olarak üç tane 5 eksen işleme merkezi aldık. Bu yüzden her zaman makina yenileme gibi işlerimiz olacaktır. Boya kabinimizi değiştirmek gibi bir düşüncemiz var, kataforeze geçmeyi istiyoruz. Belki dövmehaneyi büyütebiliriz, bu yüzde dövme preslerine ihtiyacımız olabilir. Her an bir şeyler çıkabilir. Ama bina gibi büyük anlamda bir düşüncemiz yok.

İmalathanenizdeki şu anki en son projeniz nedir? Türkiye içi satış yapacak mısınız?

Bizim Türkiye ile işimiz yok. Bizim işimiz yüzde 100 ihracat. Türk piyasasıyla indirekt olarak ilgileniyoruz, müşterilerimizin bir kısmı satıyor. Biz ürünlerimizi yurt dışına satıyoruz, oradan Türkiye’ye geri geliyor. Türk piyasası henüz bizim ürün kalitemize hazır değil, bu yüzden burada satış yapma gibi bir niyetimiz de yok. Fiyatla beraber kalite varsa o zaman işin içine girebiliriz. Ancak fiyatın konuşulduğu yerde biz pek olmak istemeyiz.

H. KEMAL GÖRGÜNEL KİMDİR?

Makina Yüksek Mühendisi olan H. Kemal Görgünel, iş hayatına Mobil Oil Türk A.Ş’de Satış Mümessili olarak başladı. İki yıl Mobil tecrübesinden sonra uluslararası satış ve mümessillik işinde dört yıl teknik ürün ve projelerin satışında görev yaptı. 1990 yılında Lucas Servis Ticaret A.Ş ile başlayan otomotiv pazarındaki yolculuğu bilahare TRW, Delphi ve Valeo ile devam etti. Son görevi olan Valeo Dağıtım Genel Müdürlüğü’nü sekiz yıl yaptıktan sonra 2007 sonunda SIO Automotive Grubu’nun Genel Müdürü oldu. 30 küsür yıllık profesyonel hayatının son sekiz senesi hariç teknik ürünlerin satış ve dağıtımıyla ilgili görevler yapan H. Kemal Görgünel, satış ve dağıtımın yanı sıra üretim yapılan bir işte çalışmaktan da son derece mutlu; almış olduğu eğitimi gerçek anlamda kullanıyor olmanın hazını duyuyor.

IFS Türkiye Otomotiv Sektörüne Özel ERP Uygulamaları Geliştiriyor

IFS Türkiye Kıdemli Satış Yöneticisi Nihat Engin Özel, IFS Otomotiv çözümleri hakkında bilgi verdi. Otomotiv sektöründeki uygulamaları anlatan Özel, sektöre özel geliştirdikleri çözümler hakkında bilgi vererek, sorularımızı yanıtladı.
Öncelikle bize firmanız hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

IFS, büyüyen işletmelerin verimlilik sorunlarını çözmeye yardımcı ERP sistemleri geliştiren global yazılım firmasıdır. Sunduğumuz ürün ve hizmetler işletmelerin kaynaklarını daha verimli kullanarak daha iyi bir işletme performansı, büyüme ve rekabet avantajı yakalamasını sağlar.

IFS, 1983 yılında İsveç’te kurulmuştur ve dünya genelinde 60 ülkede 80 ofiste faaliyet göstermektedir. IFS’in yeni nesil ürünü “IFS Applications 8” benzersiz kolay kullanım özellikleri, işletmenin uçtan uca tüm ihtiyaçları kapsayabilen fonksiyonalitesi ve esnek mimari altyapısı ile her ölçekteki işletmelerin ihtiyacını karşılayacak şekilde tasarlanmıştır. IFS ERP Uygulamaları’nın bileşen tabanlı yapısı işletmelere adım-adım kurulup devreye alınma imkanı vermektedir.

Günümüzde aralarında BMW, Volvo, Saab, Emirates, Lockheed Martin, Amerikan Hava Kuvvetleri, Jotun gibi firmaların bulunduğu 3.000’den fazla şirket 800.000’den fazla kullanıcı işlerini IFS Uygulamaları ile yönetmektedir. IFS ERP Uygulamaları Türkçe dahil 23 dilde kullanılabilmekte ve çoklu şirket, çoklu döviz ve uluslararası muhasebe sistemlerine yapısına tam destek sağlamaktadır.

IFS Türkiye ofisi 2004 yılında kurulmuştur ve bu tarihten itibaren hızlı bir büyüme göstererek aralarında Durmazlar Makina, KVK Teknoloji, Hakan Plastik, Aytaç Gıda, AGT, Samet Kalıp, Makel Elektrik, Bursa Beton & Çimento, Çemtaş, Noki, Teknorot Otomotiv, FNSS Savunma, SKT Otomotiv, Sinpaş İnşaat, Seranit, Müzekart, Dearsan Tersanesi gibi farklı sektörlerde 170’in üzerinde müşteri, 300’ün üzerinde kurulum ve 10.000’in üzerinde kullanıcıya ulaşmıştır.

ERP çözümleri firmalarda nasıl kullanılıyor ve firmalara hangi faydaları sağlıyor?

IFS 4 temel alanda ürünlerini konumlandırmıştır. Bunlar endüstriyel üretim, varlık ve servis yönetimi, proje yönetimi ve tedarik zinciri yönetimi. Pek çok farklı sektörden müşterilerimiz bulunuyor. Makina başta olmak üzere otomotiv, inşaat ve taahhüt, metal, gemi inşa, yapı elemanları, mobilya, bilişim ve telekom, plastik, savunma sanayi, enerji, gıda, ulaşım, dağıtım gibi pek çok sektör lideri firma IFS çözümlerini kullanıyor. Şu anda 170’den fazla müşterimiz mevcut.

IFS ERP Türkiye’de makina sektörünün öncüleri arasında yer alan Durmazlar Makine, Yılmaz Reduktör, Erişim Makine, Friterm gibi firmalarda yıllardır kullanılıyor. Klasik bir ERP’nin ötesinde makina/imalat sektörünün ana gereksinimlerinin karşılanmasına odaklanan IFS ERP, tam bir Ürün Yaşam Döngüsü (PLM) sunuyor. Ürünün tasarımdan başlayarak satış sonrası hizmetlere kadar olan tüm çevrimini içeren Ürün Yaşam Döngüsü Yönetimi (PLM) ile ek hiçbir uygulamaya ihtiyacınız kalmadan şirketinizin tüm ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Ar-Ge süreçlerinin yönetilmesinden başlayarak, Auto-Cad, Solidworks gibi CAD sistemi entegrasyonları, mix-mode üretim yaklaşımı, proje tabanlı üretim, konfigürasyon, sipariş bazlı sipariş yönetimi, detay fiili maliyet ve maliyet analizleri, sonlu kapasite planlama, servis yönetimi gibi makina üretim sektörü için önemli gereksinimi müşterilerine sunan IFS ERP, bu yapıya uzman teknik danışmanlarını da ekleyerek sektör firmalarının tüm sorunlarını çözmeye odaklanıyor.

Firmanız otomotiv sektörü için hangi çözümleri geliştiriyor?

Bazı sektörlerdeki süreçler komplekstir, bu nedenle de iyi yönetilmesi gerekir. Otomotiv sektörü zor bir sektördür; özellikle rekabetin daha fazla olduğu, ana sanayinin sürekli olarak tedarikçilerini daha kaliteli ve daha uygun maliyetlerde ürün ve parça üretmek için zorladığı bir sektördür. Böyle sektörlerde işletmenin yönetilmesi ve bölümlerin birbirleriyle uyum içerisinde çalışması çok daha kritik bir hale geliyor. Bir de otomotiv sektörünün kendilerine has bir yönetim prosesi var. Bu yüzden o sektöre özel çözümler olması gerekiyor.

Otomotiv sektörü, diğer endüstriyel firmalardan ana sanayiye çalıştıkları için ayrılan çok farklı süreçleri barındırıyor. Dolayısıyla onların sorunlarına diğer endüstri firmalarına uyguladığımız çözümlerle cevap verebilme şansımız yok. Biz IFS olarak özellikle bu sektördeki firmaların ihtiyaç duydukları çözümleri, onlara özel olarak tasarlanmış bir modelle sunuyoruz. Otomotiv sektörü uçtan uca çözüm isteyen bir sektör. Özellikle burada tasarımdan başlayan ve “just in time” sürecine uygun bir modelde prosesin yönetilmesi oldukça mühim. Dolayısıyla burada bizim mühendislik modülü olarak konumlandırdığımız, içerisinde yeni ürünü devreye alıp, proseslerini de kapsayan oldukça detaylı bir çözümümüz var. Buradan başlayarak, tüm üretim aşamalarını yönlendirip, satış sonrası servis hizmetine kadar devam eden, birbirine bağlı halkalar şeklinde ilerleyen bir proses yönetimi sunuyoruz.

Biz IFS Türkiye olarak hedeflediğimiz sektörler zaten genel itibariyle zor beğenen, kompleks çözümler isteyen müşteri kitlesidir. Otomotiv de böyle bir müşteri portföyümüz var.

Yeni versiyonunuz hakkında bilgi verir misiniz?

Son versiyonumuz IFS 8 gerek kullanım kolaylıkları, gerek tam kapsamlı fonksiyonalitesi, gerekse esnekliği ile küçükten büyüğe pek çok firmada başarı ile uygulanıyor. IFS 8, IFS’in en yüksek standartlara sahip olmasının yanı sıra müşterilerin seveceği ekran tasarımları, Google like search, yapışkan not gibi kullanıcıların günlük hayatlarındaki uygulamaların kurumsal yazılım içinde yer alması IFS 8’i farklılaştıran özellikler. Bununla birlikte modifikasyon oranlarını yüzde 40’lara varan oranda düşüren uygulama içinde alan ve ekran ekleme gibi özellikler de yine IFS 8 ile sunuluyor.

IFS Applications yeni teknolojisi, esnekliği, kullanım kolaylığı ve odaklandığı dört sektörden biri olan endüstriyel üretim sektörüne yönelik barındırdığı detaylı ve zengin çözümleriyle pazardaki diğer ürünlerden farklılaşmıştır. IFS’in sürekli yenilenen ve geliştirilen içeriği son versiyonu “IFS Applications 8” ile büyük fark yarattı ve oldukça geniş bir müşteri kitlesi tarafından hızlı bir şekilde fark edildi. Bu versiyonumuzla beraber 2015 yılına kadar vizyonumuz olan mobilite uygulamanın her aşamasında kullanılabilir hale geldi. Böylece IFS Applications müşterileri tabletler ve akıllı telefonları kullanarak iş süreçlerine mobil oldukları zamanda ulaşabilme imkanına sahip oldular. IFS olarak iş uygulamalarının çok kısa bir sürede tamamen mobil platformlar üzerinden kullanılmaya başlanacağını düşünüyoruz. “IFS Applications 8” versiyonumuz ile şimdiden hazır olduğumuz için bu deneyimi müşterilerimize gerçek anlamda sunmanın mutluluğu içindeyiz.

IFS Uygulamaları’na mobiliteyle beraber görselliğin artırılarak kullanıcıya daha grafiksel ekranlar sunma ve veriye kolay ulaşarak raporlama ve yorumlama hızını artıracak yeni özellikler eklendi. Bu özelliklerin ilki olan “Quick Chart” olan uygulama içindeki her ekranda kullanıcının grafiksel raporlar hazırlayabilmesini sağlıyor. Böylece kullanıcılar rakamsal verileri grafiksel olarak görmek ve yorumlama şansına sahip olurken, bu işlem için teknik bir detay bilmelerine gerek kalmıyor. Bu aynı zamanda raporların son kullanıcılar tarafından hazırlanabilmesini ve paylaşılabilmesini sağlamaktadır.

Uygulamaya eklenen diğer özellik ise üretim verilerinin eş zamanlı olarak grafiksel ekranlardan izlenebilmesini sağlayan “Manufacturing Visualizer” (Görsel Üretim Yönetimi). IFS Atölye Veri Toplama modülü ile entegre çalışan “Görsel Üretim Yönetimi” anlık özet görüntüler sunarken aynı zamanda, drill-down özelliği ile kullanıcıya seçilen verinin detaylarına ulaşma imkanı da sağlıyor.

Kullanıcıların IFS Applications içinde kolay ve hızlı şekilde işlerini yönetebilmelerini amaçlayan bu özelliklerle beraber, şirketlerin devreye alma giderlerini ve sistemi işletme maliyetlerini kısaca TCO (Toplam Sahip Olma Maliyeti) azaltacak çok yeni ve teknolojik bir özellik uygulamaya eklendi. IFS Applications Ekle&Kullan özelliği ile uygulamaya kod geliştirmesine gerek kalmadan alan ekleyebilmesine olanak sağlamaktadır. “IFS Applications 8” Sp.2 versiyonu ile bu özellik geliştirilerek ekran eklenebilmesini de mümkün hale getirmiştir. Bu sayede uygulama içinde veri girişi ya da mevcut bilgilerin görüntülenebilmesi için ihtiyaç duyulacak yeni ekranlar yazılım kodlarına müdahale etmeye gerek kalmadan uygulamaya eklenebilmektedir. Örneğin; şirket araçlarının bilgilerini tutmak için kullanıcı kendi ihtiyacına uygun bir veri giriş ekranı yapabilir. Sonrasında araç verilerini İK modülündeki çalışan kartı üzerine ekleyeceği yeni alanda seçerek çalışanlarla bağlayabilir ve raporlayabilir. Tüm bu işlemler için “IFS Applications 8” üzerinde.

Sizin otomotivle ilgili olan çözümünüzü oluşturan Ar-Ge ekibinizden biraz bahseder misiniz?

IFS, global olarak zaten dünya otomotiv sektöründe, çok fazla referansa sahip. Bizim yurt dışında altı tane Ar-Ge merkezimiz var. Almanya’daki Ar-Ge merkezimiz sadece otomotiv sektörüne yönelik çalışmalar yapıyor. Devamlı olarak gerek sektörden gelen yeni talepler, gerekse müşteri tarafında edindiğimiz tecrübelerle paketin içerisine eklediğimiz müşterilerimizin çok beğendiği yeni özelliklerimiz var. IFS Türkiye olarak da Türkiye’de otomotiv sektöründe oldukça iyi referanslarımız var. Bu etkinlikte uygulamamız içerisindeki çözümlerimizi anlatırken, hem de Türkiye’de yapmış olduğumuz projelerdeki deneyimlerimizi aktaracağız.

Etkinlikte nelerden bahsedeceksiniz?

Anlatım sıramız tamamen otomotivdeki prosese uygun bir şekilde işleyecek. Öncelikle otomotivin olmazsa olmazı tasarımdan başlıyoruz. YUDA (Yeni Ürün Devreye Alma) ile başlayıp prototip maliyet analizlerine kadar uzanan süreçteki tüm aşamaları kapsayan, ürün yaşam döngüsü (PLM) sürecini anlatacağız. Ayrıca sipariş yönetiminde kullanılan ve genelde EDI kullanılarak gerçekleştirilen sipariş yönetiminden bahsediyor olacağız. Sipariş geldikten sonra planlamanın önüne hiçbir manuel müdahale olmadan siparişlerin işlenerek düştüğü  IFS Müşteri Çizelgesi Uygulamalarını anlatacağız. Bu özellikle ana sanayi ile çalışan firmalar için çok önemli bir konu. Ardından KANBAN uygulamalarından bahsedeceğiz. Ardından üretimden veri toplama konusu geliyor. Yaptığınız planın üretime verildikten sonra oluşan aktivitelerin sisteme nasıl geri kazandırılabileceğinden bahsedeceğiz. Neticede planlama çift yönlü bir proses, dolayısıyla sürekli olarak üretim sahasına vermiş olduğunuz planın gerçekleşen sonuçlarını da üretim sahasından almanız gerekiyor. IFS üretimden veri toplama için sistem içinde özel bir uygulama sunuyor. Tüm doküman, e-mail, telefon trafiğinin aslında nasıl kaybolduğunu, her şeyin eş zamanlı olarak üretime nasıl yansıtıldığını, üretimdeki aktivitelerin de eş zamanlı olarak nasıl planlamaya geri döndürüldüğünü göstereceğiz. Hemen ardından olmazsa olmaz iş süreçlerinden biri olan depo yönetimleri uygulamalarından bahsedeceğiz. İyi bir stok kontrolü olmadan zaten iyi bir üretim planlaması yapma şansınız yok. Özellikle barkod entegrasyonu destekli üretime malzeme çıkışları, üretilen malzemelerin stok girişleri, ardından sevkiyat sırasında uygulanan barkod otomizasyonlarından ve bunların kullanıcı hatalarını nasıl minimize ettiğinden bahsedeceğiz. Kalite Yönetimi sunumumuzda, IFS 8’e yeni gelen audit modülü, uygunsuzluk bildirimleri, istatistiksel proses kontroller ve bunların sistem içinde nasıl uygulandığından örneklerle bahsedeceğiz. Bakım uygulamaları, OEE uygulamaları, üretim planlama sonlu kapasite çizelgeleme konularını aktaracağız. Oldukça yoğun bir gün olacak…

Sonlu Kapasite Planlama & Çizelgeleme ile anlatılmak istenen tam olarak nedir?

Klasik planlama problemleri arasında çözülmesi en zor fakat sağladığı katma değer en fazla olan Sonlu Kapasite Planlama uygulamaları  hala ulaşılması ve uygulanması zor bir hedef olarak  kalmıştır. Bu etkinliğimizde birazda bundan bahsetmek istedik.  Günümüzde, işletmelerin ERP sistemlerine geçmek istemesindeki ki en büyük nedenlerden bir tanesi kaynaklarını daha verimli planlayarak, onları optimum seviyede kullanabilmek. Müşterilerimizin önemli bir kısmını oluşturan üretim şirketlerinde ki bu talepler için IFS olarak Sonlu Kapasite Planlama & Çizelgeleme çözümümüzü konumlandırıyoruz. Özelliklede son dönemlerde Sonlu Kapasite Planlama çalışmalarının öne çıkması ve bu konuda gelen taleplerin artması bizim açımızda son derece olumlu gelişmeler. Çünkü Sonlu Kapasite Planlama & Çizelgeleme IFS’in çok güçlü olduğu bir süreç. Sonlu Kapasite Planlama, makine, iş gücü, malzeme, üretimde kullanılan araçlar (kalıp vb.) gibi kısıtlı kaynakların, en verimli şekilde kullanılarak üretimin optimize edilmesini sağlayan bir konsept. Teorikte çok güzel anlatılabilen ve uygulamasının yapılabileceği işletmelerde çok arzu edilen bir sistem olmakla beraber kurulması ve uygulanması için ciddi bir çalışma gerektiren bir süreçtir. Biz IFS olarak kompleks ve zor süreçleri işletmelere değer yaratacak iş akışları haline dönüştürmeyi hedefliyoruz. Otomotiv sektöründe de bu konuya olan yoğun ilgiye bakarsak, Sonlu Kapasite Planlama & Çizelgeleme sunumunun etkinlikte ki en ilgi çekici konulardan biri olacağını söyleyebiliriz.

http://www.ifsworld.com/tr/news-and-events/newsroom/2015/03/16/00/39/otomotivsektoru/